Suriye’de Amerika’nın ipini Türkiye çekti!

Suriye’de Amerika’nın ipini Türkiye çekti!

Size tersinden Osmanlı yergisi ile bugünkü Türkiye’nin övgüsü nasıl yapılır göstereyim mi? Dışişlerinde izlenilen reel politik strateji nedeniyle, Avrupalılar, Türkiye yönetimini hemen yaftalamakta gecikmediler “-ve ...

29 Ağustos 2016 - 15:28

Size tersinden Osmanlı yergisi ile bugünkü Türkiye’nin övgüsü nasıl yapılır göstereyim mi? Dışişlerinde izlenilen reel politik strateji nedeniyle, Avrupalılar, Türkiye yönetimini hemen yaftalamakta gecikmediler “-ve bu Türkler yeni-Osmanlıcı” dediler. Haksız sayılmazlar çünkü “Osmanlı’da oyun çoktur”. Madem öyle halk şiirinde olduğu gibi ilk ayağı onlar verdiler bizde diyelim ki; ”şalvarı şaltak Osmanlı / eğeri kaltak Osmanlı / ekende yoğ, dikende yoğ / yemede ortak Osmanlı”. Rus Komsomolskaya Pravda gazetesinin muhabiri Darya Aslamova’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan için, “Bu insan, uyguladığı taktiklerle artık tarihe geçti. Belki hayatında tek bir diplomasi kitabı bile okumadı, ama diplomasinin kitabını yazabilir” değerlendirmesi yapması da bu türden. Erdoğan’ın Rusya ile ABD arasındaki çelişkileri iyi kullanarak iki dünya devini “parmağında oynatabildiği”ni savunan Aslamova, “Erdoğan, başkalarının zayıflıklarını, şantajcının özelliklerini iyi okuma yetisine sahip” ifadelerinde bulunuyor. (Bkz. http://turkrus.com/262607-rus-gazeteci-erdogan-belki-hic-diplomasi-kitabi-okumadi-ama-kitabini-yazabilir-xh.aspx ) Gerek arkadaş ortamlarında gerekse yazılarımda Cerablus operasyonunun ilk gününden beri ABD’nin haberi olmadığını, hava desteği falan vermediğini özellikle belirttim. “Bu operasyon Made İn Türkey damgasını taşıyor. Suriye, İran, Irak ve Rusya hatta Çin yönetimlerine haber verilmiştir. ABD ise sonuca katlanmak zorunda bırakılmıştır. Gerisi lafü güzaf…” dedim. Lakin sakalımız olmayınca itibara alanda pek çıkmadı. Ayrıca ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Ankara temasları sırasında operasyona hava desteği verdikleri yalanına sarılması ve Türk yetkililerin bu yalana inanıyor gözükmesi maalesef benim iddialarımın doğrulanmasını biraz olsun geciktirdi. (Bkz. Cerablus savaşında Türkiye Amerika rekabeti! 24 Ağustos 2016 http://www.kafkassam.com/cerablus-savasinda-turkiye-amerika-rekabeti.html ) Ta ki Hürriyet gazetesinin Washington Temsilcisi görevini yürüten Tolga Tanış’ın 28.08.2016 Pazar günkü köşesinde yazıncaya kadar! Tolga Tanış; YPG’yimi IŞİDimi hedef aldığı belli olmayan Cerablus operasyonunun Türkiye ve ABD arasındaki Suriye makasını da büyüttüğünü, söylenenin aksine ABD’nin, Cerablusa muharib hava desteği vermediğini belirtti. CENTCOM’un 24-25-26 Ağustos operasyon notlarına baktığınızda da bölgede tek bir hava koalisyon saldırısı olduğunu görmenin mümkün olmadığını kaydetti. (Bkz. http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/tolga-tanis_322/cerablus-problemleri_40209854 )
Fırat Kalkanı operasyonu ile Suriye’nin yeniden şekillenmesinde söz sahibi olmak isteyen Türkiye, Ortadoğu’da yeni bir strateji uyguluyor. Bunun farkına varan Die Welt Gazetesi, Cerablus Operasyonu’nun Suriye’deki savaşı gerek Ortadoğu gerekse de Avrupa için daha öngörülemez ve tehlikeli hale getirdiğini yazdı. Türk ordusunun, Suriye’deki adımlarını Rusya ve ABD ile koordine etmediğinin öne sürüldüğü makalede, “Rusya ve ABD, savaşların havadan kazanılmadığını biliyor. Bu nedenle, Washington ve Moskova, bölgede geniş kapsamlı operasyonlar düzenlemekten uzak duruyor” yorumunda bulunuldu. (Bkz. http://www.zernews.com/2016/08/alman-die-welt-firat-kalkani-suriye-deki-savasi-ongorulemez-kiliyor.html ) Türkiye Fırat Kalkanı operasyonuyla sol gösterip sağ vurmuş falan değil. Baştan beri PYD’nin Fırat’ın batısındaki Cerablus’a ve Suriye’nin İdlib’in kuzeyine göç dalgasına yol açacak harekâtı “kırmızı çizgi ihlali” olarak nitelendirileceğini hep gündemde tuttu. Menbiç savaşında PYDli birlikleri Suriye Demokratik Güçleri adı altında cepheye süren ABD oldubittiyle Menbiç’te PYD’nin konuşlanmasını sağlamak peşindeydi. 15 Temmuz gailesiyle uğraşan Türkiye’nin başını kaldırıp Suriye’de yaşananlarla ilgilenmesi öngörülmüyordu. Washington’daki hesap Cerablus’a uymayınca Biden Efendi soluğu Türkiye aldı. Geldiği gün TSK, Suriye’ye girdi. Aynı gün bir başka misafirde temaslarda bulunmak üzere Ankara’daydı. Ve bu ziyaret Joe Biden’a bölgenin gerçek gücünün kim olduğunun hatırlatması açısından mükemmel düzenlenmişti. Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani’nin Ankara ziyaretine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Murat Karayılan; “Tam da Cerablus operasyonunun başladığı gün hem Joe Biden’in, hem de Mesut Barzani’nin Türkiye’ye gitmiş olması tesadüf mü, planlı mı bilemiyoruz. Türkiye devlet yetkilileri tesadüf olduğunu söyledi ama belli ki kendileri böyle ayarlamış. Tesadüf bile olsa, bir Kürt siyasetçisi için o çerçeve içinde görülmek doğru değildir.” sözleriyle bu konuya işaret etmişti. (Bkz. http://rudaw.net/turkish/middleeast/26082016 ) Sonra ne oldu? ABDnin, PKK’nın Suriye uzantısı YPG’ye hem Fırat’ın doğusuna çekilme talimatı verdiği hem de silah ve istihbarat desteğini kestiği iddia edildi. YPG içinden bazı isimlerin Türk askerine direnmek için Fırat’ın batısında kalma kararı aldığı iddia edildi. Musul operasyonuna katılmak için ABD tarafından eğitilen bazı Kürt askerlerin de isyan ettiği ileri sürülüyor. (Bkz. http://dusuncemektebi.com/abd-ypg-yi-kor-ve-sagir-birakti_d128896.html ) TSK, Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında yalnız IŞİD hedeflerini değil Cerablus’un güneyindeki YPG güçlerini de vuruyor. ÖSO bileşenlerinden Sultan Murat Tugayı son 24 saatte IŞİD ve PYD’nin kontrolündeki 15 köyün ele geçirildiğini açıkladı. (Bkz. http://www.amerikaninsesi.com/a/tsk-hem-isidi-hem-pydyi-vuruyor/3483957.html )
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Sözcüsü Peter Cook, Suriye Demokratik Güçleri’nin IŞİD’i Menbiç’ten çıkarmasından sonra Cerablus’un da IŞİD’den temizlenmesinin askeri açıdan dönüm noktası olduğunu kaydetti. Cerablus operasyonuna katılan Türkiye destekli silahlı gruplar, hedeflerinin iki hafta önce IŞİD’den kurtarılan “Menbic” olduğunu duyurdu. (Bkz. http://www.imctv.com.tr/turkiye-destekli-gruplar-hedeflerinin-menbic-oldugunu-duyurdu/ ) Fırat Kalkanı operasyonu altıncı gününde devam ederken, ÖSO birlikleri Minbic’e doğru ilerleyişini sürdürüyor. Suriye PKK’sı YPG’nin ise, muhalifleri durdurabilmek için Minbic’e silah ve mühimmat yığdığı belirtiliyor. (Bkz. http://www.suriyehaberajansi.com/ypg-minbice-silah-ve-personel-tasiyor-4022h.htm) ABD ve AB’nin Suriye’de denklem dışına çıkarıldığının habercisi olan bu operasyona verilen tepkilere bakıldığında bu gerçekliği çok net görmek mümkün. Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Elmar Brok, Suriye’de faaliyet gösteren PKK’ya bağlı PYD’nin Fırat’ın doğusunda kalması gerektiğini söyleyerek, “Kürtler IŞİD’in püskürtülmesini Arap bölgeleri fethetmek için kullanmamalı” diyor. (Bkz. http://www.dw.com/tr/brok-k%C3%BCrt-birlikleri-f%C4%B1rat%C4%B1n-do%C4%9Fusunda-kalmal%C4%B1/a-19508153 ) Türkiye’nin Cerablus operasyonuyla ilgili açıklamalarda bulunan Fransa Dışişleri Bakanı Ayrault, Türkiye’nin IŞİD’e karşı savaşmasının memnuniyet verici olduğunu ancak IŞİD’e karşı savaşan YPG güçlerinin vurulmasının doğru olmadığını ifade ediyor. (Bkz. http://www.zernews.com/2016/08/isid-e-karsi-savasan-ypg-gucleri-nin-vurulmasi-dogru-degil.html) ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Peter Cook, Cerablus’un güneyindeki çatışmalara ilişkin “bu çatışmaları kabul edilemez buluyoruz” açıklamasını yapıyor. (Bkz. http://odatv.com/abdden-cok-sert-celabrus-aciklamasi-2908161200.html ) Türkiye’nin Suriye topraklarına saldırmasını ele alan Middle East Eye, İran’ın Erdoğan ve Beşar Esad arasında ana irtibat hattına dönüştüğünü, Türkler ve Suriyelilerin İran üzerinden birbiriyle koordinasyon sağladığını belirtti. (Bkz. http://tr.farsnews.com/world/news/13950608000375 ) Türkiye’nin Suriye operasyonunda Şam rejimi, Tahran, Bağdat ve Moskova hatta Pekin ile bir anlaşma söz konusudur. Nitekim Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev, Türkiye’ye yönelik charter yasağını kaldıran kararnameyi imzalaması bunu göstermektedir. Son sözü söyleyen ve asıl hedefi belirten Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, IŞİD’in Suriye ve Irak’tan temizlenmesi için yürütülen çalışmalara her türlü katkıyı vereceklerini belirterek, “Cerablus’ta bunun için varız, Başika’da bunun için varız. Gerekirse diğer bölgelerde de aynı şekil sorumluluk üstlenmekten kaçınmayız” dedi. (Bkz. http://rudaw.net/turkish/middleeast/turkey/280820163 ) Bunun açıklaması şu; “Ey Amerika, Suriye’de PYD maskesine sığınma, biz seni tanıyoruz, tasını tarağını topla çek git!” Bir diğer açıklaması da yangından mal kaçırır gibi Musul operasyonunu bir an önce sonlandırmaya çalışan Amerika’ya Başika hatırlatmasıyla Türkiye’nin Musul üzerindeki hakları gündem taşınıyor. Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Biden: Başkan adayı olsaydım...
Biden: Başkan adayı olsaydım...
Avrupa Birliği anlaştı! Vize serbestisine
Avrupa Birliği anlaştı! Vize serbestisine