Erdoğan: Yenikapı’dan 79 milyona selam olsun

Erdoğan: Yenikapı’dan 79 milyona selam olsun

Yenikapı'daki tarihi mitingte milyonlara hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, birlik ruhunun en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek "15 Temmuz'u bir milat olarak kabul etmeliyiz" ...

07 Ağustos 2016 - 21:51

habersanliurfaYenikapı’daki tarihi mitingte milyonlara hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, birlik ruhunun en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek “15 Temmuz’u bir milat olarak kabul etmeliyiz” dedi. Meydanın idam talebini dile getirmesi üzerine parlamentoda kabul edilmesi durumunda bunu onayacağını belirten Erdoğan, FETÖ’nün TSK mensuplarına kumpas kuran davalarını hatırlatarak, “FETÖ ihanet çetesinin TSK’da önünü açan davaları yeni baştan incelemeliyiz” mesajını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle: 11. Cumhurbaşkanımız Sayın Gül, parlamentomuzun değerli başkanı Gazilik şerefine ikinci defa nail olan TBMM Başkanı Sayın İsmail Kahraman, Sayın Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan, Sayın Genelkurmay Başkanımız, Sayın CHP Genel Başkanı, Sayın MHP Genel Başkanı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sayın Başbakanı, değerli misafirler, sevgili İstanbullular, 81 vilayetimizde meydanlarda bizleri takip eden kıymetli vatandaşlarım, dünyanın dört bir tarafında gönlü bizimle olan kıymetli kardeşlerim, 15 Temmuz gecesi bir kez daha istiklali ve istikbali için, canı pahasına ülkesini FETÖ’ye, işgalcilere teslim etmeyen aziz milletim, sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Sözlerimin hemen başında 15 Temmuz gecesi, sokaklara meydanlara inerek, namlulaların, tankların, helikopterlerin, uçakların karşısına dikilme cesareti gösteren tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bu kardeşlerimizden, 172’si sivil, 63’ü polis, 5’i asker olmak üzere 240’ı şahadet makamına ulaştılar. Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Yine o gece kahramanca darbecilerin üzerine yürüyen kardeşlerimizden 2195 tanesi gazilik rütbesine ulaşmıştır. Tedavileri süren yaralılarımıza Rabb’imden şifalar niyaz ediyorum. O gece adeta ölümü öldürerek sokakları, meydanları dolduran milyonlarca vatandaşımız içinden şehitlik ve gazilik şerefine nail olanlar isimlerini tarihe altın harflerle yazdırdılar. Vatan uğruna verilen mücadelede bu rütbelere ulaşabilmek her zaman elde edilebilecek bir ayrıcalık değildir. Ne diyor İstiklal şairimiz, “kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda, şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda, canı cananı, bütün varımı alsın da hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda!” 15 Temmuz gecesi meydanları dolduran kardeşlerimizin her birinin vatanımızın korunmasında payı vardır. Onun için diyorum ki 79 milyon olarak hepimizin gazası mübarek olsun. Darbe girişimine karşı tüm farklılılarını bir kenara bırakarak, kadınıyla, çocuğuyla, yaşlısıyla, dünyayı kendine hayran bırakan tüm vatandaşlarımızın gazası mübarek olsun. Kardeşlerim, bu millet başka bir millet. Gerçekten Türk milleti 1000 yıl önce Malazgirt’te hani inançla Anadolu’nın kapılarını açmışsa, 15 Temmuz’da da aynı hissiyatla darbecilerin karşısına dikilmiştir. Osman Gazi 1299’da tarihin en kudretli devletini hangi temeller üzerine bina ettiyse, biz de o gece Türkiye’yi aynı ilkeler etrafında müdafaa ettik. Ecdadımız hangi idrakle Çanakkale’de kanının son damlasına kadar mücadele ettiyse, 15 Temmuz’da aynı iradeyle FETÖ’yü püskürttük. Gazi M. Kemal’in zafere ulaşmasını sağlayan inancın bir benzeri 15 Temmuz’da tüm şehirlerde adeta kol geziyordu. 15 Temmuz dostlarımıza bu ülkenin askeri sabotajlara karşı da güçlü olduğunu, yıkılmayacağını, rayından çıkmayacağını göstermiştir. Aynı gece Türkiye’nin yerle yeksan olmasını bekleyen düşmanlarımız, ertesi güne bundan sonra işlerinin daha zor olduğunu görmenin kahrıyla uyandılar. Burada Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı, Başbakanı, CHP ve MHP Genel Başkanı’yla, her vilayetten insanımızla verdiğimiz şu görüntü var ya, ülkemizin düşmanlarını en az 16 Temmuz sabahı kadar üzmüştür. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Türkiye’nin tüm renkleriyle, bağımsızlığına ve geleceğine yönelik atılan bu adımlar var ya, çok önemli. Bu, geleceğe yönelik vatanımıza sahip çıkmanın ilanıdır. Bu manzara 1000 yıllık vatanımızın tek bir taşına göz dikenlerin ödemeyi göze alacakları bedelin ilanı ve ispatıdır. Bu manzara Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşacağının ilanı ve ispatıdır. Bu manzara kardeşliğin, gerektiğinde bir hakikat olarak ortaya konabileceğinin ilani ve ispatıdır. Yolumuza dayanışma içerisinde geçeceğiz. Mütevazı olacağız, birbirimizi makam mevkii için değil, sadece Allah için seveceğiz. Böyle bir milletin evladı olarak, huzurlarınızda olmak bizlere hamdolsun, gurur veriyor. Gazi M. Kemal 1920 yılında İstanbul ve İzmir başta olmak üzere ülkenin büyük bölümünün işgal altında olduğu o kara günlerde “Milletimiz büyüktür, korkmayalım. O esaret kabul etmez, fakat onu bir araya toplamak ve ‘ey millet sen esaret kabul eder misin’ diye sormak lazımdır” diyordu. Şimdi burada bir kez daha, Gazi’den 96 yıl sonra aynı soruyu soruyorum: Ey millet! Sen esaret ve zillet kabul eder misin? Bu millete, kimse bu esareti asla getiremeyecektir. Siyasi partilerimizin genel başkanları burada, sizin talebinizi biliyorlar. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğuna göre, siz de idam talebinde bulunduğunuza göre bunun kararını verecek mercii TBMM’dir. Meclisimiz kararı verdikten sonra atılacak adım bellidir. Ben peşinen ifade ediyorum, onarım. Vatan Caddesi’nde vücudu ikiye bölünmüş kardeşimi gördüğüm zaman, bunu kenara koymak mümkün mü? Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde, bomba ile başı vücudundan ayrılmış hanım kardeşimin başı kongre merkezinin çatısına uçmuştu, bunu gördükten sonra biz kalkıp da “AB’de idam yokmuş, lurada burada yokmuş”… ABD’de var, Japonya’da, Çin’de var. Onlarda oluyor da, gerekirse burada zaten 84’e kadar vardı, sonra kaldırıldı. Bu millet böyle bir kararı veriyorsa, öyle zannediyorum ki siyasi partiler de uyacaktır. Hani ne diyor İstiklal Marşı’mızda, “siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın”, siz göğsünüzü siper ettiniz. Namluların ucuna geldiniz, bizzat vücudunuzu koydunuz. Tankların altına yattınız. Bakıyorum bir gazimiz tankalrın iki paletinin altına kendini atıyor, 1.’den kurtuluyor, ikincinin altına da kendini atıyor, kolu yaralanıyor. Aradığımda söylediği ne biliyor musunuz: Beni bırakın Cumhurbaşkanım, siz nasılsınız? Bu bambaşka bir ruh. İmansız olanlar, imanlı olanların karşısında dayanamadılar. Bu FETÖ briçok sinsiliği hesap etti de, bir tek bu milleti hesap edemedi. Bu milletin imanını, inancını, dirayetini hiç hesaba katmadı. Zannetti ki, bunlar silaha falan gelmez. Ne oldu? Hani yetiştirdiğiniz bazı adamlar, TSK’nın içindeki bazı hainler, TSK’nın içindeki vatanperver askerlerimizi tenzih ediyorum, aynı şekilde polis teşkilatımızın içinde vatansever olanlar kendilerini ortaya koymasaydı işimiz çok daha zor olacaktı, sonuçta ne oldu? O hesabı yapamayanlar, yalnız bir ithamım var; hükümet askeri liselerin kapatılmasına yönelik açıklama yaptı. Bazı eski askerler yanlış dediler, şimdi ben de onlara sesleniyorum. İşte oradan yetiştirilmiş o tek tip FETÖ’cüler bu olayı yaptılar. Harp okullarımız duracak, tüm liselerimizden yetişenler gelsin rahatlıkla buraya girsin. Tek tip niye olsun? Harp Akademilerinde hangi eğitim veriliyorsa orada verilsin. Benzer teşebbüste bulunan herkes milletimden aynı cevabı alacaktır. Devlet ve millet olarak 15 Temmuz darbe girişimini çok iyi analiz etmeliyiz. Onların arkalarındaki güçleri de çok iyi değerlendirmeliuyiz. FETÖ mensuplarını hala ağzına almaktan çekinenler var. Muktedir olanlar bunların isimlerini aynen ifade etsin ki bilmeyenler bu FETÖ kimdir bunu öğrensin. Ülkemize yönelik tehdidin görünürdeki maşalarıdır. Biliyoruz ki bu senaryo onların boyunu çok aşar. Elbette bu örgütü hukuk dairesine imha etmek mecburiyetindeyiz. TSK’dan yargıya, polis teşkilatından istihbarat kuruluşlarına kadar her yere sızabilen ihanet şebekelerine karşı kendimizi güçlendirmeliyiz. Adı PKK, FETÖ, DAEŞ de olsa, başka da olsa fark etmez. Örgütlerin isimleri, kadroları, söylemleri değişebilir ama hepsinin Türk devletinin düşmanları olduğu gerçeği değişmez. Geldiğimiz noktada saflar gayet net. Bir tarafta tüm siyasi partileri ve kesimleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardır, diğer tarafta ise istismar ve sapkınlık içinde olan terör örgütleri vardır. Devletinden yana olan herkes bugün burada, Yenikapı’dadır. Buradan 79 milyona selam olsun, terör örgütlerinin mensupları kimi adliyede akıbetini bekliyor, kimi cezaevinde cezasını çekiyor, arkalarındaki güçleri çok iyi biliyoruz. Yakaladığımız bu birlik ve beraberlik ruhunu en iyi şekilde değerlendirerek bir milat haline dönüştürmeliyiz. Yakın tarihimizin vicdanları kanatan tüm sorunlu olaylarını yeniden masaya yatırarak ortaya koymalıyız. FETÖ’nün TSK’daki etkinliğinin önünü açan davaları yeni baştan incelemeliyiz. Birçok davaları incelemeliyiz. Şaibeli tüm sınavları gözden geçirmeliyiz. Bu örgütün gayr-ı meşru şekilde elde ettiği güç ile dizayn etmek istediği iş dünyasını yeniden kendi tabii seyrine oturtmalıyız. Hiç kimse kapatılan yurtlardan, okullardan, evlerden dolayı endişeye kapılmasın. Çok daha iyisiyle, çok daha fazlasıyla STK’larımız bu boşluğu dolduracaktır. Hükümetimiz OHAL ilanı sonrasında sahip olduğu yetkiyle çok önemli adımlar atmaya devam ediyor. Gazi Meclis’imiz de üzerine düşeni yapmayı sürdürecektir. Siyasi partilerimizin ve medyamızın da bu süreci değerlendirerek, yeni yasalar hızla hazırlanacaktır. 15 Temmuz gecesinden beri atılan her adımda 79 milyon tek yürek oldunuz, demokrasi nöbetini farklı yürüttünüz. İşte burada, Yenikapı Meydanı’nda demokrasi nöbetini taçlandırıyorsunuz. Hepimiz al bayrağımızın birleştiriciliği altında buluştuk. Üç haftadır her vesileyle ifade ettiğimiz bir hususu tekrarlamak istiyorum; 15 Temmuz bir yönüyle ordumuz içine sızmış FETÖ mensuplarının başlattığı girişimdir ama hadise bundan ibaret değildir. PKK ve DAEŞ’in silahlı eylemleriyle elde edilmek istenen neticenin yeni bir safhaya çıkarılma girişimidir. 15 Temmuz ülkesine ihanet eden bir silahlı güç eliyle ülkemizi işgal girişimidir. Darbe başarılı olsaydı 1000 yıldır bizim olan bu coğrafyanın kimlere altın tepsi içinde sunulacağını hepimiz gayet iyi biliyoruz. 15 Temmuz gecesi tüm bu gerçekleri hep birlikte gördük. 15 Temmuz gecesi bu gerçeği Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Arap’ıyla 79 milyon hep birlikte gördüğümüz için, sokaklarda omuz omuza mücadele ettik. O gece insanlar, ülke ve millet olarak istiklalimizi ve istikbalimizi düşünmek suretiyle mermilerin önünde kucak kucağa şehit oldu. Minarelerimizden susturulmak istenen ezanlar yerine, selalar, ezanlar yükseldi. Hiçbir çıkar insanın kendi canından daha tatlı değildir. O gece darbecilerin karşısına dikilenler, şayet ülkesi bağımsızlığını kaybederse, geride zaten bir şey kalmayacağını çok iyi biliyordu. Ben bu muhteşem buluşmada tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Tüm gazilerimize tekrar Rabb’imden şifalar diliyorum. Yıllardır dilimizden düşürmediğimiz milli irade, şehitlerimizle, gazilerimizle güç kazandı. Milletimiz o muazzam irfanıyla, daima en doğruyu, en hayırlıyı bulmuştur, bulacaktır. Bu millete bakıp, eğitimsiz, pısırık, işe yaramaz insan yığını gördüklerini söyleyenler, 15 Temmuz’da hayatlarının en büyük şokunu yaşamışlardır. Bu milletin mayası sağlamdır. Yozgat’tan mektup gönderen 6. sınıf öğrencisi diyor ki; 15 Temmuz’da çok korktum. Düşündüm, dedim ki bu ülke kolay kazanılmadı ki bu kadar kolay kaybedilsin. Keşke büyük olsaydım da bir şeyler yapabilseydim. Tamirine katkıda bulunmak için harçlığımı Meclis’e gönderdim. Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşları kuru kalabalık değil, millettir. Dünyayı kendine hayran bırakan büyük bir millet. Bu millet, geniş bir coğrafyada yüz miyonlarca mazlumun duasını arkasına alan bir millettir. Fiziki sınırlarımız başkadır, gönül sınırlarımız başkadır. Bizim gönül sınırlarımız, bizi kardeşi olarak gören her toplumu kapsayacak kadar geniştir. Önümüzdeki dönemde, umudunu bize bağlamış dünyanın tüm mazlumlarının yüzünün güleceği dönem olacaktır. Demokrasi ve Şehitler Mitingi’nde katılan vatandaşlarıma, zafer demokrasinin meydan milletindir diyerek gösterdikleri güçlü duruş için teşekkür ediyorum. Partilerimizin genel başkanlarına, şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Şu anda 81 vilayette, bizleri izleyen tüm halkıma, tüm ülkeme, milletime, selamlar, sevgiler saygılar gönderiyorum. Darbe girişiminde bulunanlara karşı ilk andan itibaren kahramanca karşı koyan emniyet teşkilatımıza, fedakar poislerimize teşekkür ediyorum. Ömer Halis ki Özel Kuvvetler’e saldırı düzenlendiği zaman, komutanının verdiği talimantı anında yerine getirmek suretiyle, onu alnından vurarak öldürdü, kendisi de şahadete yürüdü. Silahlı Kuvvetlerimizin kendini ortaya koyan tüm birimlerine huzurlarınızda ayrıca teşekkür ediyorum. Bundan böyle altımızda, nerede kim var, yargıda kim var, inceleyeceğiz, bunları da kapıya koyacağız. Yaptıklarının bedelini ödeyecekler. Belediyeler tüm güçleriyle darbe girişimine karşı direnen vatandaşlarımıza ve güçlerimize destek olan, tüm belediyelerimize teşekkür ediyorum. Nerede bir Türk varsa, orada kalpleri bizim için atan kardeşlerimiz de vardı. Yurt dışındaki vatandaşlarımıza da şükranlarımı sunuyorum. Batı medyası nedeniyle zor günler geçirdiklerini biliyorum. Video konferansla Almanya’da mitinge bağlanacaktım, bağlatmadılar. Hani demokrasi? Ama Kandil’dekilere video konferansla yayın yaptırdılar. Yarınlar onlar için bekledikleri gibi olmayacak. Bumerang gibi olacak. Beslesinler o teröristleri yarın onlara çarpacaklar. Tabii bu akşam demokrasi nöbetine bir virgül koyuyoruz, Çarşamba akşamı inşallah noktayı koyacağız. Uygun mudur? Bu akşam sadece virgül, Çarşamba akşamı nokta.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
 Trafik Kazası: 2 Ağır yaralı
Trafik Kazası: 2 Ağır yaralı
Biden: Başkan adayı olsaydım...
Biden: Başkan adayı olsaydım...