Cumartesi Anneleri Siverek’li Hüseyin Taşkaya’nın...

Cumartesi Anneleri Siverek’li Hüseyin Taşkaya’nın Akıbetini Sordu

Galatasaray Meydanı'nda 559'uncu kez bir araya gelen Cumartesi Anneleri, bu haftaki eylemlerinde 22 yıl önce kaybedilen Hüseyin Taşkaya'nın akıbetini sordu. Eylemde konuşan kızı Serpil Taşkaya, ...

12 Aralık 2015 - 21:11

37745Galatasaray Meydanı’nda 559’uncu kez bir araya gelen Cumartesi Anneleri, bu haftaki eylemlerinde 22 yıl önce kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın akıbetini sordu. Eylemde konuşan kızı Serpil Taşkaya, “Benim babaannem bu meydanda oğlunu aradı, ben babamı aradım. Benim çocukların da dedelerini arıyor” sözleriyle dile getirdiği verdikleri adalet mücadelesinin, babasının akıbeti açıklanmadan son bulmayacağını söyledi. Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talep etmek için sürdürdükleri adalet arayışlarının 559’uncu haftasında da Galatasaray Meydanı’ndaydı. “Failler belli kayıplar nerede” yazılı pankart ve gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları ile kırmızı karanfillerin taşındığı eylemde, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve Berkin Elvan’ın ailesi de yer aldı. ‘Cezasızlığa son verilsin’ Annelerin 22 yıl önce Urfa’nın Siverek ilçesinde kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın akıbetinin sorulduğu bu haftaki eylemde, “faili meçhul” cinayet dosyalarında cezasızlığa son verilmesi istendi.
Eylemde ilk olarak Yüksekova’da kaybedilen Abdullah Canan’ın oğlu Tayyüp Canan konuştu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2000-2013 yılları arasındaki faili meçhul cinayetlerle ilgili çalışma başlattığını duyurduğunu hatırlatan Canan, “Bu cinayetlerde Gülen cemaati bağlantısı olup olmadığını araştırılacakmış. Belli ki dosyalar üzerindeki çalışma, adaletin tesisi ya da suçluların cezalandırılmasını değil, siyasi hesaplaşmayı hedefliyor. Biz bu davalarda cezasızlığa son verilmesini istiyoruz” dedi. ‘Sevdiklerimizi bizden alanlar er ya da geç hesap verecek’ Canan’ın ardından 22 yıl önce Urfa Siverek’te kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın kızı Serpil Taşkaya söz aldı. Bu meydanda oğlunun cenazesini arayan babaannesi Fadime Taşkaya’nın Ekim ayında yaşamını kaybettiğini aktaran Serpil Taşkaya, şunları söyledi: “Babannem öldüğünde, babamın öldüğünü hissettim. Benim babaannem bu meydanda oğlunu aradı, ben babamı aradım. Benim çocukların da dedelerini arıyor. Bizler bu meydanda büyüdük. Babaannemi kaybettikten sonra bir oğlum oldu adını Hüseyin koydum. Bizim bu meydanı bırakıp gitmemizi isteyenler bilsin ki bizler bu meydanı terk etmeyeceğiz. Sevdiklerimizi bizden alanlar er ya da geç hesap verecek.” ‘Basın kendisini sorgulasın’ Yeğeninden sonra konuşan amca Faik Taşkaya da “Savaşlar ne kadar daha sürecek? Bu savaş sürdüğü sürece faili meçhul cinayetler olacak. Basın da bu savaşın sürmesinde etkilidir. Basın kendisini sorgulasın” diye konuştu. ‘Yedigöl davasında iç yollar tüketildi’ Haftanın basın açıklamasını ise yine Taşkaya ailesinden Şehriban Taşkaya okudu. Yargının politize olduğunu ve faili meçhul davalarda cezasızlığın hakim olduğunu vurgulayan Taşkaya, “34 yıl boyunca tüm başvuru yolları tüketilen ve 2013 yılında Anayasa Mahkemesi’ne taşınan Nurettin Yedigöl dosyası dün mahkemenin ‘kabul edilmez olduğu’ kararı ile iç hukukta kapatıldı. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru yoluyla hak ve özgürlüklerin etkin korunması görevini yerine getirmedi. Aksine kamu gücünü kullanan kişi ve kurumların sebep olduğu hak ihlalleri karşısında cezasızlık geleneğinin devamcısı oldu” dedi. ‘Ailenin başvuruları sonuçsuz kaldı’ Daha sonra kaybediliş öyküsü anlatılan Hüseyin Taşkaya’nın Bucak Aşireti’nin hakimiyeti altındaki Siverek’te yaşadığı ve açıkça devlet şiddetini eleştirdiğini kaydedildi. Bu nedenle de Taşkaya’nın devletin ve Bucak Aşireti’nin hedefinde olduğunu dile getiren Şehriban Taşkaya, “Adının ölüm listesinde olduğu duyumları gelmeye başlayınca İstanbul’a taşındı. Kalan işlerini tamamlamak için Siverek’e döndüğünde 6 Aralık 1993 tarihinde askerler tarafından gözaltına alındı. Emniyet’e giderek Hüseyin’i soran ailesine ‘Sedat Bucak’a sorun’ denildi. Bucak da, ‘Bizim ekip almış devlete teslim etmiş bundan sonrasını devlete sorun’ dedi. Anne Fadime Taşkaya yılmadı, Urfa Emniyet Müdürlüğü’ne tekrar gitti. Bu kez de, Emniyet, ‘Bir daha bize gelmeyin, diğer oğullarınla birlikte burayı terk edin. Yoksa onlar da kaybolur’ denildi. Ailenin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı” diye konuştu. ‘Hüseyin Taşkaya’nın akıbeti açıklanmadan dosya kapanmayacak’ Taşkaya son olarak, Hüseyin Taşkaya’nın kaybedilmesinden sorumlu olduğunu söylediği dönemin Urfa Valisi Tevfik Ziyaeddin Akbulut ve OHAL Valisi Ünal Erkan başta olmak üzere tüm sorumluların yargılanmasını talep ederek, “Hüseyin Taşkaya’nın akıbeti açıklanmadan bu dosya bizim için kapanmayacak” dedi. kaynak Diha

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Şanlıurfa’nın Göbeğinde Kaçak AVM…
Şanlıurfa’nın Göbeğinde Kaçak AVM…
Kürt Dosyaları AİHM’de
Kürt Dosyaları AİHM’de