SAHTE ŞEYHLERİN HÜKMÜ VE AKIBETLERİ – 3

SAHTE ŞEYHLERİN HÜKMÜ VE AKIBETLERİ – 3

Rûhu’l Beyan Tefsiri, İsmail Hakkı Bursevi (k.s.)Şeyhlik ve Evliyâlık Taslayanlar Sonra (hakikaten evliyâ ve şeyh olmadan, mürşid-i kâmilleri) taklid edenler; gerçekten Firavunun ve onun sihirbazlarının ...

13 Ağustos 2016 - 00:19

Rûhu’l Beyan Tefsiri, İsmail Hakkı Bursevi (k.s.)Şeyhlik ve Evliyâlık Taslayanlar Sonra (hakikaten evliyâ ve şeyh olmadan, mürşid-i kâmilleri) taklid edenler; gerçekten Firavunun ve onun sihirbazlarının yolunu takip eden kişilerdirler. Ve onlar (sahte şeyhler), tahkik ehli (hakik-i mürşid kamil için) diyorlar ki: -“Muhakkak ki bunlar, sizi şeyhlik makamlarınızdan çıkarıyorlar Ve avâmın yanında kalblerinizin mertebelerinden ediyorlar! İnsanların yüzlerini sizden çeviriyorlar! Onlar, sizin kavminizin eşrafını (sizden) uzaklaştırıyorlar, Melikleri, Âmirleri, Marifet erbabını, Mevki ehlini, Mal sahiplerini, Zenginleri sizden uzaklaştırıyorlar. ” diyor… Ve böylece bu sahte şeyler, gerçekten hile yoluna giriyorlar. Ve bunlar, Allâhü Teâlâ hazretlerinin nurunu söndürmek istiyorlar. يُرِيدُونَ أَنْ يُطْفِئُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَيَأْبَى اللَّهُ إِلَّا أَنْ يُتِمَّ نُورَهُ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ -“İstiyorlar ki Allah’ın nûrunu ağızlarıyla söndürsünler… Allah da razı olmuyor… Ancak nûrunu itmam eylemek diliyor. Kâfirler isterlerse hoşlanmasınlar…” Yani şirki- hafi (gizli şirk ile) müşrik olanlar, demektir. Evliyâullah ve Âlimlere Dil Uzatmak Sahte şeyhler, kendilerinden başka evliyâ ve âlim bilmezler. Sahte şeyhler, evliyâullaha düşmandır. Sahte şeyhler, âlimlere düşmandırlar. Sahte şeyhler, ârifbillâh zatları sevmezler. Sahte şeyhler, sadece ve sadece câhil insanları severler. Mesnevî’de buyurdu: هركه برشمع خدا آرد پفو … شمع كى ميرد بسوزد پوزاو -“Her kim, Allâhü Teâlâ hazretlerinin kandillere üflerse; (âlimleri ve evliyâullahı yererse) O kandiller, o kişinin yüzünü yakar…” Yol Kesen Eşkıyâ Mürşid-i kâmil olmadığı halde irşad makamını ve şeyhlik iddia edenler, hakikatte yol kesen eşkıyâ kişilerdir. قطاع الطريق Kutta-i tarik: Yol kesen eşkiyâ demektir. Bir yerden bir yere giden kişi veya kervânların yolunu kesip, onların değerli eşyâ ve paralarını alan haramzâdelere “kutta-i tarik” yol kesen eşkıya denilir. Tasavvuf literatüründe ise “Kuttâ-i tarîk”: Nakıs şeyh, demektir. Yani daha kemâle ermeden, evliyâ olmadan ve mürşid-i kâmil olmadan şeyhlik postuna oturan ve şeyh olduğunu iddia eden kimse, demektir. Bu sahte şeyhler, yol kesen eşkiyâlardan daha tehlikeli ve daha zararlıdırlar. Çünkü eşkiyâ yolcuların mallarını ve paralarını alırlar; bu sahte şeyhler, ise insanların hak yola girmelerine, manen yükselip; Allâhü Teâlâ hazretlerine evliyâ olmalarına mani oluyorlar. Sahte Şeyhler Nefsini konuşan ve işâret ehlinin mertebesine indiren ve onların esrârını ve onlara mahsus olan hitâba mülâkî olmadığı ve nefislerine onların ilhâmı gelmediği halde (kendisine ermiş görüntüsü verenler de bu âyet-i kerimede belirtilen zâlimlerdendir….) Gevezelik yapan (maneviyattan konuşmak için kendilerini zorlayan), Allâhü Teâlâ hazretlerinin kâmil ve vâsıl olan kullarının kalblerinin üzerine indirdiği esrâr ve hakikatin misliyle konuştuklarını iddia edenlerin sözlerinde tefekküh (fıkhî manâlar) ve maneviyat ile konuşmaya zorlayanların hepsi zâlimlerdendir. Kendilerinin manevîyat ehli olduğunu iddia edenlerin (halkı çevresine toplayıp manevî yollarını kesenlerin) zulmü ve zulümlerinin zararları ve onları iftirâları (yani evliyâ olmadıkları halde biz evliyâyız deyip Allâh’a iftirâ etmeleri ve konuşmalarının Allâh’tan ilhâm olduğu yalanını söylemelerinin cezâsı) ruhun ilgisinin bedenden kesilmesi anında ortaya çıkar. Bunların (sahte şeyhlerin ve evliyâlık taslayanların) ruhları kalıplarından kerhen ve istemeyerek çıkar. Çünkü onların ruhları, dünyevî şehvetler ve lezzetlere bağlıdır. Onlar, gaybî hakikatler lezzetinden ve uhrevî şehvetlerden mahrumdurlar… Sahte Şeyhlerin Kötü Ölümü Melekler, onların (yani manevî makamlara ermedikleri halde sahte şeyhlik ve evliyâlık taslayanların) ruhlarını şiddet ve zilletle almak için; ellerini kahr ile kendilerine uzatır. Bunların karşılaştıkları şiddet ve aşağılama onların; 1- İftirâlar, 2- Yalanları, 3- Halkın yanında sahip oldukları yüksek mertebe, 4- Halkı kandırmaları, 5- Riyâsetleri, 6- Halkın üzerinde tahakküm kurmaları, 7- Mahlukatın sınıfları üzerinde başkanlık talep etmeleri, 8- Yapmış oldukları tahribat hasebiyledir… Bunların ruhlarını verirken karşılaşacakları şiddet, aşağılık ve zillet onların bu tahribata taallukları nispetindedir… Allâhü Teâlâ hazretleri buyurduğu gibi: وَلَوْ تَرَى إِذْ الظَّالِمُونَ فِي غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلَائِكَةُ بَاسِطُوا أَيْدِيهِمْ أَخْرِجُوا أَنفُسَكُمْ الْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللَّهِ غَيْرَ الْحَقِّ وكُنْتُمْ عَنْ آيَاتِهِ تَسْتَكْبِرُونَ -“Görsen, o zâlimler ölüm dalgaları içinde boğulurken, melekler ellerini uzatmış “Çıkarın” diye, “canlarınızı.” Bugün zillet azabıyla cezalanacaksınız; çünkü Allah’a karşı hak olmayanı söylüyordunuz; ve çünkü Allah’ın âyetlerinden istikbâr ediyordunuz (büyüklük taslıyordunuz).” Yani sizin içinize emânet edilmiş âyetlerden yüz çevirdiniz ve sizde bulunmayan şeylerle gösteriş yaptınız. Sahte Şeyhler Zinâkâr ve Eşkıya İle Haşr Olurlar Gerçekten o evliya olmadan evliyalık taslayanlar ve irşad makamına olaşmadan şeyhlik iddia edenler, istidad ve itikadat rahmlerini ifsat ediyorlar. Ona hakka aykırı olan nutfeleri ilka etmekle istitadları ve itikadları bozuyorlar. Ve onlar, mukallidleri (mürit ve talebeleri) hakikat tarikatından çeviriyorlar. Hayır (ve maneviyat) yolunda onların yollarını kesiyorlar. Bu evliya olmadan evliyalık taslayanlar ve irşad makamına olaşmadan şeyhlik iddia edenler, kıyamet gününde zina edenler ve yol kesen eşkıya ile beraber haşr olurlar. MANEVİYÂT İLE ZULÜM Evliyâullah olmadıkları halde, Allâhü Teâlâ hazretlerinin evliyâ kulu olduğunu idda etmek büyük bir zulümdür. Mürşid-i kâmil olmadıkları halde; irşad makamını idda etmek büyür bir zulümdür. Maneviyât İddia Edenler Kendisinde herhangi bir maneviyat olmadığı halde; maneviyât iddia eden kişi zalimdir. Evliyâullah olmadığı halde, velâyet makamını iddia edenler zalimdir. Mürşid-i kâmil olmadıkları halde; irşad makamına oturan ve halkı etrafına toplayanlar zâlimdir. Ehli olmadığı halde halkı kendisine rabita ettirenler zalimdir. Allâhü Teâlâ hazretleri buyurdu: وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنْ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِبًا أَوْ قَالَ أُوحِيَ إِلَيَّ وَلَمْ يُوحَ إِلَيْهِ شَيْءٌ وَمَنْ قَالَ سَأُنزِلُ مِثْلَ مَا أَنزَلَ اللَّهُ وَلَوْ تَرَى إِذْ الظَّالِمُونَ فِي غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلَائِكَةُ بَاسِطُوا أَيْدِيهِمْ أَخْرِجُوا أَنفُسَكُمْ الْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللَّهِ غَيْرَ الْحَقِّ وَكُنتُمْ عَنْ آيَاتِهِ تَسْتَكْبِرُونَ -“Uydurduğu yalanı Allah’a isnad eden veya kendine bir şey vahyedilmemişken “Bana vahyolunuyor” diyen kimseden, bir de “Allah’ın indirdiği âyetler gibi ben de indireceğim” demekte olan kimseden daha zâlim kim olabilir!? Görsen, o zâlimler, ölüm dalgaları içinde boğulurken, melâike ellerini uzatmış “Çıkarın canlarınızı!..” diye, bugün zillet azâbıyla cezalanacaksınız. Çünkü Allah’a karşı hak olmayanı söylüyordunuz ve çünkü Allah’ın âyetlerinden istikbâr ediyordu Allâhın Laneti Zalimlerine Üzerinedir وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنْ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِبًا أُوْلَئِكَ يُعْرَضُونَ عَلَى رَبِّهِمْ وَيَقُولُ الْأَشْهَادُ هَؤُلَاءِ الَّذِينَ كَذَبُوا عَلَى رَبِّهِمْ أَلَا لَعْنَةُ اللَّهِ عَلَى الظَّالِمِينَ -“Hem, bir yalanı Allah’a iftira edenden daha zâlim kim olabilir? Bunlar rablarına arz olunacaklar. Şâhidler de şöyle diyecekler: -“Ta şunlar rablarına karşı yalan söyleyenler.” Haberiniz olsun; Allah’ın lâneti zâlimler üstüne…” İnsanlar Arasında Evliyâullah Olduğunu İddia Edenler İnsanlar, arasında kendilerinin evliyâullah olduğunu iddia edenlere, Allâhü Teâlâ hazretleri şöyle sesleniyor: قُلْ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ هَادُوا إِنْ زَعَمْتُمْ أَنَّكُمْ أَوْلِيَاءُ لِلَّهِ مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ (6) وَلَا يَتَمَنَّوْنَهُ أَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِالظَّالِمِينَ (7) قُلْ إِنَّ الْمَوْتَ الَّذِي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَإِنَّهُ مُلَاقِيكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ (8) De ki: “Ey o yahudi olanlar! Siz diğer insanlardan başka olarak Allah’ın dostları bulunduğunuzu zu’m ve zan ediyorsanız, haydin ölmeyi temenni edin. Eğer davanızda sadıklarsanız öyle yapın!” 6 Halbuki ellerinin takdim ettiği günahlar yüzünden onu ebedî temenni edemezler! Allah zâlimleri bilir! 7 De ki: “Haberiniz olsun, o kaçıp durduğunuz ölüm, muhakkak gelip size çatacak, sonra o bütün gayb ve şehadeti/görülmeyenleri ve görülenleri bilene iade olunacaksınız da, O size neler yaptığınızı haber verecektir! ” Müteşâyihlikten ve Evliyâlık Taslamaktan Tevbe Tevbe kapısı açıktır. Ölüm gelmeden önce müteşâyihlikten (şeyhlik iddia etmekten) ve evliyâlık taslamaktan tevbe etmek lazım. Eğer gerçekten mürşid-i kâmil değilseniz; kendinize acıyın, etrafınızda topladığınız saf ve temiz kalbli Müslümanlara acıyın. Şeyhlik iddia etmekten vaz geçin. Bu büyük günahtan tevbe edin. Eğer gerçekten evliyâullah değilseniz; kendinize evliyâullah süsü vermekten ve insanlara evliyâullah olduğu izlenimini vermekten uzaklaşın. İhlas ve takvâ üzere olan saf ve samimî bir Müslüman olun. Evliyâlık iddia etmekten vaz geçin. Yok eğer insanlar arasında kendinizin Allâhü Teâlâ hazretlerinin dostu olduğunu iddia ediyorsanız; daha niçin dünyanın kahrını çekiyorsunuz? Ölümünüzü isteyin cennette girin! 1 Hayâtü’l-Hayevânü’l-Kübrâ: c. 1, s. 458, Demirî 2 Ruhu’l-Beyan tefsiri: c. 3, s 561, 3 İhyâ-u Ulûmiddin: c. 2, s. 144, Keşfü’l-Hafâ: 2474 4 Ruhu’l-Beyan tefsiri: c. 13, s. 106, tercüme: Ömer Faruk Hilmi; 5 Mukaşefetu’l- Kulub el-Mukarribu ila allamul-Ğuyub S.48 İmam Ebu Hamid el- GAZÂLİ Dar’ul –Ma’rife 1996 Beyrut 6 Müteşâyih, sahte şeyh demektir. 7 Ruhu’l-Beyan tefsiri: c. 17, s. 135, tercüme: Ömer Faruk Hilmi, 8 El-Ahzâb: 33/66-68, 9 Ruhu’l-Beyan tefsiri: c. 17, s. 135, tercüme: Ömer Faruk Hilmi, 10 Mürşid-i kâmil olmadığı halde, şu veya bu sebeple şeyhlik postuna oturan ve şeyhlik iddia eden, “yukarıda Allâh yeryüzünde ben” diyerek halkın üzerinde tahakküm kurmaya çalışan sahtekâr, dolandırıcı, yalancı ve iddia sahibi sahte şeyhler, kırılması ve yıkılması gereken birer putturlar. 11 İlmi ve kuvvetiyle halkı saptıran kişilerdir. 12 Et-Tevbe: 9/119, 13 Et-Tevbe: 9/32, 14 el-En’âm: 6/93, 15 Hud: 11/18, 16 El-Cuma: 62/6-8,

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
 Trafik Kazası: 2 Ağır yaralı
Trafik Kazası: 2 Ağır yaralı
Biden: Başkan adayı olsaydım...
Biden: Başkan adayı olsaydım...