ŞUSKİ Urfa’ya Değil Emiroğlu ŞTİ’ye...

ŞUSKİ Urfa’ya Değil Emiroğlu ŞTİ’ye Çalışmış…

Şanlıurfa Su ve Kanalizasyon İdaresi (ŞUSKİ) yetkilileri, 16 ay içerisinde verdiği doğrudan teminleri birer, beşer, çok nadir 10'ar, 15'er vererek toplamda 527 firmaya dağıtırken, sadece ...

13 Ocak 2016 - 17:47

suski-nin-kaymagini-bir-firma-yemis-8057689_x_2860_oŞanlıurfa Su ve Kanalizasyon İdaresi (ŞUSKİ) yetkilileri, 16 ay içerisinde verdiği doğrudan teminleri birer, beşer, çok nadir 10’ar, 15’er vererek toplamda 527 firmaya dağıtırken, sadece bir firmaya 62 doğrudan temin vermiş. Bir de aldığı hizmet veya ürünlerin fiyatının araştırılması halinde kendilerini hapse yollatacak usulsüzlükler ortaya çıkıyor. ŞUSKİ’deki sıkıntılar bu kadarla da bitmiyor. Büyükşehir kurulduktan sonra belediye hizmetlerinde yaşanan aksaklıkların en büyüğü genel müdürlüğe dönüştürülen Şanlıurfa Su ve Kanalizasyon İdaresi (ŞUSKİ) oldu. Hizmetlerin aksamasının yanı sıra en fazla para harcayan ve borçlanan da ŞUSKİ’ydi. Bunun başlıca sebeplerinden birisi, işi bilenler tasfiye edilip yerine batan kurum ve sorunlu illerden idareciler getirilmesi diğeri ise alınan kredilerle dahi kapatılamayıp artık arsaların satılmasına kadar işi vardıran borçlardı. Borçların büyümesine de sebep işlerde tecrübesizlik, ihalelerde ve doğrudan teminlerde ise bazılarına rant sağlamak için yapılan işgüzarlık oldu. Gelen ihbarlar ve şikayetler üzerine Gazete İpekyol’un beş aydır yakından takip ettiği ŞUSKİ hakkında tam haber yayınlanacağı günün arefesinde ilk kez güzel bir haber geldi. Kapanan Van Özel İdaresi genel sekreterliğinden getirilip genel müdür yapılan Ferit Dağdeviren, Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi tarafından görevden alınıp yerine genel sekreter yardımcısı, daha önce de kurumda genel müdür yardımcılığı yapan Mehmet Hamdi Us atandı. MECLİS DE KURUMU SORGULAMIYOR Şanlıurfa’daki seçimlerde şikayetler karşısında AK Parti’yi iki konu çaresiz bırakıyordu, birisi DEDAŞ ikincisi de ŞUSKİ’ydi. DEDAŞ özelleştirildiği için kazanacağı paraya bakıyor en fazla seçmenlerin hoşuna gitmeyecek uygulamaları ve yaptırımları seçim sonrasına erteliyordu. Ama ŞUSKİ öyle değildi. İstese de aksaklıkları ve şikayetleri önleyemiyordu. Nedeni ise saymakla bitecek gibi değil. Yanlış üstüne yanlış yapılıyor, sorun üzerine sorun ekleniyordu. Bir yandan tecrübeli isimler yerine batan kurumlardan ve sorunlu illerden idareciler getiriliyor bir yandan becerisizlikler yüzünden bazı ilçelerde tahsilat yapılamıyor bir yandan da usulsüz ihalelerle finansman kaynakları hızla tüketiliyordu. ŞUSKİ’de işlerin yolunda gitmediğini büyükşehir kurulurken belediye başkanlığı yapan Celalettin Güvenç de biliyor, fark ediyordu şuan ki başkan Nihat Çiftçi de. Güvenç, her düzeltmeye çalıştıkça daha kötü oluyordu. Şimdi Çiftçi de düzeltmeye çalışıyor işi çok zor. Çünkü bu problemlerin çok daha büyükleri ile karşılaşmış ve üstesinden gelmiş isimler kuruma getirilmiyor. Ve en önemlisi de bu kadar paranın nereye harcandığının ve bu borcun kısa süre içerisinde nasıl biriktiğinin hesabı sorulmuyor. Aksine delikli kumbara misali krediler alınıp, arsalar satılmaya kalkılıyor ki borç kapatılabilsin. Borçlarıyla sık sık Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin de gündemine gelen ŞUSKİ, muhalif meclis üyeleri tarafından bile sorgulanıp üzerine gidilmeyen bir kurum. Çiftçi’nin son hamlesi genel sekreter yardımcısı Mehmet Hamdi Us’u, ŞUSKİ genel müdürü olarak ataması kurumda radikal adımlar atacağının göstergesi oldu. KAYBEDEN VE BATAN KURUMLARDAN İDARECİ GELDİ Urfalıların anlamadığı ŞUSKİ’ye getirilenler neden İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep gibi metropollerin su ve kanalizasyon işlerinde deneyimli idareciler veya mühendisler değil de ya Özel İdare’lerden yada Van’dan tercih ediliyordu. Köylerde sorununun çığ gibi büyümesine sebep zaten Özel İdare değimliydi? Ayrıca Özel İdare yöneticilerinin giderek biriken sorunlar karşısında nasıl borç biriktirdiklerini herkes biliyor. Peki Van Özel İdare’den idareci getirilmesi nasıl bir mantıkla izah edilebilir? Van, Şanlıurfa’dan daha büyük ve su-kanalizasyon işlerinde problemlerini aşmış bir il miydi? Van’da AK Parti’nin yerel seçimleri kaybetmesinde Özel İdare’nin katkısı yok muydu? Bundan da mı anlaşılamadı Van Özel İdare’nin başındaki adamların ŞUSKİ’yi idare edemeyecekleri? İŞİ BİLENLER TASFİYE EDİLDİ ŞUSKİ’nin işin içerisinden çıkamamasının diğer bir sebebi, Fakıbaba döneminde en azından kentteki ağı çok iyi bilen ve artık iyice tecrübe kazanmış isimlerin tasfiye edilmesiydi. İlk dönem de Fakıbaba da kendi ekibinden olmayan idarecilere görev vermek istememiş ancak işler sarpa sarınca yeniden tecrübeli eski isimleri işin başına getirmişti. Yönetim kadrosunun dışında kurumda çalışan işçiler de adeta kentin hafızasıydı. Karış karış neyin nerede olduğunu biliyordu. Ancak onlar da kurulan büyükşehirle birlikte işten atılmıştı. Üstelik sayıları 100’e yakındı. Bu konuda diğer bir sıkıntı da büyükşehirle birlikte ilçe belediyelerinden buraya nakledilen işçi, şef ve müdürler kuruma ve bu işe çok yabancıydı. Çünkü ilçe belediyeler uyanıklık yapıp yetenekli ve tecrübeli çalışanlarını kendi bünyesinde tutmayı tercih etmişti. Ayrıca seçim vaatleri kapsamında söz verilen ehliyet ve liyakat sahibi olmayan insanlar, tahsil bakımından da düşük olmasına rağmen daire başkanlıklarına getirildi. ALACAĞINI ALAMIYOR VERECEĞİNİ DE BOL SAVURUYOR ŞUSKİ’nin finansman olarak çöküşünün başlıca dört sebebi var. Birincisi abonelik sisteminin işlevsel hale gelmediği ilçelerden tahsilat yapamamak, ikincisi büyükşehirle birlikte ilçe belediyelerinin kanal, su ve drenaj borçlarının devredilmesi, üçüncüsü işçilerin işten çıkarılıp daha büyük bir maliyetle yüklenici firmaya iş yaptırmak, dördüncüsü de doğrudan teminlerde usulsüzlük yapmak. ŞUSKİ’nin en büyük gelir kaynağı su abonelerinden gelen tahsilatlar. Ancak çoğu ilçede hala aboneliği veya su sayacı bulunmayan ev ve işyerleri bulunuyor. Bir türlü abonelikleri işlevsel hale getiremeyen ve buralardan tahsilat yapamayan ŞUSKİ en büyük açığı bu sebeple veriyor. ŞUSKİ, büyükşehirle birlikte kent merkezinde önemli gayrimenkulleri devralırken ilçe belediyelerinden ise kanal, su ve drenaj yapım işlerinin borçlarını devraldı. ŞUSKİ’nin yüklenici firmayı tercih edip yaklaşık 100 işçiyi işten çıkarması da kuruma pahalıya mal oldu. İşten atılan işçilerin artık kentin hafızası haline gelmiş olması ve arızaları elinden koymuş gibi bulup gidermesinin yanı sıra ŞUSKİ’ye maliyetleri yıllık olarak yaklaşık 2,5 milyon TL’ydi. Yüklenici firmanın kuruma maliyeti ise yaklaşık 7 milyon TL. Yani neredeyse üç katı daha fazla… ŞUSKİ’nin yüklenici firmaya fazladan para ödediği iddiası var ki araştırılması gereken başlıca konulardan birisi bu. İddiaya göre, 2014 ve 2015’in başlarında yüklenici firma yaptığı arızaların sayısını fazla gösterip, ŞUSKİ’den hak etmediği paraları aldı. Yapılmış gibi gösterilen bu arızların fotoğrafları da mevcut değil. Çünkü tamamen hayali olduğu ileri sürülüyor… Buna karşı çıkan ve bunları imzalamak istemeyen ŞUSKİ’nin kontrol elemanlarında da firma tarafından çeşitli bahaneler bulunup, kendileri açısından uyumlu olanların göreve getirildiği de ileri sürülüyor. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI MÜFETTİŞLERİ BİR BAKIŞTA ANLAR Resmi kurumların en fazla dikkat etmesi gereken ve aynı zamanda en fazla yöneticileri sıkıntıya sokan doğrudan temin ihaleleridir. ŞUSKİ’nin de en büyük açıklarından birisi doğrudan teminler. Kurumun resmi internet sayfasındaki ihaleler bölümünde doğrudan teminler ilan ediliyor ancak bugüne kadar kime kaç doğrudan temin verildiği konusu “devlet sırrı” gibi muhafaza ediliyor. Gazete İpekyol’un bilgi edinme yöntemiyle elde edebildiği doğrudan temin listesi akıllara durgunluk verecek cinsten. ŞUSKİ’de bugüne kadar idarecilik yapan ve doğrudan teminlerde imzası bulunan yetkililerin cezaevini boylaması için İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin sadece listeye bakması ve küçük bir fiyat araştırması yapması yeterli. 2014 yılının nisan ayından 2015 yılının ağustos ayına kadar bin 669 doğrudan temin yapılmış, toplamda ise 527 firmaya verilmiş. Kuruma toplam maliyeti ise 25 milyon 81 bin 526 TL. İMZASI BULUNANLARI HAPSE YOLLAYACAK İHALELER Buraya kadar her şey normal görünüyor. Ancak ihalelerin firmalara göre dağılımına bakıldığında adeta dananın kuyruğu kopuyor. Yaptıkları usulsüzlüklerle hapse bile atılmayı göze alan ŞUSKİ yetkilileri, yüzlerce firmaya birer, ikişer, beşer, onar doğrudan temin verirken Emiroğlu Makine SAN. ve TİC. LTD. ŞTİ.’ye 15 ay içerisinde tamı tamına 62 doğrudan temin vermiş. Yani ŞUSKİ ayda ortalama 33 doğrudan temin yapıp dördünü Emiroğlu’na ayırmış. Her doğrudan teminin azami 54 bin 400 olduğu göz önünde bulundurulduğunda ayda yaklaşık 150 ile 200 bin arasında bu firmaya ödeme yapılmış. Bu da 16 aylık toplam süre içerisinde çoğu “haram” ve “yetim hakkı” olan 2 milyon TL’den fazla bir para anlamına geliyor. ŞUSKİ’deki usulsüzlükler apaçık ortadayken, buna bir de eklenen farklı iddialar var. ŞUSKİ’nin doğrudan teminlerle aldığı hizmet ve ürünlerin piyasa değerinin çok üzerinde olduğu ve bu şekilde kamu imkanları bazı çevrelere peşkeş çekildiği gibi iddialar. FAKİR-FUKARANIN HAKKI İÇİN HESAP SORULACAK MI? ŞUSKİ’de yapılan usulsüzlükler, tecrübesi, ehliyet ve liyakat sahibi olmayanların birer seçim vaadi olarak atanmış olması, yaklaşık 25 milyon TL’nin doğrudan teminle, 7 milyon TL’nin de tek ihaleyle çarçur edilmiş olması hem yeni genel müdür Us hem başkan Çiftçi hem büyükşehir belediye meclisi üyeleri hem savcılık hem de İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin soruşturması araştırması gereken en önemli konulardır. Çünkü sürekli batırdığı paralar kredi olarak, arsalar satılarak hatta abonelerin faturalarına fazladan yazılarak yansıtılmaya başladı. On binlerce abonesinin yoksul olduğu ve suyun bir lüks değil en zaruri ihtiyaç olduğu için bu insanların kullanmak zorunda olduğu akıllarda hep kalmalı. Kaynak : gazeteipekyol.com

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bakan Çelik: “Son 14 yılda tarım kesimine 90 milyarlık destek verdik”
Bakan Çelik: “Son 14 yılda tarım kesimine 90...
HALİLİYE BELEDİYESİ’NİN ETÜT MERKEZİNE YOĞUN İLGİ
HALİLİYE BELEDİYESİ’NİN ETÜT MERKEZİNE YOĞUN...