O zaman Urfa sessizdi…
UĞUR BEYAZGÜL

UĞUR BEYAZGÜL

Uğur Beyazgül

O zaman Urfa sessizdi…

10 Haziran 2017 - 18:45

Kentler; Kentte yaşayan insanların yaşayış tarzlarına,duygu ve düşüncelerine göre şekil alır ve ruh kazanırlar…O şehirde yaşayan insanlar,yaşadığı şehrin gelişimine ne kadar katkı sunar ve katılırlarsa, o şehir aynı nispette, orada yaşayan insanların özelliklerini yansıtır,hayatlarını kolaylaştırır ve kimliğini oluşturur…

O yörede yaşayanların oluşturduğu;kent kimliğini korumak için yapılan her türlü mücadele de kutsaldır…
Fakat bu koruma mücadelesi somut yapılardan başlamalıdır…Somut yapılar kent kimliğine uygun olarak yapılırsa;zaten halk onun kimliğine uygun bir sıfatla anar ve sahip çıkar…
Ne yazık ki somut olan bir meydana sahip çıkamadık, o meydanı iteledik, ezdik, perdeledik…Şimdi soyut kavramlarla uğraşıyor,sanki yok ettiğimiz bir meydanın gönlünü almaya çalışıyoruz…

Maalesef vilayet binası yıkıldıktan sonra yapılan proje; Topçumeydanını, Topçuhanını yoksayarak dizayn edildi…yok saydığı gibi; Topçuhanı;“saygısızca” ne olduğu belirsiz beton ve cam giriş odalarıyla perdelendi…yok edildi...
Proje hazırlanırken de bu konuda ki görüşlerimizi yetkililere bildirdik..…
Mevcut projenin bir meydan değil,otopark projesi olduğunu… Bu projenin bir yarışmayla yapılması gerektiğini… Projenin bir felsefi alt yapısının olmasının gerektiğini söyledik…

Projenin Topçumeydanını kucaklayıcı ve Topçuhanını kapsayıcı şekilde dizayn edilmesi zorunluluğunu anlattık…
Projede olacak unsurların kamuoyuna danışılarak yapılmasının bir katılımcılık ilkesi olduğunu belirttik…

İklim koşullarının önemli olduğunu,..Urfanın çok sıcak olduğunu, bu sıcaklığın göz önüne alınarak havuz ve gölgelik unsurların yapılması gerektiğini;gerek özel,gerekse kamuya açık toplantılarda ilettik…
Üzülerek söylemeliyim, kent konseyi başkanı dışında,bu konuya destek olan ve konuyu kamuoyu önünde dillendiren olmadı…Urfa sessizdi…Urfa belediye başkanına da,bakanına da sessizdi…
Üstelik Urfayla dalga geçercesine, meydana yapılan piramitlerle, meydana yeni bir kimlik kazandırma telaşını gördük…

Düşünce yapımda çözemediğim sorulardan biride; Gerek tescilli topçuhanını,gerekse tescilli eski tekel binasını kapsayan;Bir tarafında da güzelim kültür müdürlüğünün olduğu,bu alanda yapılan proje; Neden Kültür ve tabiat varlıkları koruma kurulundan adeta kaçırılarak onaylandı…

Neden kurul onayı istenmedi…Neden bu meydana; bu tarihi yapıların izleri değilde,ne idüğü belirsiz piramitlerle kimlik kazandırılmaya çalışıldı…
Neden zamanın belediye başkanına bu projeyle ilgili; şimdi olduğu gibi güçlü itirazlar yapılmadı…

Geçenlerde bu konu ile ilgili bir yazı okudum; Meydan içinde meydan olur mu diye…Evet Urfa da maalesef meydan içinde meydan yapıldı…Tarihi topçu hanı ve tarihi Topçumeydanı bir kenara atılırcasına…

Bir meydanın ortasına top koyarak o meydanın Topçumeydanı olamayacağına da tüm kamuoyu şahit oldu…
Şimdiye kadar isim tartışmasına hiç girmedim.Çünkü benim için;otopark amaçlı bu beton yığını alan tarih ve kimlik açısından yok hükmündedir…ölü doğmuştur…

Topçumeydanını yoksayarak,onunla gerek fiziki,gerekse manevi hiçbir bağ kurmayarak yapılan, beton yığını alanın,isminin ve kendisinin hiçbir önemi yoktur…Benim mütevazi çocukluk anılarımla dopdolu topçu meydanımı ve topçu hanını rahat bırakın yeter…
En büyük endişemiz;Cumhuriyet ve vilayet alanından sonra 11 nisan stad yerinin de, bu yaklaşımla betonlaşması…Yeniçevre düzeni planının gündemden düşmesidir…Urfanın gündemi betonlaşan Harran olmalıdır…

Ugur Beyazgül

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar