Cemal Kaşıkçı’nın son makalesi yayımlandı

Cemal Kaşıkçı'nın son makalesi yayımlandı

2 Ekim'den bu yana kayıp olan, girdiği İstanbul Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'ndan bir daha çıkamayan Washington Post Gazetesi yazarı Cemal Kaşıkçı'nın son yazısı yayımlandı.

18 Ekim 2018 - 21:37

2 Ekim'den bu yana kayıp olan, girdiği İstanbul Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'ndan bir daha çıkamayan Washington Post Gazetesi yazarı Cemal Kaşıkçı'nın son yazısı yayımlandı.

Washington Post, Kaşıkçı'nın makalesine bir de not düştü ve dönme ihtimali nedeniyle yazının bugüne kadar bekletildiğini duyurdu.

Kaşıkçı dün yayımlanan son yazısında, "Arap dünyasının en çok ihtiyacı olan şey ifade özgürlüğü" başlığını atmış ve başına gelenlerin bir nevi özetini çıkarmış.

Yazıya bir not düşen köşenin editörü Karen Attiah ise, "Gazete bu makaleyi yayımlamak için bekledi çünkü Cemal'in bize geri dönüp bu makaleyi birlikte düzenleyebileceğimizi umut ettik. Şimdi şunu kabul etmeliyim: Bu olmayacak" dedi.

Attiah, yazıya şu notu düştü:

"Bu onun Washington Post için düzenleyeceğim son eseri olacak.  Bu makale, Cemal'in Arap dünyasındaki özgürlüğe bağlılığı ve tutkusunu çok güzel bir şekilde ortaya koyuyor. Muhtemelen kendi hayatını feda ettiği bir özgürlüğe.

Ona, bir yıl önce gazetecilikte son yuvası olarak Washington Post'u seçtiği ve bize birlikte çalışma şansı verdiği için sonsuza kadar minnettar kalacağım."

Kaşıkçı makalesinde, "Freedom House" adlı düşünce kuruluşunun "2018 Dünyada Özgürlük Raporu"nu incelediğini ve burada "özgür" olarak sınıflandıran tek Arap ülkesinin Tunus olduğunu, Ürdün, Fas ve Kuveyt'in "kısmen özgür", diğer Arap ülkelerinin ise "özgür olmayan" olarak sınıflandırıldığına işaret ediyor.

Kaşıkçı şu tespitlerde bulunuyor:

"Sonuç olarak, bu ülkelerde yaşayan Araplar ya bilgilendirilmiyor ya da yanlış bilgilendiriliyor. Bölgeyi ve günlük yaşamlarını etkileyen meselelere değinemiyorlar, toplum içinde konuşamıyorlar. Devlet yönetimindeki bir anlatı, kamu aklına hükmediyor ve bazıları buna inanmazken, toplumun büyük bir çoğunluğu bu yanlış anlatıya kurban gidiyor. Ne yazık ki bu durum değişecek gibi durmuyor.

Gazeteciler, akademisyenler ve toplumun geneli kendi ülkelerinde aydınlık ve özgür bir Arap toplumu beklentileriyle dolup taşıyordu. Hükümetlerinin hegemonyasından ve bunların bilgiye sürekli dahil olma ve sansürleme eylemlerinden azat olmayı bekliyorlardı. Bu beklentiler hızlı bir şekilde paramparça oldu, bu toplumlar ya eski statükolarına geri döndü ya da eskisinden daha sert koşullarla karşı karşıya kaldı."

Kaşıkçı yazısında, "Suudi basınındaki en ünlü makalelerden birini yazan kişi" olarak tanımladığı arkadaşı Suudi gazeteci Salih el-Shehi'nin, Suudi karşıtı yorumları nedeniyle kanuni bir dayanağı olmadan beş yıl hapis cezasına çaptırıldığını da hatırlatıyor.

Mısır'da darbeci Sisi yönetiminin al Masry al Youm Gazetesini ele geçirmesine tepki gelmemesine de eleştiren Kaşıkçı, yazısını şu satırlarda sürdürüyor:

"Bu tür eylemler artık uluslararası toplumdan bir ters tepki almıyor. Bunun karşılığında, bazı eylemler kınamayı tetikleyebilse de ardından yine sessizlik oluyor. Sonuç olarak Arap hükümetlerine gittikçe artan oranda basını susturma yetkisi veriliyor. Gazetecilerin, internetin bilgiyi sansür ve basılı medyayla ilgili kontrollerden kurtaracağına inandığı zamanlar vardı ama varlıkları büyük oranda bilginin kontrol edilmesine bağlı olan bu hükümetler, agresif bir şekilde interneti engelledi. Ayrıca yerel gazetecileri tutukladılar ve reklamcıları özel yayımların hasılatına zarar vermeye zorladılar.

" Washington Post Gazetesi'nin, yazılarını Arapça'da da yayımlamasından duyduğu memnuniyeti "Bunun için minnettarım, Araplar kendi dilinde okumalı, böylece ABD ve Batı'daki demokrasinin karmaşıklığını ve farklı açılarını anlayıp tartışabilirler. Eğer bir Mısırlı, Washington'daki bir inşaat projesinin gerçek fiyatını gözler önüne seren bir makale okursa, sonra benzer projelerin kendi toplumundaki çıkarımlarını daha iyi anlayabilir" satırlarıyla dile getiren Kaşıkçı, yazısını şöyle sonlandırıyor:

"Arap dünyasının, eski uluslararası basının modern bir versiyonuna ihtiyacı var, böylece vatandaşlar küresel etkinliklerden haberdar olabilir. Daha da önemlisi, Arapların seslerini duyurmak için bir platforma ihtiyacımız var. Yoksulluk, yanlış yönetilme ve yetersiz eğitimden muzdaribiz. Propaganda yoluyla nefret yayan milliyetçi hükümetlerin etkisinden arındırılmış bağımsız bir uluslararası forumun oluşturulmasıyla Arap dünyasındaki insanlar toplumlarının karşı karşıya kaldığı yapısal sorunlara değinebilir."

Kaynak: haber merkezi

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
HDP Şanlıurfa'da Seçim Startını Verdi
HDP Şanlıurfa'da Seçim Startını Verdi
İşte 2019 AK Parti Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan  Aday Adayları
İşte 2019 AK Parti Şanlıurfa Büyükşehir Belediye...