REFARANDUMUN SANCILI SONUCLARI
Cemal Babaoğlu

Cemal Babaoğlu

REFARANDUMUN SANCILI SONUCLARI

21 Nisan 2017 - 22:23

Yoğun bir referandum kampanyası sonucu nihayet beklenen gün geldi halk tercihini yaptı. Beğenelim beğenmeyelim halkın tercihine saygı duymak lazım. Yapılan oylama neticesinde halkımız yüzde 51,4 evet, yüzde 48,6 hayır diyerek anayasa değişikliğini oy çokluğuyla kazanmış!

      Bizlere de düşen görev halkın tercihine ve iradesine saygılı olmaktır. Bir örnek verilmesi gerekiyorsa işte İngiltere’de AB üyeliği için gecen yıl gidilen halk oylamasında 500 oy farkla ret edildi. Taraflar bu yüzde 1 fazla oyla AB üyelik müzakeresi sona erdi. Her kes halkın tercihine saygılı oldu. Tabi İngiltere’de secimin güvenliğine, eşitliğine gölge düşürecek itirazda olmadı.

      Bizde daha ilk günde secim sayımları başlaması ile birlikte  itirazlar hızla başlıyor, haklı olarak. Blok oylar mı desen, açıkta oy kullanmalar, silahın gölgesinde seçim pozları vermek, Suruç’ta AKP’li vekil eşliğinde silahlı adamlarıyla 1184 nolu sandığa müdahale edilmesi. Ve en can alıcı nokta 2,5 milyon civarında ki mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılması. Seçim kanunu, mühürsüz zarf ve pusulaların geçersiz olacağını açıkça belirtilmesine rağmen, YSK başkanı camii imamı gibi fetva vererek “vatandaşın oy kullanma hakkı ihlali olmaması için geçerli saydık” demesi resmen YSK darbesidir.

      OHAL koşullarında referanduma gidilmesi, sürecin şaibeli olacağını gösteriyordu. Nitekim düşüncelerimizde yanılmadık. Çok şatafatlı bol süslenmiş yaldızlı sözlerle her alanda Evet kampanyaları sürdürülürken, Referandumun diğer ayağı olan Hayır çalışmaları ise OHAL ve KHK’lerle yasaklanıyordu. Bununla da yetinmeyen hükümet, terörle mücadele adı altında, referandum çalışması yürüten HDP- DBP yönetici ve üyelerine yönelik tutuklama furyası başlatmıştı. Urfa’da 750 ye yakın üye sandık görevlisi olma ihtimali var diye tutuklanmışlardı.

      Mülki idare amirleri de, AKP’nin üyesi gibi propaganda çalışmalarına katılıyordu. Devletin tüm imkânları seferber edilmişti. Hedef yüzde 65 evet, Hayır oylarıda yuzde35 şeklinde ki, planlamaları aslında duvara çarpmıştı. Hayır, oyları ortalama 4 puan öndeydi. Referandum sonuçları planlandığı gibi gitmiyordu sancılı bir süreç başlamıştı. Sayın Cumhurbaşkanı ve başbakan bu sonucu gördükleri için sürekli gerilimi artırıcı konuşmalar yapıyorlardı. Avrupa’ya yönelik çıkışlarda bu planın bir parçasıydı.

    Seferber edilen devletin tüm imkanlarına rağmen (hileye rağmen) yüzde 51. 4 te kalmanın sancıları da kendisini hissettiriyordu. Bu sonuç seçmen tarafından 2 mesaj veriyordu. Biri Türk vatandaşlar, ülke yönetiminin tek elde toplanmasına ve parlamentonun devre dışı kalmasına yönelik tepkisiydi. Diğeri Kürt vatandaşlarının gasp edilen belediyelerine ve yakıp yıkılan şehirlerine yönelik tepkilerini HAYIR diyerek gösteriyordu. Kürt vatandaşların mesajı gayet netti. Ne yaparsan yap, bizler demokratik anayasal haklarımızı, Anadilde eğitimimizi ve yerel yönetimlerde söz ve karar sahibi olma isteklerinde ısrarcı olacağının mesajı veriliyordu.

    Devlet aklı, sorumlu hükümet üyeleri, Sol duyu ile düşünmelerini öneririm. Halkı ile kavgalı bir iktidar sorunlar yumağında sürekli kriz üretir. Velev ki. Hile yapmadın, yüzde 51 oyla anayasa değişikliği yaptın. Peki bu değişikliğe yüzde 49 hayır diyenleri ne yapacaksın?

    Halkı ile bütünleşen, onların Dil, Din ve farklı etnik yapısını anayasal güvenceye alan ülkelerin Sosyo-ekonomik durumlarında göreceli bir artış olduğu, refah seviyesi ile birlikte huzurlu geleceğine güvenle bakan toplumların istatistik verileri biliniyor. Dolaysıyla 21. yy. da tek adam rejimine dayalı diktatörlük özlemleri, halklara çok acılar yaşatmıştır. 16 Nisan referandum sonuçları, diktatörlük heveslerini tuzla buz etmiştir. Geriye referandum sancılarını ortaya çıkarmıştır. Bu sancılardan kurtulma reçetesi; Hukuku ve Adaleti esas alıp, Sosyal, Laik Hukuk devletini yeniden inşa etmektir.

20/04/2017

Cemal BABAOĞLU

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar