TÜRK DÜNYASININ GÖNÜL KAPISI “NAHÇIVAN”

TÜRK DÜNYASININ GÖNÜL KAPISI “NAHÇIVAN”

  Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti; Nahçıvan Şehri’yle buna bağlı 7 (yedi) ilçeden oluşmaktadır. Kuzey ve doğusu Ermenistan (246 Km), güney ve batısı İran toprakları (204 Km.) ile ...

05 Mart 2016 - 12:30

  Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti; Nahçıvan Şehri’yle buna bağlı 7 (yedi) ilçeden oluşmaktadır. Kuzey ve doğusu Ermenistan (246 Km), güney ve batısı İran toprakları (204 Km.) ile çevrili, başkenti Nahçıvan, toplam nüfusu, 1 Ocak 2014 verileri ile 435.367 olup, 01.08.2011 resmi verilerine göre ülkede 2.280 Kürt, 517 Rus, 140 Ukraynalı, 91 Tatar, 147 Ermeni, 11 diğer halkların temsilcileri bulunmaktadır. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, Kuzeybatısı “Dilucu” olarak adlandırılan 17 Km. Türkiye toprağı ile çevrili, Türkiye ile birbirine Dilucu’nda Aras Nehri üzerine inşa edilen “Hasret Köprüsü” ile bağlanan Azerbaycan’a bağlı özerk bir cumhuriyettir. Para birimi “Manat”, yüzölçümü 5.502,73 Km2 olup, Azerbaycan’ın yaklaşık %6,3’ünü oluşturmaktadır. Toprakları şifalı sular ve özellikle maden suları bakımından çok zengin olan, oldukça dağlık bir yapıya sahip olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, % 20’si ova, % 2’si ise ormanlık alandan oluşmaktadır. 16 Mart 1921 Moskova Antlaşmasının 3. Maddesi ve 13 Ekim 1921 Kars Antlaşmasının 5. Maddesi ile Nahçıvan’ın özerklik statüsü ve Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçası olduğu onaylanmış, Azerbaycan, Nahçıvan’ın himaye hakkını üçüncü bir ülkeye devretmemek kaydıyla almıştır. Azerbaycan Anayasası, Nahçıvan’ı Azerbaycan Devletinin himayesinde, demokratik ve yasal bir özerk (muhtar) cumhuriyet olarak tanımlamaktadır. Nahçıvan, İçişlerinde özerk, savunma ve dış politikasında ise Azerbaycan’a bağlı bir statüye sahiptir. Nahçıvan Özerk Cumhuriyetinde devletin temel görevleri, yasama (kanun koyma), yürütme (meclis tarafından çıkarılan kanunların uygulanması) ve yargı (Anayasanın uygulanması ve herkesin Anayasaya belirtilen kanunlar önünde eşit olması ilkesi) ile yerine getirilmektedir. Yasama, Bakanlar Kuruluna (Nazırlar Kabinesi), yürütme, Âli Meclis’e (Parlamento) ve yargı da bağımsız mahkemelere bırakılmıştır. 45 kişilik, Âli Meclis (Parlamento)’su bulunan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nin en üst düzey yönetiminde, Âli Meclis Başkanı yer alır. 1995 yılından beri bu görevi Vasif TALIBOV yürütmektedir. Başbakan ve Bakanlar kurulunu Âli Meclis Başkanı atamaktadır. Hükümet şu bakanlıklardan oluşmaktadır. Tehsil Nazırlığı (Eğitim Bakanlığı), Kend Teserrufatı Nazırlığı (Tarım veKöyişleri Bakanlığı), Gençler ve İdman Nazırlığı (Gençlik ve SporBakanlığı), Medeniyet Nazırlığı (Kültür Bakanlığı), Su TeserrüfatıNazırlığı (Su İşleri Bakanlığı), Maliye Nazırlığı, Dahilî İşlerNazırlığı, Milli Tehlikesizlik Nazırlığı (Milli Güvenlik Bakanlığı) Azerbaycan’a bağlı olmasına rağmen, Azerbaycan toprağı olan Zengezur ve çevresinin 1 Aralık 1920’de Sovyet Rusya’nın desteğiyle Azerbaycan’dan alınıp Ermenistan’a verilmesinden dolayı Azerbaycan ile fiziki bir bağlantısı kalmayan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, anayurduna en yakın yerde bile 28 Km. uzakta kalmaktadır. Başkenti Nahçıvan, dağların arasındaki büyük bir platoda, Aras Nehri’nin kıyısına kurulmuş olup, tarih çağlarının hemen hemen tamamını yaşamış olan önemli tarihi merkezlerden biridir. Coğrafi konumu bakımından tarih boyunca doğu ile batı arasında her zaman önemli geçiş ve irtibat noktalarından birini oluşturmuştur. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, Türk devletleri arasında Türkiye ile kara sınırı bulunan tek toprak parçasıdır. Kazım Karabekir Paşa’ya göre “Şark Kapısı” olan Nahçıvan şehir merkezi ile Türkiye’nin Iğdır şehri arasındaki uzaklık 160 Km. olup, iki şehir karayolu ile birbirlerine bağlanmıştır. İki ülke arasındaki ulaşım ve ticari ilişkiler Dilucu Sınır Kapısı’ndan gerçekleştirilmektedir. İleri görüşlü olması ile bilinen, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk; Nahçıvan’ın, Orta Asya’daki uzak kardeşlerimize kavuşmanın “giriş kapısı” olduğunu sezmiş, özerk ve Azerbaycan’a bağlı kalmasına önem vermiştir. Atatürk 13 Aralık 1922 yılında “Nahçıvan Türk kapısıdır. Bu hususu nazar-ı itibara alarak elinizden geleni yapınız.” Diyerek Nahçıvan’ı “Türk Kapısı” olarak kabul etmiş ve Nahçıvan’la sınır komşusu olmak için Dilucu’nda, İran’dan 120.000 altın karşılığında toprak satın alarak, Türk dünyası ile doğrudan sınırımız olmasını sağlamış ve Türk dünyası ile bağlarımızın kopmasını engellemiştir. Bu gerçek, Atatürk’ün Azerbaycan’a, onun ayrılmaz parçası olan kabul ettiği Nahçıvan’a, tüm Türk Dünyası’na ve Türk Birliği’ne ne kadar değer verdiğinin en önemli göstergesidir. Türk Birliği’nin bir gün mutlaka kurulacağına ve hakimiyet kuracağına inanan Atatürk, ileri görüşlü bir devlet adamı olarak çok uzun yıllar öncesinden Sovyetler Birliği’nin dağılacağını tahmin etmiş ve Türkiye’yi yönetecek olanların o günlere hazırlıklı olmasını, kurulacak ülkelere öncülük etmesini, onlara model bir ülke olmasını istemiş, kendisinden sonraki devlet adamlarına, siyasi vasiyet yerine geçecek şu sözleri söylemiştir: “Bu gün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya Macaristan İmparatorluğu gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bu gün Rusya’nın elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni dengeye ulaşabilir, işte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim, bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak… Dil bir köprüdür. İnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihîmiz içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yaklaşmasını bekleyemeyiz, bizim onlara yaklaşmamız gereklidir.” (29 Ekim 1933) Atatürk’ün ileri görüşlü bir lider olduğu ortaya çıkmış, 1991 yılında Sovyetler Birliği yıkılmış ve yerine Rusya, Beyaz Rusya, Azerbaycan, Ermenistan, Estonya, Türkmenistan, Tacikistan, Özbekistan, Gürcistan, Kırgızistan, Kazakistan, Letonya, Litvanya, Moldova ve Ukrayna gibi devletler ortaya çıkmıştır. Türkiye, her zaman ve her koşulda dost ve kardeş kabul ettiği Azeri halkının yanında yer almış, Azerbaycan’ın bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne değer vermiştir. Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülke olan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Tansu Çiller, 12 Nisan 1995 yılında Azerbaycan’a bir ziyarette bulunmuş ve sorulan soru üzerine “Ermeniler şu veya bu şekilde Azerbaycan’ın sınırlarını değiştireceklerini sanıyorlarsa aldanıyorlar, çünkü biz buna asla müsaade etmeyiz” demiştir. Azerbaycan Türkiye için her zaman dost ve kardeş ülke olmuştur. Azerbaycanlılar ve Türkiye Türkleri, aynı ırktan oldukları ve aynı kökten geldikleri için bu iki devlet, birbirlerini “kardeş devlet” saymaktadır. 1988 yılında bağımsızlığını ilan eden Ermenistan, önce Dağlık Karabağ bölgesindeki insanları göçe zorlamış, daha sonra bu bölgeyi çevreleyen 7 Azerbaycan şehrini işgal etmiştir. 5 Mayıs 1994’te Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te bir araya gelen iki taraf, ateşkes antlaşması imzalamıştır. Ancak Ermenistan’ın anlaşmadan uzak, yayılmacı tavrı yüzünden, Dağlık Karabağ ve işgal ettiği topraklardan çekilme konusundaki sorun ve gerginlik artarak devam etmekte, Rusya’dan destek alan Ermenistan’ın tavizsiz tavrı yüzünden sorun katlanarak bugüne kadar gelmiştir. 2008-2014 yılları arasında 14 defa bir araya gelen Azeri ve Ermeni liderleri herhangi bir ilerleme kaydedememiştir. Ayrıca AGİT Minsk Grubunun arabuluculuk girişimleri, ABD, Türkiye, Rusya, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, sorunun barışçıl yollarla çözümü için yaptığı girişimler, çözüm arayışları sonuçsuz kalmış, herhangi bir hukuki çözüme kavuşamamıştır. Sözde “Ermeni Soykırımı” yalanı ve asılsız iddialar ile, Türkiye’den tazminat ve toprak almanın imkansız olduğunu anlayan Ermeniler, bütün kin ve nefretini savunmasız Azerbaycan halkına saldırarak gidermeye çalışmıştır. Nefret psikolojisi içinde ve Rusya’nın yardımı ile Hocalı’da Türk soykırımı yapmıştır. XX. Yüzyılda sivil insanlara karşı yapılmış en korkunç cinayet olan bu olayda, insanlar canlı canlı yakılmış, çocukların kafası kesilmiş, kadınlar en ağır işkencelere maruz kalmıştır. Bu korkunç soykırımı Türk ve İslam Dünyası asla unutmayacaktır. Son dere stratejik bir bölge olan Kafkasya’yı kontrol altında tutmak isteyen Rusya, Ermenistan’ı bir kukla olarak kullanmaktadır. Azerbaycan topraklarının % 25’ini halen işgal Ermenistan’ı destekleyen gücün Rusya olduğu aşikardır. Yoksa Ermenistan Azerbaycan topraklarını işgal edecek, soykırım yapacak ne güce ne de cesarete sahip değildir. Azerbaycan’da zengin petrol ve doğalgaz yataklarının olduğunu bilen Rusya, buranın kontrolünü kaybetmemek için zorun çıkarıp, Ermenistan’ı bir maşa olarak kullanmaktadır. Yani iki ülke arasındaki soruna dolaylı olarak müdahil olmaktadır. Sözün özü, Ermenistan Rusya olmadan Azeri toprağını işgal edecek güç ve cesarete sahip değildir. Oysa Azerbaycan silahlı kuvvetleri, Ermenistan’ı bir günde yok edecek güç ve kudrete sahiptir. Ermenistan’ın, Türkiye ve Azerbaycan’la ilişkilerini normalleşmesi, Azerbaycan ve Gürcistan’dan sonra Ermenistan’ın da Batı çizgisine kayması ve Rusya’nın bölgeden biraz daha dışlanması demek oluyor ki, Rusya bunu asla kabul etmeyecektir. 23 Ağustos 1990 Ermenistan’ın Bağımsızlık Bildirgesinin 11. Maddesinde “Osmanlı Türkiye’sinde ve Batı Ermenistan’da Ermenilere karşı işlenmiş soykırımın uluslararası alanda tanınması” hükmünün yer alması ve Ermenistan parlamentosunun Şubat 1991’de Kars Anlaşmasıyla belirlenmiş sınırları tanımadığını açıklaması Ermenistan’la diplomatik ilişkilerin kurulmasını engellemiştir. Ben, İran”ın nükleer silah geliştirme projesini, İsrail ve dünyaya bir tehlike oluşturmak için değil, Büyük Azerbaycan ve Türk Birliğinin oluşmasını önlemek, bunun gerçekleşmesini sağlayacak unsurları vazgeçirme çabası olduğuna inanıyorum. İran, Azerbaycan’ı her zaman bir İran devleti olarak görmüş, bağımsızlığını tanımakta istekli olmamış, İran sınırları içinde kalan ve Güney Azerbaycan olarak bilenen bölgede yaşayan 35-40 milyon Azeri Türküne karşı “Asimilasyon” politikası uygulamıştır. Dost ve kardeş Azerbaycan halkının, İran sınırları içinde kalan Güney Azerbaycan”ıda içine alan “Büyük Azerbaycan”ı kurma hayalinin gerçekleşmesi ve Türk Birliğinin kurulmasından korkan İran, 1992 yılında Ermenistan ile ekonomik işbirliği antlaşması imzalamış, ayrıca Azerbaycan-Ermenistan savaşında ve Dağlık Karabağ, Nahçıvan sorunlarında, “Türkiye-Azerbaycan ittifakına” karşı Ermenistan”ı destekleyen politikalar uygulamıştır. Azeri Türküne karşı soykırım ve vahşeti yaşatan Ermenilere, Türkiye ve Azerbaycan sınırlarını kapatıp ambargo uygularken, İran’ın Ermenistan’a askeri operasyonları devam ettirebilmesi için gereken doğal gaz ve yakıt tedarikini sağlaması asla kabul edilecek bir politika değildir. Ermenistan ekonomisini ayakta tutan etkenin, kendisine gıda, hammadde ve bütün enerji ihtiyacını karşılayan İran İslam Cumhuriyeti olduğu herkes tarafından bilinmektedir. 1991 yılına kadar Hazar petrollerini Rusya ile paylaşan İran’ın, Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra Hazar petrollerinde pay sahibi olmasını asla kabullenememiştir. Birde Azerbaycan’ın 1994’te Bakü – Tiflis – Ceyhan Petrol Boru Hattı anlaşmasını imzalaması İran’ı iyice çileden çıkarmış, dünya ile entegrasyon için Türkiye, ABD ve İsrail ile iyi ilişkiler kurması, zengin ve Güçlü bir Azerbaycan’ın İran’daki Azerilere yönelik girişimlerde bulunma ihtimali İran’ı tedirgin etmektedir. Gerçek olan şu ki! Dünya barışı için, Türk ve İslam dünyasının huzur ve refahı için Büyük Azerbaycan tarih sahnesindeki yerini alacak, Türk Birliği mutlaka kurulacaktır. Gelelim Nahçıvan’ın kurtuluşu olan Kars Antlaşması ve Türkiye’nin garantörlüğüne: 11 Eylül 1922 de yürürlüğe giren, antlaşmayı imzalayan ülkelerden herhangi birinin tek taraflı olarak kesinlikle bozamayacağı ve süresiz olan Kars Antlaşması, Ermenistan’ın Nahçıvan’ı Azerbaycan toprağı olarak kabul ettiğinin belgesidir. Bu antlaşma, Nahçıvan’ı ele geçirmek için bölgeyi kan gölüne çeviren, katliamlar yapan ve “Nahçıvan ile Şerursuz Ermenistan yaşayamaz” diyen Ermeni yayılmacılığını önlemiştir. Tarih boyunca hep yayılmacı bir politika güden ama her seferinde Türk tokadı yiyerek aklı başına gelen Ermeniler, Moskova ve Kars Antlaşmalarına göre Türkiye’nin Nahçıvan’ın statüsünde taraf ülke olması ile birlikte yine yenilgiye uğramış, kaderlerine razı olmak zorunda kalmışlardır. Ermenileri, Nahçıvan konusunda perişan eden, emellerinden vazgeçiren, elini kolunu bağlayan, katliamlarını durduran Kars Antlaşması ve Türkiye’nin garantörlüğüdür. Kars Antlaşması ve Türkiye’nin garantörlüğü olmasaydı, Nahçıvan herhalde büyük bir ihtimalle Azerbaycan’ın değil, Ermenistan’ın toprağı olacaktı. Nitekim 1992 yılında Nahçıvan’a saldıran Ermenileri, emellerinden vazgeçiren Türkiye’nin garantörlüğü ve saldırılar karşısında, gereğinin yapılacağına dair Türk hükümetinin yaptığı sert açıklamalardır. Dil, din, ırk, gönül ve sevgi bağlarından dolayı, Türkiye Nahçıvan’ın geleceği ile daima ilgilenmiş, ilgilenmeye devam etmeyi de kendine bir görev saymıştır. Türkiye, Azerbaycan’ın bir bakıma kendisine emanet ettiği Nahçıvan’ı her zaman korumuş, yardım etmiş, kaderini kendi kaderi, güvenliğini kendi güvenliği saymıştır. Abilik görevini yerine getirmiş, bundan sonra da getireceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye ve Azerbaycan için, “iki devlet tek millet” ifadesini ilk dile getiren büyük şahsiyet Azerbaycan’ın eski lideri Haydar Aliyev’in memleketi olan, Dede Korkut ve Nuh Peygamberinde yaşadıkları var sayılan, gelecekte, İspanya – Fransa sınırındaki özerk Andorra cumhuriyeti kadar popüler olacağı söylenen Nahçıvan için, Türkiye’nin önemini, “Biz istiyoruz ki, Kıbrıs Türkiye için nasıl yavru vatansa Nahçıvan da öyle olsun.” Sözü ile Nahçıvan Yüksek Meclisi Başkanı Vasif Talibov söylemiştir. Anavatanı Azerbaycan ile arasını bir bıçak gibi kesen Ermenistan toprakları sayesinde yalnızlaştırılmaya çalışılan Nahçıvan’ı, abisi olarak Türkiye hiçbir zaman yalnız bırakmadı ve bırakmayacaktır. Açılan havaalanı ve Nahçivan-Iğdır-Kars demiryolu ile Nahçıvan kuşatılmışlıktan kurtulacaktır. İçinde bulunduğu jeopolitik şartlardan ötürü ciddi sıkıntılar yaşayan Nahçıvan’a, ekonomi, sağlık, eğitim ve askeri alanda yardımda bulunmak, gelir seviyesinin yükseltilmesi ve bölgenin kalkınması için imkanlar geliştirmek hem Türkiye hem de Türk Dünyasının itibarı için çok önemlidir. Rusya ve Ermenistan arasında yapılan askeri anlaşmalara ve Ermenistan’ın yayılmacı politikalarına karşı, Türkiye’nin Orta Asya’ya açılan kapı durumundaki Nahçıvan’da güvenlik ve üstünlük kurma amaçlı, askeri üs kurması, bölge güvenliği açısından büyük önem arz etmektedir. Ayrıca Türkiye ile Azerbaycan ve diğer Türk devletleri arasında yapılan resmi toplantıların yer olarak Nahçıvan’ın tercih edilmesi, Türk Birliğinin sağlanması, Nahçıvan’a verilen değer açısından düşmana karşı anlamlı ve önemli bir mesajdır. Gerçek olan şu ki; Dünya haritasında küçük bir yeri işgal eden Nahçıvan, Türk Dünyası’nı birbirine bağlayan koridor, Türkiye ve Türk Devletleri arasındaki irtibatı sağlayan köprü, sevenleri buluşturan gerçek bir aşktır. Nahçıvan’ın güçlü ve güvende olması, Türk Dünyası’nın güçlü ve güvende olması demektir. “Türk Kapısı”nın açık olması, Türk Dünyasının, uluslararası alanda önünün açık olması demektir. Doğalgazsız tek bir evin dahi olmadığı, 15 sene önce karanlıkta yaşarken bugün Türkiye’ye elektrik ihraç edecek duruma gelen, “Türk kapısı” kimliğini muhafaza eden Nahçıvan, Azerbaycan, Türkiye ve Türk Dünyası için bir kazanç, Ermenistan için büyük kayıptır. Ermenilere ve Ruslara karşı kahramanca savaşıp zafer kazanan, Nahçıvan’ın Türk yurdu olarak kalmasını sağlayan, özgürlük için canını feda etmekten kaçınmayan kahraman Nahçıvan halkından Allah razı olsun. O yüce milletin, özgürlük uğruna kahramanca verdiği mücadeleyi zaferle tamamlamasını sağlayan, Nahçıvan’ı Türk Dünyasına kazandıran büyük şahsiyet, Azerbaycan’ın milli lideri, siyasi ve diplomatik yeteneğe sahip seçkin önder Haydar Aliyev’in ruhu şad olsun. Asilms@hotmail.com

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
HALİLİYE VOLEYBOL TAKIMI, PEYASSPOR’U 3- 0 YENDİ HB
HALİLİYE VOLEYBOL TAKIMI, PEYASSPOR’U 3- 0 YENDİ HB
Google Sahte Haberciliğin Önüne Geçmek İçin Düğmeye Bastı.
Google Sahte Haberciliğin Önüne Geçmek İçin Düğmeye...