Putin’in hastalığını, İsrail’le ilişkileri önce ben...

Putin’in hastalığını, İsrail’le ilişkileri önce ben yazdım!

Zamana tanıklık etmek yazarlığın yüklediği tarihi bir misyon. Bu bir tür Atasoy Müftüoğlu’nun kitabına başlık olan ‘Vakti Kuşanmak’la ilgili. Bu nedenle zamana tanıklık ederken ileriye ...

18 Aralık 2015 - 23:13

Zamana tanıklık etmek yazarlığın yüklediği tarihi bir misyon. Bu bir tür Atasoy Müftüoğlu’nun kitabına başlık olan ‘Vakti Kuşanmak’la ilgili. Bu nedenle zamana tanıklık ederken ileriye dönük öngörüleriniz aynı zamanda sizin zamanda yolculuğunuz olabiliyor. Bu hâl birazda kökü mazide olan âtilikle ilgili bir durum. Malûmunuz Ziya Gökalp, Yahya Kemal’in hâlâ aruz’la şiir yazmasına, geçmişten çokça dem vurmasına karşıdır. Bir sohbet esnasında Yahya Kemal’e: “harabisin harabati değilsin. gözün mazidedir, âti değilsin.” der. Yahya Kemal’in altta kalmaya hiç niyeti yoktur cevap verir: “ne harabiyim, ne harabatiyim. kökü mazide olan âtiyim.” Geleceğe dönük bazı tahminlerimizin, tahlillerimizin isabet kaydettiğini görmek, yazarlığın manevi ödülü. Örneğin Türkiye medyasında konu ile ilgili hiçbir haber ve yorum yayınlanmadığı dönemde ben Putin’in hastalığına dikkat çekmiş, “İbn-i Sina’ya göre insanın iç organlarının durumu ile ruhsal durumu arasında, birbirinden bağımsız olmayan, birbirini etkileyen sıkı bağlar vardır. Organizmada meydana gelen şu veya bu bozuklukları, doğrudan doğruya ruhsal hastalıklar ortaya çıkarır. Bu anomi olduğu kadar patolojik bir vakıaya yol açar. İbni Sina bu sürecin tersinden de işleyebileceğini söyler. İşte Putin tamda bu açmazı yaşıyor. Ondaki psikolojik çöküntü çok yakın zamanda biyolojik rahatsızlıklarını gün yüzüne çıkarabilir” tespitinde bulunmuştum.Bkz 27 Kasım 2015 Cuma/nokta32.com/Putin’e Söylesinler, Her An Kafayı Sıyırabilir! Daha sonra BBC başta olmak üzere küresel medya kuruluşlarında Putin’in Parkinson hastası olabileceğine dair haberler yer aldı. Putin’in Parkinson hastası olduğuna dair uzman görüşleri yayımlandı. Aynı şekilde Türkiye İsrail arasında yaşanan görüşme trafiğine ilişkin ayrıntılı analizler kaleme aldım. Bkz. 18 Mart 2015 Çarşamba/ Türkiye Diyanet’in Umre programı üzerinden İsrail’le diyalog halinde!- 29 Mart 2015/Türkiye-İsrail işbirliğinde Türkiyeli Mossad başkanının rolü nedir?/ 24 Haziran 2015 Çarşamba /Türkiye istedi İsrail Mursi’yi ipten alacak!- 09 Aralık 2015 Çarşamba/MOSSAD’ın Türkiyeli Başkanı İşi Bıraktı! Dediklerim birer birer gerçekleşince tevazuu bir kenara bırakıp analizlerimin nasıl çıktığına dair gelişmeleri sizlerle paylaşmak istedim. Mesela son olarak Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi için yetkililer arasında İsviçre’de görüşme yapıldığı açıklanması, Türkiye kamuoyunda özellikle İslamcı kesimde şaşkınlıkla karşılandı. Oysa beni takip eden siz gönül dostları bu gelişmeleri zamanında öğrendiniz. Sizleri hiç yanıltmadım. Lakin İslamcı kesimin kalemşorları iki ülke arasında ticari ve siyasi ve kültürel ilişkilerin akıbetinden haberdardı. İktidarın çanak yalayıcısı oldukları için örtülü ödenekten tahsis edilen maaşlarını kaybetme korkusuna seslerini çıkaramıyorlardı. Anlaşmada son noktaya gelinince, Mavi Marmara çıkartmasının organizatörü İHH (İnsani Yardım Vakfı), Türkiye ve İsrail’in anlaşmaya yakın olduğu yönündeki haberlere tepki gösterdi. Vakfın Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Türkiye ile İsrail arasında yapılacak bir anlaşmanın Türkiye, Filistin halkı ve Ortadoğu halklarının aleyhine olduğunu düşünüyoruz” ifadesi kullanıldı. Mossad başkanlığına atanan Yosi Cohen, daha önce Haziran 2015’te İtalya-Roma’da İsrail Dış İşleri Müsteşarı Dore Gold ile Türkiye Dış İşleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu iki ülke arasında Mavi Marmara’dan sonra oluşan krizi sona erdirebilmenin yolunu bulmak için Roma’da bir araya gelmişlerdi. Görüşmedeki üçüncü isim Milli Güvenlikten sorumlu Danışman Yosi Cohen, uzun zamandır Türkiye ile olan ilişkileri düzenlemeye çalışan kişiydi ve bugün MOSSAD başkanı. Medyaya düşen ayrıntılara bakılırsa İsrail; 2010 yılındaki Mavi Marmara baskınında hayatını kaybeden Türk vatandaşları için Türkiye’ye tazminat ödemeyi kabul etti. İsviçre’de yapılan anlaşmaya göre, İsrail, Türkiye’ye 20 milyon dolar tazminat ödeyecek. Türkiye ise bunun karşılığında baskında görev alan İsrail askerlerine açtığı davalardan vazgeçecek. Mutabakat, Hamas’ın Türkiye’deki faaliyetlerinin sınırlandırılmasını da öngörüyor. Hamas’ın askeri kanat liderlerinden Salih El Aruri Türkiye’den sınır dışı edilecek. İsrail-Türkiye anlaşmasının bir diğer maddesini ise enerji işbirliği oluşturuyor. İsviçre’deki görüşmeye İsrail tarafından Mossad’ başkanı Yossi Cohen ile büyükelçi Joseph Ciechanover’in katıldığı, Türkiye’yi ise Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’nun temsil ettiği belirtiliyor. Yazmanın tamda sırası Türkiye merkez bizi tanır herkes! Twitter: @oc32oc39 omurcelikdonmez@hotmail.com

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Marlboro Grubu'nun Zamlı Sigara Fiyatları
Marlboro Grubu'nun Zamlı Sigara Fiyatları
Siverek'te Elektrik akımına kapılan koyunlar telef oldu
Siverek'te Elektrik akımına kapılan koyunlar telef oldu