Bulgaristan Müslümanları ne halde?

Bulgaristan Müslümanları ne halde?

Batı Trakya Türkleri, merkezi Yunan Hükümetinin kendilerini Yunan Müslümanı şeklinde adlandırmasından hoşnut değil. Israrla kendilerinin Müslüman Türk olduklarını vurguluyorlar. Ancak Grek ve Rum (Anadolu) kökenli ...

06 Ocak 2015 - 23:48

Batı Trakya Türkleri, merkezi Yunan Hükümetinin kendilerini Yunan Müslümanı şeklinde adlandırmasından hoşnut değil. Israrla kendilerinin Müslüman Türk olduklarını vurguluyorlar. Ancak Grek ve Rum (Anadolu) kökenli Müslümanlar da var, lakin bunların sayısı çok fazla değil ve kendilerini batı Trakya Müslüman Türkleri azınlığı içinde gizliyorlar. Avrupa Birliği üyesi olan Yunanistan’da Türk kelimesinin kullanılması bile yasak. Çünkü Türkiye ve Yunanistan arasında imzalanan Lozan Antlaşması gereği her iki ülkenin azınlıkları bir diğer ülkenin garantörlüğü altında. Grek ve Rum kökenli Müslümanlar Türkiye’de özellikle Marmara ve Karadeniz bölgesinde yaşıyor. Marmara bölgesinde yaşayan Müslüman Rumları yerli halk “Patriyot” kelimesiyle ifade ediyor. Patriyotlar Karamanlı Türkler gibi. Karamanlı Türkler Ortodosk, Patriyotlar ise Grek veya Rum kökenli ama Müslüman. Aynı şekilde Bulgaristan Müslümanları ifadesi de Bulgar makamlarının ülkedeki Türkleri asimile amaçlı kullanmaya çalıştıkları bir kavram. Neden böyle bir şey gerek duyulduğu ise malumunuz. Türklerin kökenlerine geleneklerine bağlılıkları, Yunanistan ve Bulgaristan yönetimlerini rahatsız ediyor. Yunan veya Bulgar Müslüman adlandırmalarının bir sonraki aşaması, bu toplulukların Türkiye ile bağlarını koparmak ve Türkiye’nin bunları bahane ederek müdahil olmasının önünü kesmek. Komünizm döneminde Bulgaristan’da sadece Müslüman Türkler değil diğer din mensupları da aynı şekilde baskı ve zulüm görmüştü. Bununla birlikte Müslüman Türklerin gördüğü baskılarla kıyaslanması mümkün olmayan bu gayri insanı yaptırımlar, komünist rejimin tarihin tozlu raflarında kalkmasının ardından da devam etti. Bulgaristan’da 1990 yılında 45 yıllık komünist rejim idaresinin sona ermesinin ardından Müslümanlar camilere gitmeye, dini eğitim almaya ve yeni camiler inşa etmeye başlamıştı. 7,5 milyon nüfusa sahip Bulgaristan’da 1,5 milyon Müslüman yaşıyor. Bulgaristan Diyaneti Başmüftülüğü’ne bağlı 3 tane imam hatip lisesi, bir de Yüksek İslam Enstitüsü faaliyet gösteriyor. Ülke genelinde 1500 cami ve mescit mevcut. Müslüman Türklerin varlığı Bulgaristan’da ırkçı grupları rahatsız ettiğinden, ırkçı grupların  Müslüman ibadet yerlerine saldırıları sistematik olarak devam ediyor. Bulgaristan’da yaşayan Müslüman nüfusun tepkisine rağmen son 25 yılda bu tür eylemlerin sayısının 250’ye ulaşması, dikkatleri çekiyor. Bulgaristan’da Rusya yanlısı, ırkçı Ataka (Atak) partisi gibi oluşumların üyelerinin saldırıları özellikle son iki yılda arttı. Ataka Partisi milletvekillerinin 2011 yılında Sofya’da Banya Başı Camisi’ne karşı düzenlediği saldırının bu tür provokatif eylemleri cesaretlendirdiği belirtiliyor. İki yıl önce de Bölge Müftülüğü binasının kapısına kesilmiş bir domuz kafası asan saldırganlar, 1,5 ay önce de cami minaresine 2,5 metre boyunda demirden yapılmış bir haç dikmişti. Avrupa Birliği üyesi Bulgaristan’ın Rusya’dan bağımsız dış politik tercihlerde bulunması en çok Putin’i rahatsız ediyor. Slav ırkından kabul edilen Bulgarlar son tercihlerinde reylerini sözde akrabaları Ruslardan yana değil de Avrupa Birliği’nden yana kullanınca, Rusların cevabı gecikmedi. Rusya Devlet Başkanı Putin’in Güney Akım Boru Hattı projesini sonlandırdıklarını açıklaması, Bulgar parlamentosuna taşındı. İktidar, bir önceki hükümeti suçladı. Ama son pişmanlık fayda vermedi. Bulgaristan ekonomik krizin eşiğinde. Çalışanların ücretleri düşük. Bulgaristan, 20 levalık zamma rağmen Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler arasında en düşük asgari ücretin ödendiği ülke oldu. Bulgaristan Türklerinin Yunanistan Türklerine göre daha örgütlü toplumsal bir yapısı var. Üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Partisi, seçimlere katılıyor. Son olarak 5 Ekim2014’’te yapılan erken genel seçimlerin ardından Merkez Seçim Komisyonu, 240 üyeli parlamentoda bu dönem Türk ve Müslüman 31 milletvekili yer alacağını bildirdi. Ekim 2014’te yapılan seçimlerde, Üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Partisi yüzde 14,1’lik oyla üçüncü en büyük siyasi güç olduğunu gösterdi. Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) zaman yaptığı çıkışlarla Müslüman Türklerin haklarını korumaya özen gösteriyor. Ancak çıkışları Müslümanlara yönelik saldırıları önlemede yetersiz kalıyor. Bulgaristan’da üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH), Türk ve Müslümanlara Bulgar ismi soran memurlara para cezası uygulanması teklifinde bulundu. Ancak teklif yasalaşmadı. Bulgaristan polisi, “köktendinci” oldukları gerekçesiyle Müslümanların yoğun olarak yaşadığı bazı köylere baskın düzenliyor. Geçtiğimiz aylarda gerçekleştirilen baskınların, kesin ve somut delillere dayanmadığını savunan Müslüman toplumu, polisin bu tavrından rahatsız. Müslümanların yoğun yaşadığı Blagoevgrad, Tırgovişte, Şumnu, Smolyan, Haskovo ve Asenovgrad bölgelerindeki baskınlarda geniş çaplı arama ve sorgulamalar yapıldı. Güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği bu operasyonlarda gözaltına alınanların çoğu daha sonra serbest bırakıldı. Bulgaristan Müslümanları Diyaneti Başmüftüsü Mustafa Aliş Haci, Al Jazeera Türk’e yaptığı açıklamada Müslüman toplumun temsilcilerine karşı yapılan bu tür operasyonlardan rahatsız olduklarını söyledi. Müslüman Türklere yönelik saldırıları sadece dini ibadet yerlerinin tahribi ile sınırlı sanmayın. Sosyal hayatın hemen her alanında topyekûn bir kuşatma söz konusu. Bulgaristan’da müftülük seçiminde sorun yaşanıyor. Devletin atadığı müftü var ile toplumun seçtiği müftü arasındaki çekişme, Bulgaristan Müslümanlarının eğitim ve ibadetlerini dolaylı olarak olumsuz etkileyebiliyor. Yine aynı şekilde Türkçe eğitim konusunda sorunlar yaşanıyor. Bulgar hükümeti Türklerin bu konudaki taleplerini zaman aşımına uğrayacak şekilde ele aldığından, sorun her geçen gün katmerlenerek büyüyor. Bunlar yetmezmiş gibi, Türklerin elindeki araziler zorla ucuza alınarak, Türkler köylerden bile uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Amaç Türkleri yersiz yurtsuz bırakmak. Velhasıl Müslümanlara azınlık oldukları her yerde zulüm var, çifte standart var. Bağdatlı Ruhî’nin dediği gibi; “Yâ Rab bize bir er bulunup himmet eder mi. Yoksa günümüz böyle felâketle geçer mi?” Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Basın mensupları  Gençlik Merkezinde bir araya geldi
Basın mensupları Gençlik Merkezinde bir araya geldi
Bakan Tüfenkci Malatyalı bürokratlar ile bir araya geldi
Bakan Tüfenkci Malatyalı bürokratlar ile bir araya geldi