Papa Petrol Şirketi Ceosu mu?‏

Papa Petrol Şirketi Ceosu mu?‏

Papa petrol şirketi ceosu mu? Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco önceki adıyla Jorge Mario Bergoglio, yarınTürkiye’de. Papalık nedense Türkiye’ye ayrı bir ilgi gösteriyor. Bunun ...

27 Kasım 2014 - 19:52

Papa petrol şirketi ceosu mu? Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francesco önceki adıyla Jorge Mario Bergoglio, yarınTürkiye’de. Papalık nedense Türkiye’ye ayrı bir ilgi gösteriyor. Bunun tarihi nedenlerinin yanı sıra Mehmet Ali Ağcatarafından 13 Mayıs 1981’de II. Jean Paul‘e suikast düzenlenmesi de etkili herhalde. Ağca cezaevinden 6 ay sonra 23 Kasım 1979’da, adı Susurluk Kazası ile gündeme gelen Abdullah Çatlı’nın da aralarında bulunduğu iddia edilen bir grubun yardımıyla kaçırılmış ve Bulgaristan‘a geçmişti. Suikastın gerçekleştirildiği tarihte Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştiren askeri cunta iktidardı. Askerler içten ve dıştan gelen baskılara rağmen kıllarını kıpırdatmıyordu. Bence suikast Hristiyan dünyasına İslam dünyasının lideri Türkiye’den verilen bir uyarı. Bu ikaz yerine ulaşmış. İlgili merciler kendilerine mesajı almış olmalılar ki, Türkiye’nin tutum ve konumunu önemsiyorlar. Papalar Türkiye ziyaretlerine yönelik Vatikan’ın programıma hayır demiyor diyemiyor. Çünkü mevcut İslam ülkeleri arasında Suudi Arabistan, İran ve Mısır’a rağmen, sadece Türkiye İslam Âleminin lideri kabul ediliyor. Ne de olsa Osmanlı İmparatorluğu’nun varisi ve Hilafet merkezi. Papa Türkiye’ye geliyor. Ama Mısır’ın eli kanlı firavunu Sisi, Papa’nın ayağına yüz sürmek adına Vatikan’ın kapısında. Abdulfettah Sisi, terörle mücadele ve ekonomik kalkınma gibi konuların ele alınacağı Avrupa turunun ilk durağı olan İtalya’da gitti. Papa Franciscus ile görüştü. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğundan beri ilk kez Avrupa turuna çıkan Sisi’nin programının ilk gününde Vatikan’ı ziyaret etmesi manidar bulunuyor. İşte Türkiye ile Mısır’ın farkı. Mısır Firavunu Papa’nın ayağına gidiyor, Papa ise Türkiye’ye geliyor. Gerisi yazmama diplomatik nezaket izin vermiyor. Papa Arjantin doğumlu. 266. papa olarak seçilen I. Franciscus, Latin Amerika doğumlu olup Amerika’dan ve Güney Yarıküre’den gelen ilk papa olma önceliği ve özelliği taşıyor. İtalyan kökenli Franciscus; Arjantin’in resmî dili İspanyolca ve ana dili İtalyanca ile birlikte hatasız Almanca konuşuyor.  İngilizce ve Fransızca ve muhtemelen Portekizceye hâkim. Üniversite tahsili sırasında bunların yanında Latince ve Eski Yunanca öğrendiği biliniyor. Papanın hem Arjantin, hem de İtalyan vatandaşlığı mevcut. Papanın yaşadığı doğduğu toprakların yani Latin Amerika’nın ve yaşlı kıta Avrupa’nın sorunlarını çok iyi bildiğine şüphe yok. Papa Francesco; Cizvit cemaatinden. Cizvit deyip geçmeyin, bir zamanlar Hıristiyan Avrupa sömürgeciliğinin keşif gücü bir tarikat. Dünyayı hallaç pamuğu gibi atmışlar, nerede ne var ne yok çok iyi biliyorlar. Papa Francesco; önceki Papalara göre İslam Dünyasıyla ilişkilerinde daha dikkatli. Olmak zorunda çünkü İtalya başta olmak üzere pek çok Avrupa Birliği ülkesi Müslümanların yaşadığı coğrafyada yani Ortadoğu’da bulunan doğalgaz ve petrol yataklarına muhtaç. Avrupa’nın rüzgâr ve güneş enerjisi haricinde enerji kaynağı bulunmuyor. Yaşlı kıta Avrupa’nın kömür ocaklarında rezervler azaldı, bitti bitecek… Türkiye’de son yıllarda sıklaşan kömür ocaklarındaki kazaların tesadüf mü olduğunu sanıyorsunuz? İhmal evet var lakin ihmali sabotaja dönüştürebilecek derin akıl, mühendislik bilgisi ve teknoloji de onlarda var. Papa Francesco’nun küçük krallığı Vatikan, Avrupa gemisinde. Bu gemi batarsa Vatikan’da batar. Kürtler ve IŞİD, büyük bir enerji krallığının üstünde oturuyor. Doğalgazı ve petrolü çıkarıp işleyebilecek teknolojiye sahip değiller. Ancak onların payına Avrupa adına Hıristiyan âlemi adına bu kaynaklara jandarmalık yapmak düşer. Telegprah gazetesinde yer alan bir habere göre Papa Francis, Irak ve Suriye’de saldırılarını sürdüren radikal İslamcı IŞİD örgütünün liderleri ile müzakere etmenin neredeyse imkânsız olduğunu bildiğini, ancak Irak ve Suriye’de barışı sağlamak adına yapılacak “her tür girişime kapının açık olduğunu” söylemiş. Müslümanların birbirlerini boğazlaması Papa’nın çok mu umurunda? Neden durup dururken böyle bir açıklama yapmaya, hem de Türkiye ziyareti öncesi yapmaya gerek duyuyor? Misyonerlerin dillerine doladıkları bir şey vardır. Sevgi diliyle konuştuklarını söylerler. Hep barıştan söz ederler. Dünyayı sömüren milyonlarca insanın sefaletten yoksulluktan ölmesine sebep olan Avrupalı Hristiyan devletler değilmiş gibi davranırlar. 28-30 Kasım tarihleri arasında Türkiye’yi ziyaret etmeye hazırlanan Papa Francesco’da bu ziyaretin “barış meyveleri vermesini” dilediğini söyleyince kusura bakmayın ama ben acayip işkillendim. Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Parolin, dinlerarası diyalogun, Papa’nın Türkiye seyahatinin merkezinde olduğunu söylemesi de ilginç. Bunlar bizim bıraktığımız yerdeler. Türkiye o badireyi atlatalı çok oldu. Türkiye’de “dinlerarası diyalog” denilince akla hemen paralel yapının geldiğinden habersizler. Katolik âleminin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus’un, Türkiye’ye yapacağı ziyaret öncesi inananlardan kendisi ve bu ziyareti için dua etmesini istemesi, ziyaretin zorlu geçeceğini kanaatinde olduğunu gösteriyor. İstanbul Latin Katolik Episkoposu Monsenyör Louis Peletra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan Papa Francis’in herhangi bir istek ve talepte bulunmayacağını söylese de ben tam aksini düşünüyorum. Çünkü IŞİD’le görüşme kapılarının açık tutulmasını istemesi aslında Türkiye’nin arabulucu olmasını istediği anlamına geliyor. Papaların Türkiye’ye ziyaretinin genellikle aynı zaman aralığına rastlaması bir planlamanın sonucu. Çünkü, Fener Rum Patrikliğikurucusu olduğuna inanılan Aziz Havari Andreas yortusu, 29-30 Kasım tarihlerine denk geliyor. Aynı şekilde Papa Francesco’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak, Aziz Havari Andreas yortusu günlerini tercih ederek Türkiye’de bulunacak. Avrupa çoktan IŞİD gerçeğine alıştı. Bükemediğin eli öpeceksin ayağına yatıyorlar. Mesela Norveç IŞİD’in elinde tuttuğu şehirlerde hastaneler zinciri kuruyor. Norveç televizyonu NRK, Norveç devletinin verdiği yardımlarla çalışma yürüten Tel Abyad’daki hastanenin tamamıyla IŞİD güçlerinin denetiminde olduğunu açıkladı. Bundan iki yıl önce Norveç yardım kuruluşu Norveç Yardım Komitesi(Norwac) çok kötü durumda olan hastaneyi işler hale getirmek için girişimde bulundu. Hastaneye çok sayıda sağlık malzemeleri ve araçları gönderdi. Ameliyat salonları, eczane ve laboratuvar açıldı. Satın alınan diyaliz makinaları hastaneye yollandı. Tüm bunların İsveç devletine 6,2 milyon krona mal olduğu belirtiliyor. Norveç sıradan bir ülke değil. Kıyı şeridin de zengin petrol yakları mevcut. Hem NATO üyesi, hem de; Norveç, İsviçre, İzlanda ve Lihtenştayn ile birlikte EFTA (Avrupa Serbest Dolaşım Örgütü) üyesi. Türkiye’yi ziyaret edecek Papa Franciscus, yaşlı kıta Avrupa adına görüşmelerde bulunmak üzere geliyor. Belki bu ziyaret; Roma’yı kuşatan Atilla ile Avrupalıların “Tanrının Kırbacı” lakabını taktıkları Atilla’yı Roma surlarının önünde karşılayan, Papa 1. Leo’nun görüşmesi ile karşılaştırılabilir. Muhtemelen Papa Franciscus, Türkiye’den IŞİD’le diyalog kurmalarına yardımcı olması talebinde bulunacak. Çünkü IŞİD’in kontrolündeki topraklarda doğal gaz var, petrol var. Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com   “Bu makalede yer alan görüşler yazara aittir ve haber-sanliurfa.com’un editöryel politikasını yansıtmayabilir.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Abilerin'den Minik öğrencilere Ayakkabı
Abilerin'den Minik öğrencilere Ayakkabı
MESLEK YÜKSEKOKULARI ÇALIŞTAYININ 2.’Sİ CEYLANPINARDA YAPILDI
MESLEK YÜKSEKOKULARI ÇALIŞTAYININ 2.’Sİ CEYLANPINARDA...