our boys have done it madem öyle Yankee go home

our boys have done it madem öyle Yankee go home

Mehmet Ali Birand'ın 12 Eylül Darbesini anlatan kitabı “12 Eylül Saat:04.00”, aradan onca zaman geçmesine rağmen Türkiye’nin yaşadıklarına ışık tutuyor. Mehmet Ali Birand’ın 12 Eylül ...

29 Temmuz 2016 - 15:49

Mehmet Ali Birand’ın 12 Eylül Darbesini anlatan kitabı “12 Eylül Saat:04.00”, aradan onca zaman geçmesine rağmen Türkiye’nin yaşadıklarına ışık tutuyor. Mehmet Ali Birand’ın 12 Eylül hakkında yazdığı bu kitap, bir gazetecinin tarihe tanıklığının şaheseri denilebilir. Birand 12 Eylül Darbesi sırasında, dönemin ABD Merkezi Haberalma Ajansı CIA Türkiye Masası İstasyon Şefi Paul Henze askerî müdahaleyi haber alırken, haberi ulaştıran diplomatın “[y]our boys have done it” (seninkiler yaptı/bizim çocuklar işi bitirdi) şeklindeki konuşmasını aktarmış, bu sözler, 12 Eylül Darbesi içinde ABD’nin rolü konusunda tartışmaları ateşlemişti. Aslında 15 Temmuz darbe kalkışması da yurtdışı bağlantıları nedeniyle tam bir “our boys have done it”lik bir durum.
ABD emperyalizminin ezdiği üçüncü dünya ülkelerinin proleter/ müztezaf/ mazlum ve mağdur halkları tepkilerini, sömürgecinin kendi dilinden “Yankee go home! ya da Yankees go home!” sloganıyla ifade etmişti. Kendi sınırları dışında emperyalist gerekçelerle boy gösteren Amerikan varlığına yönelik tepkiyi açığa vuran bu politik slogan “Yankee go home”, II. Dünya Savaşı sonrasında özellikle 1968 olayları döneminde Amerika Birleşik Devletleri’nin başka ülkelere yönelik askeri müdahalelerine yönelik protesto gösterilerinde yaygınlaştı ve ABD karşıtı her örgütün her eylemin en popüler söylemine dönüştü. Amerika Birleşik Devletleri’nin emperyalist bir devlet olduğunu savunan emperyalizm ve sömürgecilik karşıtları kadar, birçok ülkede sol eğilimli politik gruplar da eylemlerinde bu slogana yer verdiğinden, Türkiye’de özellikle 1968 kuşağı olarak bilinen jenerasyonun ideolojik söylemlerinde ve gösterilerinde kullanıldı. CIA/NATO/Gladyo üçlüsünün (triumvirlik) FETÖ maşasıyla organize ettiği darbe kalkışmasının faturası ağır oldu. Hasar tespitlerinden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada 15 Temmuz darbe girişimine katılan askerlerin sayısı 8651 olarak açıklandı. Bu rakamın Silahlı Kuvvetler’in % 1,5’uğuna denk geldiği belirtildi. Açıklamada askerlerin Fethullah Gülen tarafından yönetilen terörist ağına bağlı olduğu iddia edildi. Darbe teşebbüsü sırasında 24’ü savaş uçağı olmak üzere 35 uçak, 37 helikopter, 37 tank ve 246 zırhlı aracın kullanıldığı belirtildi. Darbe girişimi sırasında en az 246 kişinin yaşamını yitirdiği, 2000’den fazla kişinin de yaralandığı kaydedildi. Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile Yüksek Askeri Şûra öncesinde, 149 general, 1099 subay, 436 astsubay TSK’dan ihraç edildi. Hiçte stratejik müttefikliğe yakışmayan bu tutumuna rağmen, ABDnin darbecileri değil darbeyi etkisizleştiren halkın oyuyla iktidara gelen yasal hükümeti eleştirmesi, kör göze parmak dedirtiyor. ABDnin derdest edilen darbecilere desteğini alenileştiren ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby’ın açıklamaları oldu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, 15 Temmuz yapılan darbe girişimi sonrası gerçekleşen tutuklamalar hakkında ‘Türkiye’deki tutuklamaları endişe verici bir gelişme olarak görüyoruz. Kolluk ve yargı mensupları kamuoyundaki tartışmaların önünü kesmek için kullanılıyor’ demesi Türkiye için bardağı taşıran son damla. Amerikalıların ahmaklıkları bununla sınırlı değil. 15 Temmuz FETÖ darbe girişimine açıkça destek verdiği anlaşılan İncirlik Üssü’ne sürpriz bir misafir geldi. ABD 3’üncü Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Timothy Ray, İncirlik’te askerlerin çalışma koşullarını inceleme maskesi altında darbeye verdikleri desteğin izlerini silmeye çabalıyor. ABD Ordusu adına konuşan yetkililer, Türkiye’deki darbe girişimi ardından hükümetin tutuklama ve tasfiye operasyonunun, ABD’nin Ortadoğu stratejisini zorlaştırdığını düşünüyor. Amerikan Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, ordudan ihraçların Türkiye ile işbirliğini zorlaştırdığını söyledi. ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, “Muhataplarımızın birçoğu görevden uzaklaştırıldı ya da tutuklandı. Bunun Türklerle yürüttüğümüz işbirliğini zayıflatıp zorlaştıracağı şüphe götürmez” dedi. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın 2012-2013 yıllarında Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı olan Julianne Smith de geçen hafta bir gazeteye yaptığı açıklamada benzer bir yorum yapmıştı. Smith, “ABD’nin düzenli bir şekilde çalıştığı yüzlerce üst düzey ABD’li subay tutuklandı. Bu tasfiye pek çok seviyede sahip olduğumuz en iyi muhataplarımızı yerinden edecek. Ordudaki en güçlü irtibatlarımızı kaybedeceğiz” demişti.
ABD Merkezi Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı ve ABD ordusunun Ortadoğu operasyonlarından sorumlu olan General Joseph Votel; Türkiye’deki darbe girişimi sonrasında ABD’nin ilişkisinin bulunduğu bazı askeri liderlerin şu anda hapiste olduğunu söyledi. Votel’in açıklamasını yorumlayan ABD medyasına göre, “ABD’nin Türk Ordusu’ndaki en yakın müttefikleri darbeci suçlamasıyla içerde.” Votel, Türkiye’deki darbe girişiminin hâlihazırda İncirlik’teki askeri operasyonlar üzerinde sınırlamalar yarattığını ve darbenin iki ülke arasındaki dayanışma üzerinde yaratacağı muhtemel etkiden endişe ettiğini belirtti. General Votel daha önce Kobani’ye gidip PYD’lilere özerk bölge sözü vererek gündeme gelmişti.
ABD kendi beceriksizliğinin ve hain piyonlarının yol açtığı krizde en büyük darbeyi kendisine yaptı. ABD’nin içindeki bir başka üst akıl, Amerika’yı bölgeden tasfiye ediyor. FETÖ’nün kompartmantasyona büyük önem verdiği, TSK içindeki hücre tipi yapılanmasının açığa çıkmasını önlemek için, TSK içindeki FETÖ’cü subayların birbirlerini hiç tanımamaları gibi önemli bir ayrıntıyı dahi atlamadıkları düşünülürse, TSK ve diğer kurumlarda deşifre olmamış diğer hücrelerin bu hain misyonlarını sürdürecekleri söylenebilir. Eski CIA direktörlerinden ve Rand Corporation politik analisti Graham Fuller bundan böyle ağzıyla kuş tutsa, TSK içindeki kripto askerlerine yardım edememenin sancısıyla kıvranıyor. Nasıl kıvranmasın? Rahmetli Aytunç Altındal’ın papanın gizli kardinali olduğunu deşifre ettiği Fetullah Gülen’in yıllardır adeta iğneyle kuyu kazarak, İslam’ın tevhid inancı, Kur’an ve Sünnet uygulamasına ters, tuvalette gizli abdest alma, ima ile çaktırmadan namaz kılma, tanınmamak için oruç tutmama, hatta içki içme ve hatta zina etmek gibi Allah’ın haram kıldıklarını helal, helal kıldıklarını haram kılma şirkine ortak ettiği ve İslam’a taban tabana zıt sözde fetvalarıyla gözlerden ırak yetiştirdiği münafık kıtası şimdi yok!
Bunu bildikleri için bu açığı kapatmanın bir yolunu bulmuş gözüküyorlar. FETÖ’nün yeni okulu, ABD Hava Kuvvetleri Harp Merkezine ev sahipliği yapan ve dünyanın en büyük muharebe eğitim misyonuna sahip Nellis Hava Üssü’nde faaliyete başlayacak. Fetullahçı Terör Örgütü’nün, ABD’de 140 civarındaki sözleşmeli (charter) okulu yönettiği belirtiliyor. ABD’de 5 yıldır Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) okullarını araştıran yönetmen Mark Hall, FETÖ’nün Türkiye’deki darbe girişiminin kendisini hiç şaşırtmadığını, FETÖ’nün ABD’de birçok politikacı, gazeteci ve akademisyeni nüfuzu altına aldığını, ABD’de her yıl 150 okulu yönetsin diye 500 milyon doların Fetullah Gülen’in takipçilerine verilmesinin ilgisini çektiğini söylüyor. Türk ve Müslüman olmayan Mark Hall’ı dahi rahatsız eden ve kafayı taktıran bu hain kumpasçılara CIA ve FBI’ın FETÖ militanlarına hükümeti devirmeye yönelik stratejik ve istihbari eğitimler verdiği ortaya çıktı. Ülkemizi karıştıran, huzurumuzu bozan ve milli irademize gölge düşüren Amerika’ya ne denilebilir? Our boys have done it madem öyle Yankee go home! Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Şanlıurfa’nın Göbeğinde Kaçak AVM…
Şanlıurfa’nın Göbeğinde Kaçak AVM…
Kürt Dosyaları AİHM’de
Kürt Dosyaları AİHM’de