ABD Başkanlık seçiminde Yahudiler Yahudi’ye karşı!

ABD Başkanlık seçiminde Yahudiler Yahudi’ye karşı!

Amerika’da en yerleşik örgütlü etnik ve dini yapı hiç şüphesiz Yahudi cemaati. ABD’nin dış politikalarından tutunda ülke içi ve küresel ekonomik aktiviteler Yahudilerin kontrolünde. ABD ...

12 Mart 2016 - 21:08

Amerika’da en yerleşik örgütlü etnik ve dini yapı hiç şüphesiz Yahudi cemaati. ABD’nin dış politikalarından tutunda ülke içi ve küresel ekonomik aktiviteler Yahudilerin kontrolünde. ABD Merkez Bankası ve kredi derecelendirme kuruluşları Amerikan Yahudi Toplumun nüfuzunun dışında düşünülemez. Öyle ki devlet kredi derecelendirmesi (sovereign credit rating), egemen bir hukuksal varlığın, yani bir ülke devletinin, kredi derecelendirmesidir. Devlet kredi derecelendirmesi, bir ülkede yatırım ortamının risk seviyesini ifade eder, politik riski de hesaba katar. Yabancı ülkelerde yatırım yapacak yatırımcılar tarafından kullanılır. İşte ekonomik ve siyasi açıdan böylesine stratejik bir yapının, ABD’nin önde gelen Yahudi kuruluşlarının çatı örgütü ‘Conference Of Presidents’ Amerikan Yahudi Teşkilatları Başkanlar Konferansı örgütünden bağımsızlığı söz konusu değildir.
ABD’nin önde gelen Yahudi kuruluşlarının çatı örgütü Amerikan Yahudi Teşkilatları Başkanlar Konferansı ‘Conference Of Presidents’ın amacı, Yahudi örgütleri arasında bir uzlaşma, hedef ve ülkü birliği sağlayarak, ABD politikasına Yahudi toplumun öncelikli ihtiyaçları doğrultusunda yön vermek, şekillendirmek ve ses getirmektir. Adı geçen çatı örgütü, ABD’nin ekonomik ve politik yapısına nüfuz etmiş, eyalet valilerinin seçimlerinden başkanlık seçimlerine kadar ABD’deki en güçlü dini ve etnik örgüt yapılanması olarak faaliyetlerini sürdürmekte. Dünya finans sisteminin kontrolü bu örgütün denetiminde olduğundan, istedikleri ülkeyi abad istedikleri ülkeyi berbad ederler.
ABD içinde anti Siyonist ve antisemitik bir karşıtlık ideolojisi toplumun ve devletin her kademesinde mevcut. Bu karşı çıkanların başında bütün dünyanın yakından tanıdığı sanayi dâhisi İrlanda kökenli Henry Ford gelir. Henry Ford, meslek hayatının zirvesine ulaştığı zamanda, firmasının elinden alınması hususunda bir komplo hazırlayanlar kudretli Yahudi patronlardan başkası değildi. Ford’un düşüncesine göre bu kirli işe alet olan kimseleri, kudretli Yahudi patronlar idare etmekteydi! Ciddi araştırmacılara Yahudi problemi ile ilgili bir rapor hazırlattı ve ‘Beynelmilel Yahudi’ başlığı ile Ford Motor Co.’nun yayın organı olan “The Dearborn Independent” gazetesinde yayınlattı.
İşte o zaman kıyamet koptu. Henry Ford’a göre Yahudilerin iki hedefi vardır, dünyadaki bütün Yahudi olmayan devletleri mahvetmek ve Filistin’de bir Yahudi Devleti kurmak. Henry Ford’un Yahudi düşmanlığının arkasında sermaye düşmanlığı ve iktidar mücadelesi olduğu söylenebilir. Çünkü vahşi kapitalizmin sembol isimlerinden Henry Ford; fabrikalarında sendikalaşmaya kesinlikle karşıydı ve kendisine ait işyerlerinde sendika örgütlenmelerini yıkmak için yıldırma stratejileri izlemişti. Ford, İkinci Dünya Savaşı’nda, tıpkı daha önce Birinci Dünya Savaşı’nda yaptığı gibi, işletmesini tamamen savaş üretimine göre uyarlamış, kurduğu Ford Motor Company savaş malzemesi teslimatında en büyük şirketlerden biri olmuş ve çok para kazanmıştı. Bugünde Yahudiler hakkında ABD’de toplumun ve devletin her kademesinde Henry Ford gibi düşünenlerin olduğu biliniyor.
CIA’nın İrlanda ve Alman kökenli insan kaynakları, zaman zaman MOSSAD’a yönelik operasyonlara imza atıyor veya mesafeli duruşun mimarı olabiliyor. ABD, Siyonizme teslim olmamak için direniyor. Ne kadar başarılı olabildiklerine önümüzdeki başkanlık seçimlerinde tanıklık edeceğiz. Obama’nın İran merkezli Ortadoğu politikasına onay vermeyen Yahudiler, her hareketini mercek altına aldılar. Hatta Amerikalı iki kongre üyesi, önümüzdeki günlerde Arjantin’e bir ziyaret düzenleyecek olan ABD Başkanı Obama’ya, ülkede 1990’lı yıllarda yaşanan terör saldırılarından kurtulan Yahudi cemaati ile bir araya gelmesini tavsiye etti. Dünya Siyonizm’inin ve ABD Yahudi toplumunun dikkatlerini başkanlık seçimlerine yoğunlaştırdıkları görülebilir. Cumhuriyetçi adayları değil Demokrat adayları destekliyorlar. Sağ gösterip sol vurmaları da söz konusu.
Demokrat Parti’nin öne çıkan Başkan adayları Hillary Clinton ve Bernie Sanders. Bernie Sanders’ın Amerika’daki en büyük desteği gençler. Ancak, normalde azınlık grupların desteğini almakta güçlük çeken Sanders, Amerikan halkının Meksikalılara, Müslümanlara, kadınlara ve siyahlara hakaret eden birini başkan olarak seçmeyeceğini belirtterek başkanlık yarışından sıyrılmaya çalışıyor. ABD önseçimlerinde Donald Trump’ın aklındakini olduğu gibi söyleme tarız yani açık sözlülüğü özellikle de ülkenin yaşlı çalışan sınıfını etkiliyor. Trump’ın iddialı sözleri karşıtları tarafından şüpheyle karşılansa da birçok Amerikalı seçmeni rahatsız etmiyor. Seçim stratejistleri seçmenin hissettiği derin hayal kırıklığı ve kızgınlığa hitap etmiş olmasının, Trump’ın başarı olmasındaki en önemli etken olduğu görüşünde. Cumhuriyetçi başkan adayı Donald Trump’ın, birçok konuda Henry Ford gibi düşündüğü, hatta ondan etkilendiği söylenebilir.
Ama Demokratların başkan adaylarından Bernie Sanders’ın kafaları karıştıran yönü, etnik kökeni. Baba tarafı; II. Dünya savaşında Nazilerin toplama kamplarında öldürülen Polonyalı bir Yahudi aileden geliyor. Anne tarafı ise New Yorklu Yahudi bir aileye mensup. Sıkı durun. Bernie Sanders hem anne hem de baba tarafından Yahudi ve seçimdeki tek Musevi aday olmasına rağmen, ABD Yahudi toplumu ve İsrail’in desteğini alamıyor. Çünkü Bernie Sanders, Kendini demokratik sosyalist olarak tanımlıyor ve İskandinav ülkelerindeki sosyal demokratlara benzeyen bir söylem kullanıyor. İsveç Modelini bir sosyal politika olarak benimsediğini saklamıyor.
Bu görüşlerinin ABD gibi ekonomik, siyasi ve askeri küresel bir gücün kontrolünü elinde tutan yönetim odaklarının hoşuna gittiği de söylenemez. Hatta kampanyası sırasında, George Mason Üniversitesi’nde Müslüman bir genç kıza da sarılarak, Müslümanlara yönelik ayrımcılığın kökünü kazıyacağını söylemişti. Sanders; seçilmesi durumunda ABD’nin ilk Yahudi Başkanı olacak. İsrail ile ilişkiler konusunda liberal çizgide ve bağımsız Filistin devleti kurulmasından yana. Hillary Rodham Clinton’un ailesi İrlanda kökenli. Barack Obama’nın kadrosunda ABD’nin Dışişleri bakanlığı yaptı. Savaş karşıtı fikirleriyle biliniyor. İsrail Demokrasi Enstitüsü öncülüğünde ABD seçimleri ile ilgili İsrail’de yapılan kamuoyu araştırmalarında İsrailli Yahudilerin çoğunluğunun Amerika Başkanı olarak, Yahudi Bernie Sanders yerine Hillary Clinton’u görmeyi tercih ettiği ortaya çıkmıştı. Bu araştırmada ilginç olan kamuoyu araştırmasına katılanların yüzde 61’nin Cumhuriyetçi Donald Trump’ı İsrail’in dostu olarak görmesi. Kamuoyu araştırmasına katılanların yüzde 34’ü Cumhuriyetçi bir adayın İsrail’in çıkarları için daha iyi olacağını düşünürken, yüzde 28 Demokrat adayı tercih ediyor. Seçim kampanyalarını takip eden uzmanlar, Demokrat Hillary Clinton karşısına Cumhuriyetçi Trump çıktığı takdirde, Hillary’nin galibiyetine kesinmiş gözüyle bakılmasının yanıltabileceğini özellikle belirtiyor.
Türkiye Yahudi Cemaatinin yayın organı Şalom gazetesinde Selin Nasi, Cumhuriyetçi adaylar arasında merkez seçmenlerin desteğini kazanarak sivrilmesi muhtemel bir diğer ismin 44 yaşındaki Florida Senatörü Marco Rubio olduğunu söylüyor. Selin Nasi’den öğrendiğimize göre Latin kökenli göçmen bir aileden gelen Rubio kendisi içi ‘Cumhuriyetçilerin Obama’sı denilmesinden rahatsız. Rubio, Suriye’de Esad rejimine yönelik askeri müdahale taraftarı ve ABD’nin dış politikada daha müdahaleci bir çizgi izlemesini savunuyor. Rubio, seçildiği takdirde sadece İran’la nükleer anlaşmayı iptal etmekle kalmayıp, yeni yaptırımlar da uygulayacağını söylüyor. Batı Şeria’yı Judea ve Samara olarak tanımlayan Rubio, İsrail sağının da favori adaylarından. Florida Senatörü Marco Rubio’un en büyük destekçisi, Başbakan Netanyahu’nun seçim kampanyalarına destek vermiş olan İsrail Hayom gazetesinin sahibi, Las Vegaslı kumarhane zengini Sheldon Adelson. ABD’deki başkanlık seçim sonuçları için şimdiden tahminde bulunmak mümkün değil. Bir tarafta Demokratların adayı Hillary Clinton, diğer tarafta Florida Senatörü Marco Rubio. Yahudiler her iki isme de sıcak bakıyor. Ancak sıcak bakmadıkları tek isim kendileri ile aynı etnik ve dini kökenden gelen Demokratların başkan adaylarından Bernie Sanders. Alman asıllı Donald Trump gibi ırkçı, fanatik Hristiyan adaya dahi sıcak bakan Yahudilerin, Bernie Sanders gibi sosyal demokrat bir adayı desteklememesi nasıl bir şey acaba? Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Şanlıurfa'da Amatör Maçta ortalık savaş alanına döndü
Şanlıurfa'da Amatör Maçta ortalık savaş alanına...
 Birecik Barajı Müdürü Ali Karakeçili oldu
Birecik Barajı Müdürü Ali Karakeçili oldu