AYM: BAŞVURUCU HAKLI, GEREĞİNİ YAPIN

AYM: BAŞVURUCU HAKLI, GEREĞİNİ YAPIN

ANAYASA Mahkemesi, 3 yıl önce Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevi'nde 13 tutuklu ve hükümlünün öldüğü yangınla ilgili açılan soruşturmaya 'Kovuşturmaya yer yoktur' yönünde verilen kararı; ...

30 Aralık 2015 - 22:50

6375e69271655fa0_600x350ANAYASA Mahkemesi, 3 yıl önce Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 13 tutuklu ve hükümlünün öldüğü yangınla ilgili açılan soruşturmaya ‘Kovuşturmaya yer yoktur’ yönünde verilen kararı; ‘Yaşam hakkının ihlal edildiği’ ve etkin soruşturma yürütülmediğini belirterek, yeniden açılmasına hükmetti. Eyyübiye Mahallesi’ndeki Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 16 Haziran 2012 tarihinde C-15 koğuşunda kavganın ardından çıkarılan yangında 3’ü hükümlü 10’u tutuklu 13 kişi dumandan zehirlenerek hayatını kaybetti. Yangında ölen tutuklu ve hükümlülerin aileleri, Adalet Bakanlığı’na tazminat davaları açtı. Bakanlık ise tazminat talepleriyle ilgili olarak uzlaşma komisyonu kurdu. Komisyon ise ölen 13 kişiden 6’sının ailesi anlaştığı ve eşlere 60, anne ve babalara 40’ar ve kardeşlere de 10’ar bin lira manevi tazminat verdi. AYM YENİDEN SORUŞTURMA İSTEDİ 13 tutuklu ve hükümlünün yaşamını yitirmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı, “Kovuşturmaya yer yoktur” verdi. Bunun üzerine gidilen Anayasa Mahkemesi ise; yaşam hakkının ihlal edildiği ve etkin soruşturma yürütülmediği gerekçeleri ile yeniden soruşturma başlatılması istendi. Cezaevinde ölen mahkumlardan Yusuf Eşkili’nin ailesinin başvurusu üzerine verilen kararda, 7 kişilik koğuşta 18 kişinin kaldığı, koridor kamera sisteminin olmadığı, ölen hükümlünün 1 hafta önce koğuşta olaylar yaşandığı için yer değişikliği talebinde bulunduğu, yangın hortumunun koğuşa uzanacak kadar uzunlukta olmadığı, en yakın yangın tatbikatının olaydan 6 ay önce yapıldığı belirtilerek, “Yaşamı korumak için gerekli önlemlerin alınmamasının, başvurucu lehine hükmedilecek bir tazminatla giderilebilecek nitelikte olmadığı, Anayasa’nın 17’nci maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının gerektirdiği yaşamı koruma yükümlülüğünü ihlal ettiğine karar verilmiştir” denildi. Olaya ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmediği, soruşturma dosyasına erişiminin hukuka aykırı olarak engellendiği ve soruşturma sonucunda verilen karara yapılan itirazın gerekçesiz olarak reddedildiği iddialarını değerlendiren Anayasa Mahkemesi, şunları kararlaştırdı: “Ceza İnfaz Kurumunda meydana gelen yangının koşullarına bakıldığında yangın ihtimaline karşı etkili bir müdahalenin sağlanması ile tutuklu ve hükümlülerin tehlikeli alanlardan bir an önce uzaklaştırılması konusunda öngörülmesi beklenebilecek bazı eksikliklere bağlı olarak devletin kontrolü altında bulunan tutuklu ve hükümlülerin yaşamlarının korunması noktasında ciddi ihmallerin bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak olaya ilişkin soruşturmanın, kapsamı ve sonuçları itibarıyla söz konusu ihmallerin ortaya çıkarılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvurucunun oğlunun da aralarında bulunduğu tutuklu ve hükümlülerin ölümüyle sonuçlanan yangınla ilgili olarak, bahsedilen ihmal ve eksikliklerin de değerlendirilip sorumluların tespit edilmesini sağlayacak yeni bir soruşturma yapılması gerekmektedir. Sonuç olarak, Anayasanın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usule ilişkin boyutunun ihlal edildiğine karar verilmiştir.” AYM: BAŞVURUCU HAKLI, GEREĞİNİ YAPIN Anayasa Mahkemesi yaşam hakkının ihlal edildiğini belirttiği kararında, devletin cezaevinde gerekli önlemleri alması gerektiği belirtildi. 13 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili olarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca cezaevi yönetimi hakkında soruşturma açıldığını ifada eden dava avukatı Mehmet Kırboğa, şunları söyledi: “Bu dosyada CMK’ya aykırı olarak kısıtlama kararı alındı. Bu karar nedeniyle dosya bize gönderilmediğinden dosyaya müdahil olamadık. Savcılık bize gösterilmeyen bilirkişi raporuna dayanarak takipsizlik kararı verdi. Bunun üzerine bizde etkili soruşturmanın yapılmaması ve ‘yaşam hakkının ihlal edildiği’ gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurduk. AYM ise etkili soruşturma yapılmaması ve cezaevi yönetiminin kusurlu olduğu gerekçesiyle usul ve esas yönünden ihlal edildiği kararını verdi. Bu karar ile tekrar soruşturma açılacak ve cezaevi yöneticilerinin taksirle öldürme ve görevi kötüye kullanma suçuyla cezalandırılması gündeme geldi. Bu kararın cezaevlerindeki ölüm olaylarının önlenmesi ve bu tür olaylarda emsal olması açışından önemli olduğunu düşünüyoruz.” ÖLEN MAHKUM ANNESİ: KARAR YÜREĞİME SU SERPTİ 3 çocuk annesi Meral Ekşili, cezaevinde ölen oğlunun olaydan bir hafta önce mahkemeye çıkmak için takım elbise istediğini ancak o elbisenin kendisine kefen olduğunu söyledi. Oğlunun koğuşundan çıkmak istediğini kendisine anlattığını belirten acılı anne şöyle dedi: “Bu olay olmadan önce oğlum bana telefon etti; ‘Anne 3-4 kişi içeri gelmiş bir şeyler olacak’ dedi ve koğuşunun değiştirilmesini istediğini anlattı. O koğuştan çıkmak istiyordu. Ben bu olayın sorumluların cezalandırılmasını istiyorum. Ben ağladım, başka analar ağlamasın. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı benim yüreğime biraz su serpti.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İnşaattan Düşen İşçi Hayatını Kaybetti
İnşaattan Düşen İşçi Hayatını Kaybetti
Erdoğan: Bu Meseleyi Çözeceğiz
Erdoğan: Bu Meseleyi Çözeceğiz