Urfa’lı Mevsimlik Tarım İşçileri Arasında Ayrımcılık

Urfa’lı Mevsimlik Tarım İşçileri Arasında Ayrımcılık

Ordu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri öğrencisi Oya Ocak, mevsimlik tarım işçileri ile ilgili olarak saha araştırması yaptı. Araştırmaya göre, Giresun'da Türk ve ...

20 Kasım 2014 - 20:05

680x365cc-izm-201114-mevsimlik-isci1 Ordu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri öğrencisi Oya Ocak, mevsimlik tarım işçileri ile ilgili olarak saha araştırması yaptı. Araştırmaya göre, Giresun’da Türk ve Gürcü işçi 8 saat çalışarak 50 TL alırken, Kürt işçi 12 saat çalışarak 40 TL alıyor. Ocak, mevsimlik işçilerle ilgili son düzenlemenin 2010’da Başbakanlık genelgesinden çıkarıldığını ve bu düzenlemelerin işçi ölümlerine engel olamayacağını belirtiyor. Ordu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri 4. Sınıf öğrencisi Oya Ocak, mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarını işçilerin yaşadıkları Diyarbakır, Urfa gibi yerler ve çalışmak için göç etmek zorunda kaldıkları Ordu ve Giresun gibi yerlere giderek bir saha araştırması yaptı. Ocak’ın araştırmasına göre, Türk ve Gürcü işçi 8 saat çalışarak 50 TL alırken, Kürt işçi 12 saat çalışarak 40 TL alıyor. Ocak, 2010 Başbakanlık genelgesindeki mevsimlik işçilerle ilgili düzenlemelerin işçi ölümlerine engel olamayacağı görüşünde. Ocak, “Çünkü 2010 Başbakanlık Genelgesi sadece Gezici Mevsimlik Tarım İşçilerini kapsamakta, Geçici Mevsimlik Tarım işçilerine dair hiçbir düzenleme bulunmamaktadır” diyor. Türkiye’de mevsimlik işçiler, kötü koşullarda çalışmak ve yaşamak zorunda bırakılıyor. Ocak’a göre, işçiler arasında etnik kökene göre, ayrımcılık yapılıyor. Örneğin Giresun’da Türk ve Gürcü işçi 8 saat çalışarak 50 TL alırken, Kürt işçi 12 saat çalışarak 40 TL alıyor. Samsun Çarşamba’da Kürt işçi 12-13 saat çalışarak 40 TL alırken, yerli işçi 8 saat çalışarak 50 TL alıyor. “Etnik köken arasında en dezavantajlı grubu Kürt işçiler oluşturuyor” diyen Ocak, şu bilgileri aktarıyor: Kürt işçiler bölgeye göre dayıbaşı/çavuş/elçi olarak adlandırılan tarım aracılarının araçlarına gidiş-dönüş ücretini kendileri ödemek koşuluyla araç kapasitesinin 2 katı kadar binerek mevsimlik sömürü yollarına düşüyor. İşçiler gittikleri yerlerde hijyenden uzak çoğunlukla çadırda bazense tek gözlü çoğu zaman nemli bir odada 8-10 kişi birden kalıyor. Kürt işçiler 12-13 çalışma saati karşılığında bazen 50 derece sıcaklığın altında bazense şiddetli yağmurun altında en kötü çalışma şartlarına, hakaretlere maruz kalıyor. ‘İş yükü artıyor ücret sabit’ Karadeniz’de ücretler ve çalışma koşulları belirli bir komisyon tarafından vali ya da vali yardımcısı eşliğinde belirlenerek resmi internet sitelerinde yayınlanıyor. Belirlenen ücret ve çalışma koşullarına uyulmamakla beraber ücretler çeşitli işlere göre belirlenmişken, pratikte belirlenen koşullar uygulanmıyor. Mesela tarım aracısı belgesi olmayan aracıları çalıştırmak yasak dendiği halde tarım aracılarının büyük çoğunluğu belgesi olmayan aracılar. Ocak bu durumun da bir işçinin birden fazla işi yapmasına karşılık sabit ücret almasına neden olduğunu söylüyor. Çocuk işçiler hala tarlalarda çalışıyor Ocak’a göre, ücretler ve çalışma saatleri işveren tarafından etnik kökene dayalı katmanlaşırken, Kürt işçilerin ücretleri bir de dayıbaşı denen denetim ve sömürü mekanizması tarafından kırıma uğruyor. Diyarbakır/Suruç/Siverek’te ise ücretlerin belirlenmesi için, bir komisyon oluşturuluyor ve dönümü fazla olan ağanın vicdanına göre ücretler belirleniyor. Ocak, burada da yine dayıbaşının ücret kırımına neden olduğuna dikkat çekiyor. ‘Kadınlar tarlada doğum yapıyor’ Ocak saha araştırması sırasında 200 kadınla da görüşmüş ve kadınlardan 116 kadının çalışırken tarlada doğum yaptığını tespit etmiş. Ayrıca kendisinin görüşmesi sırasında hamile olduğu halde çalışan kadınlara da tanık olduğunu söyleyen Ocak, hamile olarak tarlada çalışan kadın sayısının 15 olduğunu söylüyor. TBMM Genel Kurulu’nda mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarının araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulduğunu hatırlatan Ocak, son olarak şunları söylüyor: “Hazır Başbakan Davutoğlu Avustralya’ya gitmişken Meclis Araştırma Komisyonu Avustralya’yı örnek alır mı bilmem ama 2010 Başbakanlık genelgesi üzerinden hareket ederse ölümlerin önüne geçemeyeceği kesin. Çünkü Adıyaman ve Isparta’da yaşamını yitiren mevsimlik tarım işçileri gezici değil geçici tarım işçileriydi. Çünkü 2010 Başbakanlık Genelgesi sadece Gezici Mevsimlik Tarım İşçilerini kapsamakta, Geçici Mevsimlik Tarım işçilerine dair hiçbir düzenleme bulunmuyor.”
Diha

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
FETÖ Fetvaları bozdu
FETÖ Fetvaları bozdu
DSİ’den Şanlıurfa’ya dev yatırımlar
DSİ’den Şanlıurfa’ya dev yatırımlar