Şanlıurfa’da yapılan kirli pazarlıklar...-2-

Şanlıurfa'da yapılan kirli pazarlıklar...-2-

Şanlıurfa'da bulunan mülteci Kampında yaşanan kirli ilişkiler... detaylar haberimizde....

02 Mayıs 2017 - 23:43

Haber-Sanliurfa yazarı Lokman Şıhanlıoğlu Şanlıurfa'da yaşanan kirli pazarlıkların 2. yazı dizisinde suriyelilerin bulunduğu mülteci kampında yaşanan olumsuzlukları anlattı.

İşte o yazı

Şanlıurfa'ya çöken karanlık 2

BİR TOPLULUK KENDİNİ DÜZELTMEK İSTEMEDİKÇE, ALLAH cc. O TOPLUMU DÜZELTMEZ...

Suriyeli mültecilerin; Türkiye’ye ve Şanlıurfa’mıza gelmesinden memnun olanlar;

Zalimlerden, katillerden, teröristlerden, ırz düşmanlarından, canını, namusunu kurtarmak için kaçan mültecilere (muhacirlere) din, dil, ırk ayırımı yapmadan; maddi ve manevi yardımda bulunmak isteyen merhametli insanlarımız (Ensarlar) gibi davrananlar. Suriyeli mültecilerin daha çok gelmesini isteyen ve hiç gitmesinler diye mücadele eden, sadece kendisini , kazanacağı parayı ve makamını düşünen, haksız kazanç sağlayan nemalanan, bazı eski ve yeni siyasiler, bazı eski ve yeni resmi yetkililer ve ortaklarının denetimlerinde olan, şirket ve taşeronlarıyla mülteci kamplarında alınan ve paylaşılan ihaleleri ve rantları şöyle sıralayabiliriz.

      1 - Market ve gıda ihaleleri; (Son kullanma tarihi geçmiş)imha edilmesi gereken gıda ürünleri )en ucuz yerlerden bulup tekrar yeni tarihli ambalajlarda paketleyip marketlerde satanlar.

2 - Devletin verdiği gıda ihtiyaç çeklerini yarı fiyatına bozanlar.

3 - Yemek ihaleleri; (Süresi geçmiş gıda ürünleriyle) eksik malzemelerle yapılan yemekler.

4 - Baraka, çadır ve yerleşim yerleri yapım, onarım işleri ihaleleri.

5 - Güvenlik ihaleleri,

6 - Temizlik ihaleleri,

7 - Taşıma, servis ihaleleri,

8 - Evini, işyerini pahalıya kiraya vermek isteyen mülk sahipleri,

9 - Düşük ücretle, evlerinde işyerlerinde sigortasız eleman çalıştırmak isteyenler,

10 - Yasal olmayan işlerde kuryelik ve pazarlama elemanı arayanlar,

11 - Nefsi isteklerine hizmet edecek, eğlendirecek bayanları arayanlar,

12 - Gayrı meşru ahlak dışı eğlence yerlerinde çalışacak ve hizmet edecek bay ve bayan elemanlar arayanlar,

13 - Sokaklarda, kaldırımlarda, cami önlerinde, işyerlerinde, trafik ışıklarında dilencilik yaptıracak eleman arayanlar,

14 - Tek eşlilikle yetinmeyen, birden fazla evlilik yapmak isteyenler,

15 - Bombalı ve silahlı eylem yapacak elemanların, mültecilerin arasına karışarak, Suriye’den Türkiye’ye geçmesini isteyen terör örgütleri,

16 - Yurt dışına insan kaçakçılığı yapanlar ve simsarları,

17 - Organ kaçakçıları ve simsarları,

18 - Dış devletlerin ajanlarının ve istihbarat elemanlarının; mültecilerin arasına karışıp Türkiye’ye girmesini, vatanımıza milletimize ve devletimize yapmak istedikleri kötü senaryoları eylemlere dönüştürmek isteyenler ve işbirlikçileri.

Türkiye geneline baktığımızda; Suriyeli Mültecilerin aşırı nüfusunun tamamı kayıt altına alınamamıştır, kontrol dışına çıkmış, kampların içinde muhafaza edilememiş, yaşamak istedikleri yer ve yaşam tarzlarını kendi tercihlerine bırakılmış, siyasi ve resmi yetkililerin müsamahası belirsizlikleri ve sıkıntıları da beraberinde getirmiştir.

5 milyona yakın bir nüfusun 5 yıl gibi bir sürede nüfusumuza eklenmesi, savaşın uzun zaman devam edeceği, Türkiye’deki terör olaylarının arttığı, şehrin kalabalık yerlerinde kendini bombayla patlatan teröristler, güvenlik görevlilerine ve vatandaşa yapılan terör saldırıların Suriyelilerin gelmesinden sonra artmasının, ekonominin, sosyal yaşantının bozulmasının, ailelerin çocuklarının geleceğiyle ilgili planlarında tedirgin olması, insanlarımızın psikolojisinin bozulmasına, korkunun huzursuzluğun hakim olduğu ortamların yaşanmasına sebep olmuştur.

Türkiye’den 50 yılı aşan bir sürede, Avrupa’ya ve başka ülkelere göçen vatandaşlarımızın nüfusuyla karşılaştırdığımızda sıkıntının ne kadar ciddi olduğunu görebiliriz.

Suriyelilerin Türkiye’ye göç etmelerinin, başka ülkelerin ve Türkiye’nin de müdahil olduğu iç savaşın zorluklarından kaçma mecburiyetinden kaynaklandığını biliyoruz.

Bazı resmi açıklamalar ve duyumlar dile getirilerek; savaşın uzun bir zaman devam edeceği, bu orandaki nüfusa oturum verileceği, geri gitmeyecekleri tereddüt e, sebep olmuştur. Suriye’deki sıcak savaşa müdahil olan başta İslam Ülkeleri olmak üzere hiç bir devlet, verdiği sözleri yerine getirmemiş, Türkiye’yi bu ağır yükün altında tek başına bırakmış, maddi ve manevi sıkıntıları paylaşmamış, aksine Türkiye ye karşı savaşan terör örgütlerini de desteklemiştir.

Türkiye Cumhuriyeti; büyük bir devlettir. Her şeyden önce kendi topraklarımızı, devletimizi, bayrağımızı, milletimizi iç ve dış düşmanlardan korumak ve güvenliğini sağlamaktır. Potansiyel tehlikelere karşıda tedbir almaktır.  

TÜRKİYE  HALKININ MENFAATLERİ BÜTÜN DÜNYA DEVLETLERİNDEN VE MİLLETİNDEN ÖNCE GELİR.

DUYĞUSALLIKLA DEGİL, AKILLA KARAR VERMEK GEREKTİĞİNE İNANIYORUM.

SÖYLEMEK İSTEDİGİM KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARMAYALIM..      

Lokman Şıhanlıoğlu              

Kaynak: haber sanliurfa

YORUMLAR

  • 1 Yorum