Cumhurbaşkanlığından tasfiye sinyalleri geliyor!

Cumhurbaşkanlığından tasfiye sinyalleri geliyor!

Fetöcü yapılanmanın bürokrasiden kazınması hiçte kolay değil. Kripto olanları deşifre etmek zaman alıyor. Adı geçen terör örgütü ile uzaktan yakından ilgisi olmayan isimlerin bu curcunada ...

06 Eylül 2016 - 15:07

Fetöcü yapılanmanın bürokrasiden kazınması hiçte kolay değil. Kripto olanları deşifre etmek zaman alıyor. Adı geçen terör örgütü ile uzaktan yakından ilgisi olmayan isimlerin bu curcunada fetöcü damgası yemesi mümkün. Zaten buna dair bazı haberler malumunuz. Onların aklanması da sürecin sağlıklı işlemesine bağlı. 15 Temmuz öncesinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçtiğimiz ramazanda Külliye’deki bir iftar yemeğinde davetlilere yönelik konuşma yapmış paralelcileri kastederek “Bizim içimizde bile bunlardan var” demiş ve o çarpıcı gerçeği açıklamıştı. (Bkz. http://www.kafkassam.com/cia-kalkismasina-derin-devlet-derin-millet-darbesi.html )
Birçoğunuz gibi bende bu açıklamanın daha sonra paralelci ve darbeci olduğu açığa çıkan yaveriyle ilgili olduğunu düşünmüştüm. Ancak son gelişmelere bakıldığında Cumhurbaşkanının imasının sadece yaverini değil yanı başındaki birçok ismi hedeflediğini gösteriyor. Darbecilerin özellikle Ak Parti içindeki ayağının ayıklanması il, ilçe ve genel merkez kongresinde yapılacağı gibi muhtemelen 2017 Mart ayına tarihlenen erken genel seçimde şaibeli isimlerin hiç birine aday listelerinde yer verilmeyecek. O nedenle bu ayak şimdilik rahat. Ağırlık devlet kademesine veriliyor ve bu konuda devletin aygıtları arasında tam mutabakat mevcut.
Şahsıma yöneltilmesi gereken soru şu? Cumhurbaşkanlığındaki tasfiyeyi nereden çıkarıyorsunuz ve bunu neye bağlıyorsunuz? Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Mücahit Küçükyılmaz’ın, Cemaat operasyonlarına ilişkin sosyal medyadan açıklamalarda bulunmasından sonra bende böyle bir kanaat uyandığını söyleyebilirim. Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Mücahit Küçükyılmaz’ın sosyal medyada “Namaz kılanı Fetullahçı sanan, Meşveretçi, Yazıcı, Okuyucu, Nakşi, Kadiri arasındaki farkı bilmeyen 28 Şubatçılarla FETÖ temizliği yapılamaz” mesajı deyim yerindeyse ateşin bacayı sardığını göstermez mi?
Küçükyılmaz’ın “15 yıldır tanıdığım, “o gece” tankın önüne yatan, FETÖ düşmanı Oktay Kılıç’ın evi FETÖ’den aranıyorsa, bu operasyon “bize” dönmüş demektir!” ifadelerini kullanması yakın arkadaşları ve çalıştığı kurumla ilgili tasfiye endişesini faş ettiği gibi bir tasfiye operasyonu beklediğini göstermez mi? (Bkz. http://haber.sol.org.tr/toplum/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-tarikatlari-siraladi-bu-operasyon-bize-dondu-dedi-168338 http://odatv.com/cumhurbaskanligindan-cok-tartisilacak-mesaj-0509161200.html ) Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Mücahit Küçükyılmaz’ın kefil olduğu arkadaşı Oktay Kılıç, Milli Eğitim Bakanlığında Özel Eğitim Genel Müdürlüğü Özel Yeteneklerin Geliştirilmesi Daire Başkanı.
Mücahit Küçükyılmaz, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Aynı üniversitede Siyaset Bilimi alanında “Türkiye’de Demokrasinin Toplumsallaşması ve Siyasal İslam’ın Rolü: Milli Görüş Geleneği” konulu yüksek lisans tezini hazırlamış. Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü’nde “Polisin Meslekî Örgütlenmesi ya da Siyasallaşması ve Medyanın Yaklaşımı: Pol-Der ve Pol-Bir Olayları” konulu doktora tezi var. Anlayış dergisinde editörlük, SETA Vakfı’nda iletişim koordinatörlüğü ve TRT1’de yayımlanan Enine Boyuna ile TRT Haber’de yayımlanan Sosyal Medya programlarında yayın danışmanlığının yanı sıra Mostar dergisinde sosyo-politik gündeme ilişkin makaleler yazmış. Halen Cumhurbaşkanlığı’nda İnternet Yayını ve Halkla İlişkiler Müdürü olarak çalışıyor. (Bkz. http://mucahitkucukyilmaz.com/kimdir – Bkz. http://arsiv.setav.org/public/UzmanDetay.aspx?Dil=tr&uid=8323&q=m-mucahit-kucukyilmaz )
Mücahit Küçükyılmaz’ın at izine it izinin karıştığı, kurunun yanında yaşında yandığı bu olağanüstü dönemde, bazı kurumsal yanlışlara dikkat çekmek ve kamuoyunda farkındalık oluşturmak adına böylesine bir iletişim yöntemi denediği söylenebilir. Ne de olsa kendisi gedikli iletişimci. Ancak kendisi ile Cumhurbaşkanlığında çalışan bir başka isimle kişisel ve kurumsal irtibatı ve mesajındaki ‘bu operasyon bize döndü ifadesi’ bu çıkışını farklı değerlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. Kim mi? Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’dan söz ediyorum. Kıskananların çatlayacağı, Kalın’ın bürokraside herkese nasip olmayan parlak bir geçmişi var. İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümünden mezun. Doktorasını George Washington Üniversitesinde beşeri bilimler ve mukayeseli felsefe alanında tamamlamış. College of the Holy Cross’ta dersler veren İbrahim Kalın, 2006-2009 yılları arasında SETA Genel Koordinatörlüğünde bulunmuş. T.C. Başbakan Başmüşavirliği ve Başbakanlık müsteşar yardımcılığı yapmıştı. Kamuoyunun bildiği gibi halen Cumhurbaşkanlığı sözcüsü.
(Bkz. http://arsiv.setav.org/public/UzmanDetay.aspx?Dil=tr&uid=5436&q=ibrahim-kalin / http://www.haberturk.com/gundem/haber/1216392-ibrahim-kalin-kimdir ) Her ikisinin de ortak yönü Antalya. Mücahit Küçükyılmaz Antalya Kumluca doğumlu. İbrahim Kalın ise Alanya lisesi mezunu. Kalın’ın biyografi bilgilerinde doğum yeri Erzurum belirtiliyor ancak ailesinin Siirt kökenli olduğu söylentisi yaygın. Bir diğer ortak yön, Cumhurbaşkanlığındaki görevlerinden önce her ikisinin de SETA’da -Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı- görev yapmış olmaları. İbrahim Kalın 2005-2009 yılları arasında SETA Vakfı’nın kurucu başkanlığını da yapmıştı. Mücahit Küçükyılmaz ise SETA Vakfı’nda iletişim koordinatörlüğünde bulunmuş. Olabilir ne var bunda diyeceksiniz? Haklısınız. Biliyorsunuz İbrahim Kalın’ın ismi zaman zaman Hakan Fidan’ın yerine MİT Müsteşarı olarak telaffuz ediliyor. 22 Şubat 2016’da Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri İbrahim Kalın’ın seçimlerden sonra Hakan Fidan’ın yerine MİT Müsteşarı olarak atanacağı iddiaları gündeme getirilmişti. Bazı kaynaklarda kendisi ‘Amerikan tedrisatından geçmiş bir İslamcı’ şeklinde tanımlanıyor.
“İdeolojisinden, akademik faaliyetlerine, devlet görevleri dışında yürüttüğü her türlü faaliyetlerden yazdığı yazılara kadar, gerek dinsel görüşünü ön plana çıkarması, gerekse Amerikancılığı övmekten çekinmemesi bunun belirteci olarak görülebilir” yorumları yapılıyor. Yine aynı kaynaklarda SETA’nın “Türk dış politikasının ABD ile uyumlu hale getirilme çabaları”ndan söz ediliyor. (Bkz. http://gazetemanifesto.com/2016/02/22/fidanin-yerine-kalin-mi-geciyor/ ) Bence belden aşağı vurmak buna derler. İnsanın bu kadarı da fazla diyesi geliyor. Yazılanlara bakılırsa Cumhurbaşkanı tam bir abluka altında. Cumhurbaşkanını ABD çıkarlarına göre konuşlandıran, konuşturan bir abluka bu. Ancak Cumhurbaşkanının etrafına çöreklenmeleri biraz geçmişe dönük. Ta Başbakanlığı döneminden. Tezvirat denilecek yayınlara göre; CIA’nın gölgesi olarak adlandırılan Stratfor’un kaynağının Başbakan Erdoğan’ın dışişlerinden sorumlu Başdanışmanı İbrahim Kalın olduğunu, Wikileaks’te yayımlanan Stratfor belgelerinde ortaya çıkmış. Yok daha neler? Belki tüm bunlar çamur at izi kalsın türünden karalama kampanyaları. Stratfor; parçalanmış Türkiye haritasını ilk yayımlayan düşünce kuruluşuymuş. Amerikan özel istihbarat kuruluşu Stratfor, Amerikan Savunma Bakanlığı birimleriyle birlikte özel kuruluşlara da kritik istihbarat satan, bir kuruluşmuş. Aynı zamanda gayriresmi CIA olarak da adlandırılıyormuş. Stratfor, merkezi Teksas’ta bulunan bir “küresel istihbarat” şirketiymiş. Hindistan Bhopal’daki Dow Chemical ile savaş uçağı üreticileri Lockheed Martin, Northrop Grumman ve Raytheon gibi büyük şirketlerin yanı sıra, İç Güvenlik Bakanlığı, Deniz Piyadeleri Komutanlığı ve Askeri İstihbarat Örgütü gibi Amerikan devletinin kurumlarına da gizli istihbarat sağlıyormuş. Olabilir bize ne? Ancak bu istihbarat şirketinin veya tink tank kuruluşunun Türkiye faaliyetleri bizi ilgilendiriyor. Aynı iddialara göre Stratfor; özellikle Türkiye ve Ortadoğu’daki ülkelerde önemli birimlerde görev alan kişilerle kurduğu e-mail ağı ve istişare ağı vasıtasıyla ülkelerin devlet sırları hakkında önemli bilgiler ediniyormuş. Üyeleri de bazı bilgileri e-mail aracılığıyla merkeze rapor ettiği ortaya çıkmış. Türkiye’de ise birçok üyesi olduğu ve en çarpıcı olanının ise Başbakanın Başdanışmanı İbrahim Kalın’mış. Stratfor Direktörü G. Friedman’ın Başbakan Erdoğan’ın danışmanı İbrahim Kalın’la ilgili mesajında: “Bu adam büyük bir kaynak, ilişki gizli kalmalı, İbrahim’in müdahale yeteneği bizim statümüzü ortaya koyuyor. Bu adam büyük bir kaynak” dediği deşifre olmuş. (Bkz. 14 Eylül 2013 Cumartesi / http://www.akademidergisi.net/2013/09/recep-tayyip-erdogan-bas-dansman.html?m=1 ) 03.03.2014’te odatv.com’da yer alan bir değerlendirmede İbrahim Kalın’ın “Erdoğan-Cemaat savaşı patlayınca uzun süre yazarlığını yaptığı Cemaat’in gazetesi Today’s Zaman’daki köşesine son verdiği”, “Stratfor’un Türkiye uzmanı Reva Bhalla’nın 10 Mart 2010’da Başbakanlık ofisinde Kalın’la görüştüğü, Stratfor Direktörü George Friedman’ın Kalın’a “Gülen Hareketi ile aramızı düzeltmemize yardım et” çağrısında bulunduğu ve Kalın’ın bu isteği hemen yerine getirdiği” bilgisi yer alıyor. Başka şeylerde var, İbrahim Kalın’ın Georgetown Üniversitesi ile ilişkisinden söz ediliyor. ABD’deki bu ünlü üniversiteye Cemaatin de büyük paralar akıttığı, Üniversitenin 2009 yılında hazırladığı “en etkili 500 Müslüman” listesine Fethullah Gülen’in 13. sıradan girdiği, listeyi hazırlayan iki kişiden birinin İbrahim Kalın olduğu daha da önemlisi listeye kendi adını sokmayı ihmal etmediği falan yazıyor. İbrahim Kalın’ın işadamı Abdullah Tivnikli’ye büyük kızı Rumeysa’nın Bilkent Üniversitesi’ndeki okul taksitini ödettiğinden de söz ediliyor. (Bkz. http://odatv.com/basbakanin-basdanismani-himmetci-kalini-kimse-boyle-anlatmadi–0303141200.html )
Benim aklım karıştı. Bu yazdıklarım imalat falan değil. Sizlere aktardığım linklere tıkladığınızda veya kopyalayıp arama motorlarına yapıştırdığınızda rahatlıkla ulaşabileceğiniz türden bilgiler. Çoğunun gerçeği yansıtmadığını veya yansıttığını söyleyemiyorum. Ama devletin zirvesinde bazı isimlerle ilgili rahatsızlığın olduğu gerçek. Ve bu rahatsızlığını en net şekilde bizlerle paylaşanda Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Mücahit Küçükyılmaz. Kim ne derse desin güneş balçıkla sıvanamaz. Umarım kamuoyu er geç hakikati öğrenecektir. Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Erdoğan: Şehitlerimiz var
Erdoğan: Şehitlerimiz var
Son dakika: İstanbul'da iki patlama sesi
Son dakika: İstanbul'da iki patlama sesi