BATMAYAN GÜNEŞ ŞANLIURFA
Abdullah CENGİZ

Abdullah CENGİZ

Abdullah CENGİZ
  • Instagram

BATMAYAN GÜNEŞ ŞANLIURFA

01 Temmuz 2017 - 23:30 - Güncelleme: 02 Temmuz 2017 - 18:58

Hz. Mevlana'nın şöyle bir kısası vardır gündeme cuk diye oturan. Hepimiz biliriz aslında aslanla kuyudaki düşmanı. Bilmeyenlere küçük bir girişle anlatayım. Bilen dostlarımızda hatırlasınlar bu vesile ile; 
Güzel bir deredeki av hayvanları, aslanın korkusundan perişan  haldeydiler. Çünkü daima pusuya yatıyor ve içlerinden birini avlı­yordu. Bu yüzden, yaşadıkları otlak onlara dar geliyordu.           
Bir çare düşündüler, aslanın yanına gelip:                              
-Ey aslan! biz sana her gün yiyecek verelim. Sen de ar­tık hiç av peşine düşme, böylece biz de rahat edelim sen de.. 
Aslan: 
-Oyuna getirilmeyecek olsam, söylediğiniz doğru,  ama ben ondan bundan çok hile gördüm. Halkın yaptıklarından, ettikle­ri hilelerden perişan oldum. Yılanlar, akrepler tarafından çok ısırıldım. Ben, "Mümin bir delikten iki kere ısırılmaz" sözünü can u gö­nülden kabul ettim. 
Buna karşılık hayvanlar dediler ki: 
- Korkup çekinmeyi bırak, korkup çekinme kaderin hükümleri­ni geri çevirmez. En iyisi tevekkül etmektir. Allah'tan bir zarar gel­memesi için kulun Hakk'ın hükmüne ölü gibi teslim olması gerekir. 
Aslan: 
- Evet, dedi, tevekkül kılavuzdur, fakat sebebe teşebbüs de Hz. Peygamber(S.A.S)'in sünnetidir. O, "Önce deveni bağla, sonra tevek­kül et!" buyurmuştur. Çalışan, Allah'ın dostudur. Tevekkül, sebep­lere tevessüle engel olmamalıdır. 
Hayvanlar aslana şöyle cevap verdiler: 
-  Çalışıp kazanmak, halkın inancının zayıflığından doğar. Te­vekkülden daha güzel bir kazanç yoktur. 
Aslan: 
         - Öyle ama, dedi, Allah-u Teala ayağımızın önüne bir Merdivenci, koydu. Dama basamak basamak çıkmak lazımdır. Ayağın var, nasıl olur da topal gibi davranabilirsin; elin var, niçin pençeni saklarsın? Bir efendi kölesinin eline beli verdiğinde, söylemeden isteği belli olur. Bel gibi olan el de Allah'ın işaretlerindendir, işlerin sonunu dü­şünme özelliğimiz de öyledir. Tevekkül ediyorsan çalışma konusun­da tevekkül et. Kazan, sonra Allah'a dayan!      
Diye devam eder sürükleyici hikaye... 
Günümüz siyasi gündemini nasılda anlatıyor değil mi ?    
Yakın tarihte Şanlıurfa'nın bağrından çıkan çok önemli bürokratlar, kıymetli parti genel başkanı, Gazi Meclisimizin başkan yardımcısı, devlet adamları, hatta bakanlar ile haşır neşir olan güzel şehrimize;  
Siyasi abi olarak gönderilen kişiye yapılan haklı veya haksız protestonun sonucu olarak; Şanlıurfa'lılara sarfettiği, siyasi ahlaka da sığmayan kendi dil dağarcığında 3-5 kelimeyi geçmeyen seviyesiz konuşmalara bakıp; demezler mi adama "hadi oradan" diye... 
Sonuçta siyasi geçmişi Türkiye tarihiyle eş olan güzide bir şehrin elbet kendi abisi ve bakanı da olacaktır... 
Takdir sizin dostlar... 
Sözlerime Hz. Mevlana'dan kıssayla başlamıştım; yine onun bir küçük dörtlüğüyle bitiriyorum: 
  
 
 Can var can içinde,  
kalbine inde ara. 
Sen; cevheri ruhunda,  
bedeninde ara.  
 Hz. Mevlana 
Saygılarımla 

Abdullah Cengiz

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar