“Amerika’nın Kürt Koridoruna Türkiye’den IŞİD darbesi!”

“Amerika’nın Kürt Koridoruna Türkiye’den IŞİD darbesi!”

Kobani’ye saldıran IŞİD güçleri Kobani’ye nereden sızdı? Bu soruya vereceğiniz cevaba göre bilinçaltınızın hangi küresel şer odağının işgalinde olduğunu belirlemek mümkün.  IŞİD’in Türkiye sınırından sızarak ...

26 Haziran 2015 - 02:32

Kobani’ye saldıran IŞİD güçleri Kobani’ye nereden sızdı? Bu soruya vereceğiniz cevaba göre bilinçaltınızın hangi küresel şer odağının işgalinde olduğunu belirlemek mümkün.  IŞİD’in Türkiye sınırından sızarak Kobani’ye saldırdığına dair iddiaların kaynağı, öncelikle Suriye’deki BAAS rejimi.Suriye resmi haber ajansı SANA’nın iftira içerikli haberini servis edenReuters Ajansı. Reuters hangi ülkenin ajansı ve nasıl çalışır? Reuters, dünya çapında gazetelere ve uydu yayınlarına yolladığı haber raporları ile tanınan, İngiliz haber ajansıdır. Buna rağmen haber raporlarından elde ettiği gelir, toplam gelirinin sadece %10’unu oluşturur. Hemen hemen dünyadaki her önemli gazeteler, dergiler ve hatta haber ajansları dahi Reuters abonesi. Reuters yaklaşık 20 dilde yayın yapmakta. 94 ülkede 200’den fazla şehirde faaliyet gösteriyor. Şimdi filmin makarasını geriden sararsak; IŞİD’in gece yarısı Kobani’ye sızıp kente bombalı saldırı düzenlemesi hakkında Suriye medyasında Türkiye’yle ilgili bir iddianın yer aldığı, Reuters’ın Suriye resmi haber ajansı SANA’dan aktardığı haberde, Kobani’ye saldıran IŞİD militanlarının kente Türkiye’den girdiğinin öne sürüldüğü görülür. Sonra bazı HDP’li yetkililerde koro halinde Türkiye’nin IŞİD’e yardım ettiği teranesini gündeme taşır. Ancak YPG kanadından yapılan resmi açıklama, SANA ve Reuters kaynaklı dezenformasyonu boşa çıkarır niteliktedir.  Suriye’nin kuzeydoğusunda Türkiye’ye sınır Kobani (Ayn el Arap) ilçesinde terör örgütü IŞİD militanlarının düzenlediği saldırıya ilişkin, Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) askeri kanadı Halk Savunma Birlikleri’nden (YPG) açıklama gecikmez. YPG Sözcüsü Redur Halil, saldırganların Türkiye’den girdiğine dair bir suçlamaları olmadığı, IŞİD militanlarının ilçeye batı ve güneyden sızdıklarını ifade eder. Buyurun buradan yakın efendiler! Ankara’nın, Kobani’ye saldıran IŞİD militanlarının Türkiye üzerinden sızdığı iddialarına  tepkisi gecikmedi ve şiddetli  şekilde reddetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, IŞİD’in Kobani’de gerçekleştirdiği saldırıyı kınayarak “Ülkemizi hedef alan iftiralar da görüyoruz, Türkiye’yi terörle aynı çizgide görmek kimsenin haddi değil” dedi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı bu iddiayı reddederken, Şanlıurfa Valiliği giriş noktasının Cerablus olduğunu açıkladı. Tüm bunları bir araya getirip masanın üstüne koyduğunuzda yapmanız gereken bir şey var. Elinizi öncelikle vicdanınıza koyun.  Ya Türkiye Cumhuriyeti resmi makamlarına ve Kobani’de bizzat IŞİD’e karşı cephede savaşan YPG Sözcüsü Redur Halil’e inanacaksınız ya da varil bombalarıyla mübarek ramazanda yüzlerce masum insanı öldürmeye devam eden Suriye Baas rejimin resmi haber ajansı SANA ile İngilizlerin haber ajansı görünümlü istihbarat servisi Reuters’e inanacaksınız? Tercih sizin. Reuters işin içinde olmasa bile Suriye kaynaklı haberlere itimat edilmemeli. Neden mi? PYD/YPG haber kaynakları Suriye Baas rejiminin sadece Kobani de değil birçok yerde IŞİD güçleriyle anlaşmalı şekilde hareket ettiğini gündeme taşıyor. Bu kaynakların iddiası göre; Baas rejimine bağlı bazı güçlerin DAIŞ (IŞİD) çeteleri saflarına geçmesiyle, Hesekê’de bazı noktalar çetelerin kontrolüne girmiş bulunuyor.  Baas rejimine bağlı bazı güçler, DAIŞ çeteleri saflarına geçerek Hesekê’de bazı noktaları ele geçirdi. Bölgede şiddetli çatışmalar devam ediyor. ANHA muhabirlerinin yerel kaynaklardan aldıkları bilgilere göre; DAIŞ çeteleri bu sabah erken saatlerde Hesekê’de rejim güçlerinin kontrolündeki  Neşwa Şerqî mahallesine saldırdı. Çıkan çatışmalarda Çocuk Hastanesi, Elektrik Dağıtım Merkezi, Fen ve Edebiyat Fakülteleri ile Gençlik Merkezi DAIŞ çetelerinin eline geçti. Yerel kaynaklar, DAIŞ çetelerinin saldırılarının kentin dışından geliştiğini, ancak Baas rejimine bağlı bir grup Ulusal Savunma Güçleri’nin (Difaa El-Watanî) çatışmalarda DAIŞ saflarına geçerek adı geçen alanları kontrol altına aldıklarını belirtti. Çeteler Lêliyê mahallesinde de bazı yerleri kuşatmaya almış durumda. Bölgede şiddetli çatışmalar sürerken savaş uçaklarının bombardıman gerçekleştirdiği gözleniyor. Çok sayıda rejim askerinin de Xiwêran mahallesindeki Basil Esed Stadyumuna sığındıkları öğrenildi. Kentin YPG kontrolündeki mahallelerinde ise, çatışmalarla birlikte güvenlik önlemlerinin sıkılaştırıldığı, tedbirlerin artırıldığı gözleniyor. Bkz http://ypgnews.blogspot.com.tr/2015/06/rejim-gucleri-saf-degistirdi-dais-baz.html Suriyeli parlamenter  Welid Zuubi’nin, Kobani’nin Suriye’nin bir parçası olduğunu ve ondan asla vazgeçmeyeceklerini söylemesi ile Heseke’de IŞİD’le rejime bağlı güçlerin işbirliği yan yana getirildiğinde yapılmak istenen çok net şekilde ortaya çıkıyor. Tam da  bu nokta da ABD Büyükelçisi John Bass’ın, Suriye’deki son gelişmelerle ilgili; Esed’in Suriye’de meşruiyetini kaybettiğini, Esed gidene kadar muhalifleri destekleyeceklerini ve bölgenin DEAŞ’dan temizleneceğini söylemesi, zamanın ruhuna uygun düşüyor. Benzer bir kafa karışıklığı sadece Kobani’ye saldıran IŞİD’in Türkiye üzerinde mi yoksa başka bir noktadan mı saldırdığı konusunda yaşanmıyor. Sözde Kürt ulusalcılarının kafası ne kadar karışıksa ve karıştırılmışsa, PKK nefreti tavan yapmış, PYD/YPG’nin sınırlarımızdaki askeri başarılarını Türkiye’nin güvenliğine yönelik bir tehdit olarak algılayan ortalama insanın olduğu kadar, Türk milliyetçilerinin de kafası karışık ve karıştırılmış denilebilir. Şöyle ki; Tel Abyad’ın, Amerikan hava desteği ile, IŞİD’in elinden Suriye’deki Kürt kantonlarının savunma gücü YPG’nin eline geçmesi hükümet yanlısı gazetelerin gündemine girdi. Bu gazetelerde günlerdir Amerika’nın öncülüğünde, Kuzey Irak’tan Akdeniz’e uzanan bir Kürt koridoru kurulacağı haberleri yer aldı. Amerika’nın niyetinin Akdeniz’e açılan bir Kürdistan kurmak ve Kürt petrolünü Akdeniz’le buluşturmak olduğu yazıldı çizildi. Sosyal paylaşım sitelerinde haritalar yayımlandı, binlerce mesaj atıldı. Bu bilinçaltı yönlendirmeler ve algı yönetimi sonucunda birçok insan, IŞİD’in Kobani’ye saldırmasını adeta alkışladı, övgüler yağdırdı, hatta örtülü ödenek tahsisli İslamcı medyada etnik veya demografik temizlik yapmakla suçlanan PYD ve YPG’ye karşıtı kampanyaların fitili ateşlendi. Şimdi bu algı yönetimi operasyonuna maruz kalan, bırakılan kitlenin bilinçaltında şöyle bir hüküm cümlesi kurgulandı: Amerika’nın Kürt Koridoruna Türkiye’den IŞİD darbesi!Şimdi bunlar sanıyor ki Türkiye IŞİD’i devreye sokarak, Amerika’nın PYD/YPG’yi kullanarak gerçekleştirmek istediği Kürt koridoru projesine büyük ve sert bir darbe indirdi. Birileri böyle düşünmeniz için sizleri kobay gibi kullanıyor olabilir. Buna izin verip vermemek sizin elinizde. Ama daha önce Kobani saldırıları sırasında yüzlerce mensubunu kaybeden ve ağır yenilgiyle Kobani cephesinden çekilen IŞİD’in neden yeniden Kobani’ye saldırdığını merak ediyorsanız sözü uzatmadan oraya getireyim. Kürt güçler Tel Abyad’ı IŞİD’in elinden alarak, örgütün bir bakıma ‘can damarını’ kesmişti. Tel Abyad, IŞİD’in Suriye’deki kalesi Rakka ile bağlantı yolu üzerinde bulunması nedeniyle stratejik önem taşıyordu. Suriye’de Kürt Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) Rakka’ya 50 kilometre yaklaşması üzerine Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Rakka’daki Kürtleri şehirden sürmeye başlaması, Kürt güçlerinin olası saldırısına karşı kent içindeki destek vermesi muhtemel sivilleri tasfiye etmesi olarak açıklanabilir. PYD/YPG güçlerinin Rakka ilerleyişini durdurmak için IŞİD müfrezeleri Kobani’ye saldırdılar. Bam teline gelince. Asıl önemlisi IŞİD birliklerinin Kobani’ye saldırmasını planlayan üst akıl, Türkiye’deki seçim sonrası iktidar belirsizliğini fırsat bilerek, yeni bir rejim bunalımı yaratmak istedi. Türkiye yönetiminin IŞİD destekçisi ve IŞİD’in Türkiye sınırından sızarak Kobani’ye saldırdığı haberleriyle bu konuda duyarlı olan Türkiye Kürtlerini kışkırtmak amaçlandı. Hatırlayacak olursak 2014 Türkiye Kobani eylemleri,   IŞİD‘in  Kobani‘ye ilerlemesine tepki olarak 7 Ekim 2014’te başlamıştı. Çıkan olaylar nedeniyle pek çok ilde sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, 10 Ekim itibarıyla 35 kişinin gösteriler sırasında hayatını kaybettiği açıklanmıştı. Diyarbakır’da Kurban etlerini fakirlere dağıtırken hunharca öldürülen 16 yaşındaki Yasin Börü’de bunlardan biriydi. Sonuçta, IŞİD Kobani’ye değil Türkiye’nin istikrarına, güvenliğine saldırdı. Ey Kürt halkı sakın provokasyona gelme.! Sana doğruyu söylemek için sureti haktan görünenler, senin cehennemin için iyi niyet taşlarını döşüyorlar haberin olsun. Twitter:@ oc32oc39   omurcelikdonmez@hotmail.com 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
PYD İçerisinde 3 bin Savaşçı Var
PYD İçerisinde 3 bin Savaşçı Var
Gaspçı Bu Kez Sert Kayaya Çarptı
Gaspçı Bu Kez Sert Kayaya Çarptı