Ruslar etnik temizliğe Kadirov’dan başladı!

Ruslar etnik temizliğe Kadirov’dan başladı!

Etnik temizlik kavramı, Sırpların Srebrenica’de binlerce Boşnak Müslümanı öldürmesiyle literatüre girdi. Etnik ve din temelli milliyetçilik, Bosna Savaşı’ndaki katliam ve yıkımın temel sebebiydi. Sırp Ortodox ...

13 Aralık 2015 - 04:29

Etnik temizlik kavramı, Sırpların Srebrenica’de binlerce Boşnak Müslümanı öldürmesiyle literatüre girdi. Etnik ve din temelli milliyetçilik, Bosna Savaşı’ndaki katliam ve yıkımın temel sebebiydi. Sırp Ortodox siyasi ve dini liderleri, tarihi ve dini kendi etnik temizlik siyasetlerinde ideolojik bir argüman gibi kullanmışlardır. Bu açıdan bakıldığında; Bosna Savaşında tarihi ve kültürel mirasın yok edilişi, Srebrenica, Zepa katliamları ve toplama kampları ile Müslüman Boşnak kadınlarının sistematik tecavüze uğraması, Sırp siyasi ve dini liderlerin propagandası ile yaygınlaşan soykırım ideolojisinin ürünüydü. Etnik temizlik; bir etnik gruba mensup insanların zorla yerinden edilmesini amaçlayan değişik siyasal politikaları ifade etmek için tercih edilen bir kavram. Genellikle, zorla, belirli bir nüfusun yerini değiştirme (tehcir) gibi uygulamaların sonucunda ortaya çıkıyor. Bu terim, etnosid ve jenosid ile yakından ilişkili. Etnik temizlik, dar anlamda büyük insan hakları ihlalleri ve diğer faktörler eşliğinde, kitleleri zorla yerlerinden etmek olarak tanımlanırken; geniş anlamda nüfus transferi teriminin eş anlamlısı olarak ta kullanılıyor. Rusların etnik temizlik konusunda suç dosyaları hayli kabarık. Kırım Tatar Sürgünü Rusların bu insanlık suçlarından birisi. Josef Stalin’in emri ve Sovyet hükümeti kararıyla 18 Mayıs 1944 tarihinden başlayarak Kırım Tatarları, Özbekistan ve Sovyetler Birliği’nin diğer bölgelerine sürgün edildiler. Sovyet muhaliflerinin bilgilerine göre, pek çok Kırım Tatarı, Sovyetler GULAG sistemi tarafından yapılan büyük ölçekli projeler için işçi olarak çalıştırıldı. Günümüzde Kırım Tatar aktivistler sürgünün soykırım olarak tanınması için çağrıda bulunuyor. Yine Şubat 1944’te yarım milyon kadar Çeçen ve İnguş, Sovyetler Birliği’nin uzak bölgelerine sürgüne gönderilmişti. 13 yıl sonra geri dönmelerine izin verildiğinde bu insanların üçte birinin öldüğü tahmin ediliyor. Stalin liderliğindeki Sovyetler Birliği, 14 Kasım 1944’te Gürcistan’ın Ahıska bölgesinde yaşayan on binlerce Ahıskalı Türk’ü “sınır güvenliğini tehdit ettikleri” gerekçesiyle sürgün etti. Trenlere bindirilen ve günlerce yolculuk eden Ahıskalı Türkler Sovyet topraklarında dört bir tarafa dağıtıldı. ABD, Türkiye, Rusya, Kırgızistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Ukrayna, Kıbrıs ve Gürcistan’da yaşayan Ahıskalı Türklerin sorunları 70 yılda çözülemedi. Rusların etnik temizlik operasyonları sınır tanımıyor. Şimdi de Suriye’de benzer bir faaliyet çabasındalar. Bu nedenle Ankara ve Rusya arasındaki tansiyon her geçen gün yükseliyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Rusya’yı Suriye’de etnik temizlik yapmakla suçladı ve yeni bir sığınmacı dalgasına karşı da uyardı. Ankara’nın iddiasına göre; Rusya etnik temizlik yaparak Lazkiye ve Tartus’taki askeri üslerini korumayı amaçlıyor. Moskova’nın bu bölgede Sünni Arap ya da Türkmen nüfusu istememesinin ana nedeninin bu olduğu malûmumuz. Hatırlarsanız 23 Eylül 2015’te Moskova Ulu Camii’nin açılışına katılan Erdoğan, daha sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmüştü. Görüşmede Putin’in Erdoğan’a “Esad ülkenin yüzde 15’ini kontrol edebiliyor. Şam’dan başlayıp Humus, Hama üzerinden Lazkiye’yle Akdeniz’e açılan bir butik devlet kurma peşinde” dediği, konuşmanın muhatabı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyu ile paylaşılmıştı. Bu diyalogtan anlaşıldığına göre, Suriye’deki Rus kuvvetleri, Baas rejiminin diktatörü Esad için butik devlet inşa etmeye çalışıyor. Bkz 29 Eylül 2015/ fikrikadim.com/Şırnak Kerbelaya döndü Rusya Suriye’yi böldü! Etnik temizlik bazen bumerang gibi failini buluyor. Temizlik yapmak isteyenler temizliğe kurban gidiveriyor. Çeçenistan’ın Cumhurbaşkanı Ramazan Kadirov’un MXR milisleri tarafından vurularak başından yaralandığı ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığına dair haberler ajanslara düştüğünde ilk akla gelen muhalif Çeçenler olsa da ben daha farklı bir suikast senaryosunun serviste olduğu düşüncesindeyim. Rus savaş uçağının sınır ihlali yaptığı için düşürülmesinin sonrasında, Putin’e bağlılığıyla bilinen Çeçenistan Başkanı Ramazan Kadirov, Türkiye’ye tehdit mesajları göndermiş, ”Hiç şüphem yok ki Türkiye, Rus uçağını düşürdüğü için uzun süre pişman olacak. Her defasında dostluk ve iş birliğinden bahsedenler, böyle sinsice davranmaz.” açıklamasını yapmıştı. Kadirov’un haddini aşan mesajına en sert tepki, Suriye’de Baas rejimiyle mücadele eden ve Kadirov muhalifi Çeçen mücahitlerden gelmiş, Türkiye’yi tehdit eden açıklamalarda bulunan Çeçenistan Başbakanı Kadirov’a, Çeçen İçkeriya Cumhuriyeti Cephesi’ne mensup Çeçenler yaptıkları yazılı açıklamada, Kadirov’un amacının Putin’in gözüne girmek olduğunu belirterek; “Çeçen mücahitler Türkiye Cumhurbaşkanı ve dünya Müslüman halkların lideri Recep Tayyip Erdoğan’dan ne kadar karmaşık olursa olsun emir beklemektedir” ifadelerini kullanmışlardı. Şimdi bu açıklamada yer alan ifadeye bakarak, Çeçen mücahitlerin Türkiye Cumhurbaşkanı ve dünya Müslüman halkların lideri Recep Tayyip Erdoğan’dan ne kadar karmaşık olursa olsun bekledikleri emrin, Kadirova suikast olduğunu söylemek safdillik olur. Böyle bir akıl yürütme Türkiye’ye yönelik her türlü karalama kampanyası yürüten Rusya’nın ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramaz. Çünkü Rus gizli servisi, Kadirov’un ve ona tepki diğer açıklamanın ardından, Kadirov’a yönelik bir suikastın, Türkiye’ye ihale edileceğini çok iyi biliyorlar. Ramazan Kadirov her ne kadar yaptığı açıklamalarla Putin’e toz kondurmamaya çalışsa da Birinci Rus – Çeçen Savaşı’nda babası Ahmet Kadirov ile Ruslara karşı savaştığı için Putin nezdinde her daim şüpheliler listesindeki yerini korumuş, Çeçenya Cumhuriyeti’nin ikinci devlet başkanı Alu Alkhanov’un ölümünden sonra Vladimir Putin’in desteği ile Çeçenya Cumhuriyeti devlet başkanı olmuştur. İkinci Rus-Çeçen Savaşı’nda Rusların yanında yer alması hatta kendisine 2004’te Vladimir Putin tarafından Rusya Federasyonu Kahramanlığı Madalyası verilmesi, benim bu iddiamı gölgelemez. Çünkü Ruslara göre iyi Çeçen ölü Çeçen’dir. Ramazan Kadirov’a yönelik suikastın perde arkasında Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) olduğu söylenebilir. Ukrayna Meclisi Petro Poroşenko Bloku’nun milletvekillerinden Vadim Denisenko’nun, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve Çeçenistan Cumhurbaşkanı Ramzan Kadırov’un temsilcileri arasında açık savaşın başladığı iddiasını dillendirmesi, suikastın Made in Russia olduğunu göstermektedir. Kadirov’un çizmeyi aşan icraatlarından birisi de Rus muhalif lider politikacı, Boris Jefimovitsj Nemtsov’un 27 Şubat 2015’te , Moskova’da öldürülmesi. Eski Devlet Başkanı Boris Yeltsin yönetiminde Enerji Bakanı ve Başbakan Yardımcısı görevlerinde bulunan Nemtsov, Putin’in tanınmış muhaliflerinden biriydi ve sıklıkla hükümeti ve politikalarını eleştiriyordu. RPR-PARNAS’da yani Cumhuriyetçi Parti-Halkın Özgürlüğü Partisi’nde 2012’den bu yana politika yapıyordu. Ruslarla Kadirov arasında zaman zaman su yüzüne anlaşmazlıkların başında, Rus güvenlik güçlerinin Çeçen yönetiminden izin almadan bölgeye giriş yaparak operasyonlar düzenlemeleri. Nitekim geçtiğimiz aylarda Çeçen bölgesine izinsiz giriş yapan Rus güvenlik güçlerini engellemek isteyen bir Çeçen asker, Ruslar tarafından öldürülmüş bunun üzerine Çeçenistan lideri Kadirov, güvenlik güçlerine bölgeye izinsiz giren Rus askerlerine ateş açma izni vermişti. Bu olaydan sonra FSB ve Kadirov’un adamları arasında büyük savaşın başladığı ve Nemtsov cinayetinin nedeni olduğu iddia edilmişti. Muhaliflerini ortadan kaldırmakla itham edilen Putin; muhalif lider Boris Nemtsov’un ölümünün siyasi olduğunu kabul etmek ve kınamak zorunda kalmıştı. Putin’in, “Emniyet güçlerimiz, bu tür yüksek profilli suçlara, özellikle siyasi amaçlar taşıyanlara odaklanmalıdır” sözlerinden, işaret ettiği odaklanmanın merkezindeki ismin Kadirov olduğu, Kadirova yönelik suikasttan anlaşılıyor. Çeçenistan lideri Ramzan Kadirov’un Grozni’de suikast sonucu ağır yaralandığına dair haberler Rusya ve Çeçenistan’dan hiçbir kaynak tarafından doğrulanmadı ama Kadirov’un haberlerin yapıldığı sırada sosyal medya hesaplarından paylaşım yapılması ise dikkat çekti. Suikast haberin ilk olarak Rusya’daki “Vkontakte” sosyal paylaşım sitesinde yer alması dikkat çekici. Çeçenistan lideri Ramzan Kadirov’un Grozni’de suikast sonucu ağır yaralandığına dair haberler Rusya ve Çeçenistan’dan hiçbir kaynak tarafından doğrulanmadı. Kadirov’un haberlerin yapıldığı sırada sosyal medya hesaplarından paylaşım yapılması ise dikkat çekti. “Vkontakte” Rus Facebook’u olarak biliniyor. Vkontakte (Rusça: В Контакте), Rusya’da ve Ukrayna’da en çok kullanılan sosyal web sitesi. Popüleritede Beyaz Rusya’da 1., Rusya’da 2., Ukrayna’da 3. Kazakistan da 5. ve dünyada 20. sırada. Ruslar Sovyet döneminde başladıkları etnik temizliği, günümüzde Suriye’de sürdürüyor. Rusya Suriye’de etnik temizlik yaparak Lazkiye ve Tartus’taki askeri üslerini korumayı amaçlıyor. Ancak bu temizlik, suikast haberlerinden de anlaşıldığına göre Çeçenistan Cumhurbaşkanı Ramzan Kadırov’u da kapsıyor. Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerindeki iktidar savaşlarına ve muhalif hareketlere bakıldığında, Putin kendi iktidarını hedef alan hiçbir muhalif lideri sağ bırakmıyor. Belki de bu istihbaratta çalıştığı yıllardan edindiği bir alışkanlık. 1975 yılında Leningrad Üniversitesi Uluslararası Hukuk Bölümünden mezun olmuş, 43 yıl önce Tüpraş’ta çalışmış, KGB ajanı olarak staj yapmıştı. 1971-72 yıllarında Tüpraş kurulurken Rus tank montaj firmasının personelden sorumlu amiri kimliğiyle Aliağa’da görevlendirilmişti. Stajer Putin şimdi en yakın adamına Kadirov’a suikast düşünebiliyorsa ben bir kez daha haklıyım, neden mi? Çünkü Putin kafayı sıyırmış. Bkz 27 Kasım 2015 Cuma/ www.nokta32.com/Putin’e Söylesinler, Her An Kafayı Sıyırabilir!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Suruç'ta 14 öğrenci zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldı
Suruç'ta 14 öğrenci zehirlenme şüphesiyle hastaneye...
BÜYÜKHATİPOĞLU’NDAN ŞUTB’YE ZİYARET
BÜYÜKHATİPOĞLU’NDAN ŞUTB’YE ZİYARET