Bakan Çelik: “Türkiye yenidünya düzeninin gerisinde kalamaz”

Bakan Çelik: “Türkiye yenidünya düzeninin gerisinde kalamaz”

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik,  Uludağ Üniversitesinin (UÜ) 2016-2017 Akademik Yılı Açılış Töreni'ne katıldı.  Uludağ Üniversitesi’nde gerçekleştirilen törene, Bursa Valisi İzzettin Küçük ve Büyükşehir ...

19 Eylül 2016 - 23:15

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Uludağ Üniversitesinin akademik yıl açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.  ( Ali Atmaca - Anadolu Ajansı ) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik,  Uludağ Üniversitesinin (UÜ) 2016-2017 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katıldı.  Uludağ Üniversitesi’nde gerçekleştirilen törene, Bursa Valisi İzzettin Küçük ve Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de katıldı. Faruk Çelik, 1923-1924 eğitim-öğretim yılında 1 üniversite, 307 öğretim elemanı ve 2 bin 914 öğrencisi bulunan yükseköğretimin, bugün 193 üniversite, 156 bin öğretim elemanı ve 6,5 milyon öğrenciye ulaştığını kaydederek, “Görüldüğü gibi dünyadaki pek çok ülkenin nüfusuyla kıyaslanabilecek bir yükseköğretim fotoğrafımız var. Eksiklerimiz yok mu? Eksiğinizi giderir yola devam edersiniz. Geldiğiniz her noktada muhakkak eksiğiniz olur. İşte gelişmek budur. Cumhuriyetimiz, kurulduğu günden bu yana daima üretmeyi, kalkınmayı ve çağdaşlaşmayı hedef olarak seçmiştir. Çağdaşlık, çağın evrensel değerlerini kabullenirken, kendi milli ve manevi değerlerinden soyutlanmak değildir. Aksine kendi kişiliğimizi muhafaza ederken dünya ile oturup kalkabilmek ve uygar devletlerden biri olmak, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel hedefidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedef de budur. Bu hedefe, kısır çekişmelerle, enerjimizi içeride tüketmekle, dünyadaki gelişmelere kapalı olmakla değil, değerlerini unutmayan, toplumuna yabancılaşmayan ama dünyayı da tanıyan nitelikli insanlarla ulaşabiliriz. Günümüzde nitelikli insan, bilgiyi üreten, kullanan ve teknolojiye dönüştürebilen insandır. Nitelikli insan toplumlarının geleceğini, bu toplumlar da dünyanın geleceğini şekillendirmeye başlamıştır” diye konuştu.   Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik Çelik, konuşmasının devamında Türkiye’nin yenidünya düzeninin gerisinde kalamayacağını dile getirerek;  “Unutmayalım ki düşünebilmek, üretmenin ilk ve en önemli adımıdır. Farklı bakış açıları, düşünce ve bilim dünyasını zenginleştirir. Ancak ‘farklı olalım’ derken toplumun değerlerine yabancılaşmak, hiçbir akademik değere bağlı kalmadan devleti yönetenleri acımasızca eleştirirken, terör örgütlerine ses çıkarmamak, neyle izah edilir? Nasıl bilim, bu nasıl bilim adamlığı? Çığır açan çalışmalarıyla dünyada adından söz ettiren akademisyenlerimiz olduğu gibi, önüne konan her metni imzalamayı marifet sayan akademisyenler de olacaktır elbette. Hiç kuşku yok ki herkes istediği metne hatta isterlerse boş senetlere de imza atabilirler. Ancak bir insanın isminin başındaki unvanlar, terörü meşrulaştıran cümlelerini mazur göstermez. Elbette ki aydın olmak, bünyesinde eleştirel düşünceyi de barındırır. Herkesin bir dünya görüşü, felsefik düşüncesi ya da ideolojisi olabilir. Ancak muhalefet ettiğiniz meselenin çözümüne alternatif çözüm yolları üretemez ve sadece ‘istemezük’ derseniz, kimse size itibar etmez. Unutmayalım ki aydın olmak için önce insan olmak lazım.” “Koltuğundan, makamından güç alarak yürüyen bir siyasetçiyle değil, koltuğuna güç veren, onu güçlü kılan bir siyaset anlayışıyla ancak Türkiye kalkınabilir” diyen Çelik, şunları kaydetti: ))   “Bütün kesimler için geçerli bu. Bu ülkenin kuru kahramanlara değil, çalışan üreten, küresel rekabette Türkiye’nin gücüne güç katan yüce insanlara ve fikirlere ihtiyacı var. Devletler, insanla ayakta durur, bilgiyle gelişir ve teknolojiyle kalkınır. Toplumlar ancak eğitimin, okulların ve üniversitelerin öncülüğünde ilerleyebilir. İslam dünyasının bugün içinde bulunduğu içler acısı halin temelinde, eğitime gerekli önemin verilmeyişi yatıyor. Gelişmiş ülkelerde üniversite düzeyinde okullaşma oranı yüzde 74 iken, aynı oran İslam ülkelerinde yüzde 25. İlk emri ‘Oku’ olan bir medeniyetin mirasçılarının bu tabloyu iyi irdelemesi ve gereğini yapması icap eder. Bugün terörle, yoksullukla, kanla, göz yaşıyla, sahillere vuran çocuk cesetleriyle anılan bu coğrafya, geçmişin medeniyet havzası idi. Batı ilmi dediğimiz fiziğin, kimyanın, matematiğin, astronominin, tıbbın temellerini Müslümanlar attı.” Çelik, tarihçilerin ileride ciddi kafa yoracakları bir dönemden geçildiğine dikkati çekerek, savaşların taşeronlar eliyle yapıldığı, Ortadoğu’da 100 yıl önce yazılan senaryonun revize edilmek istendiği, küresel güçlerin terör örgütleriyle mücadele adı altında, “yandaş terör örgütleri”ni meşrulaştırdığı bir sürecin yaşandığını ifade etti.   Bugün Ortadoğu coğrafyasının, geçmişte hiçbir sosyolojik hassasiyet gözetilmeden, emperyalistlerin masa başında çizdiği sınırların sancılarını yaşadığını anlatan Çelik, şunları kaydetti: “Aynı hata bugün de tekrarlanırsa, Ortadoğu’da barış, hayallerde dahi mümkün olamayacaktır. Türkiye, Ortadoğu’da toprak bütünlüklerini savunmaya devam edecek, güneyimizde yeni ‘fason tabelalar’ın asılmasına, terör koridorlarının kurulmasına fırsat vermeyecektir. Esasında 2 ay önce yaşadığımız darbe girişiminin temel amaçlarından biri de Türkiye’yi içe kapatarak Suriye ve bölge denkleminin dışında tutmaktı. Türkiye’yi sömürge haline getirmek ve emperyalizmin ileri karakolu yapmaktı. Türkiye terörü yakından tanıyor. 30 yıldır mücadele ettiğimiz PKK, devletin Anayasal sistemini doğrudan hedef alan bölücü bir terör örgütüdür. 15 Temmuz’da yaşadığımız terör ise Anayasal düzenin kılcal damarlarına kadar işleyen ve sistemin araçlarını kullanarak devleti işgal etmeye çalışan FETÖ terör örgütüdür. Ama halkın gücü tankın gücüne galip geldi. Çok şükür ki milletimiz oynanan oyunu gördü ve Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla hem oyun kuran hem de oyun bozan olarak meydanlara indi. Bedenini taşın değil tankın altına koyan bu millete darbenin sökmediğini bütün dünya görmüş oldu.” Çelik, Türkiye’de 15 Temmuz’da yaşanan o karanlık geceye rağmen ekonomide en ufak bir sarsıntının olmadığını, ordunun büyük bir sarsıntı geçirmesine rağmen, bugün hem içeride hem dışarıda terör örgütlerine karşı başarılı bir mücadele verdiğini anımsatarak, bütün bunların Türkiye’nin ne kadar büyük bir millet ve devlet olduğunun gösterdiğini anlattı. Çelik, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin şunları dile getirdi: “Dünyada lider sorunu, yönetici sorunu var. 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanının bir an için olmadığını düşününüz. Biz geçmişte neler gördük neler; koltuğunu terk edenler… O öyle demedi; ‘Ben halktan biriyim. Halk köprüde şehit ediliyorsa benim geleceğim yer en karanlık noktadır. Yani İstanbul’a geliyorum ben. Yunan adalarına gitmiyorum’ dedi. Liderlik bu. Bunun için bu yaşanan süreçte kimse emperyalizmin bekçiliğini bizden beklemesin. Onun için biz bilimin öncülüğünde doğruları yapacağız. Sizlerin ikazlarıyla doğru istikamet ama onurlu bir yürüyüşü sürdürmek kararlılığındayız.”         Bakan Çelik, töreni izleyen gençlere atıfta bulunarak; “Sevgili gençler, bu ülkenin ve bu milletin umudu sizlersiniz. Gençlik bir ülkenin enerji kaynağı, güç kaynağıdır. Onun içindir ki gençler daima yıkıcı ideolojilerin ve manevi değerlerimizi istismar eden, ihaneti ibadetle perdeleyen FETÖ gibi karanlık mihrakların hedefi olmuştur. Terör örgütlerinin gençlerimizi mankurtlaştırmalarına izin veremeyiz, vermeyeceğiz. Çok dikkatli olmak zorundayız. Gençlerimizi kemirmek isteyen bölücü ve yıkıcı terör odaklarına karşı Kuva-i Milliye ruhuyla hareket etmek durumundayız. Bu ülke, eli silah değil, kalem tutan, aklını ona buna kiralayan değil, sorgulayan, milli değerlerimizi özümseyen ve aynı zamanda da evrensel ilkeleri benimseyen gençlerin omuzlarında yükselecektir.” (KAYNAK: AA)  

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
ihlalini sona erdirecek uygulama
ihlalini sona erdirecek uygulama
Yangına giden itfaiyeciler vatandaştan dayak yedi
Yangına giden itfaiyeciler vatandaştan dayak yedi