KEMAL SARAÇOĞLU : FARUK ÇELİK O PARAYI KİME VERDİ !

KEMAL SARAÇOĞLU : FARUK ÇELİK O PARAYI KİME VERDİ !

İş adamı Kemal Saraçoğlu Urfa'lı sanatçı ve haber-sanliurfa'nın sıra dışı yazarı Ekrem Arpak'a Şanlıurfaspor'dan ,siyasete kadar çarpıcı açıklamalarda bulundu.

10 Ocak 2018 - 15:36 - Güncelleme: 10 Ocak 2018 - 17:34

İş adamı Kemal Saraçoğlu Urfa'lı sanatçı ve haber-sanliurfa'nın sıra dışı yazarı Ekrem Arpak'a Şanlıurfaspor'dan ,siyasete ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İşte o özel Söyleşi

Ekrem Arpak & Kemal Saraçoğlu

Makalelerim başta olmak üzere; söyleşi ve katıldığım programlar da sık sık " Memleket Değerleri " vurgusu yapıyorum, bilirsiniz..

Peki, nedir DEĞER?
Değer olmanın kıstası nedir?
Kimdir Değer?!

Sapla samanı geçelim efendim; "Fil ile Karınca'yı karıştıran ve at izini it izi sanan  hastalıklı bir anlayış; elbette ki DEĞER/ŞÖHRET arasındaki keskin çizgiyi de anlamayacaktır.."

Kirli ilişkiler yumağında dayısı, parası ve ya yalakalık yapacağı güçlü bir makamı olan insanların zerre üretmeden şöhret olabildiği bir ülke de: Tanınmanın ne denli sağlıklı gerekçesi olabilir ki?!

Başka ülkelerin değerli bestekarlarının eserlerini çalıp; utanmadan seçim şarkısı yapabilen sözde sanatçıların konserden konsere koştuğu ülkem de şöhret olmak kaç paralık bir saygınlığı ihtiva eder ki?!

Ekran da, oturduğu koltukta iç çamaşırını veya göğüs dekoltesini göstererek reyting ve takipçi alan ve fakat hayatı boyunca bir şiire, bir güfteye imza atmamış kişiler star olsa ne fayda!

Şöhret dediğiniz ayran gönüllü ruh hastalığı ile evli/bekar ayırmaksızın bilerine sevgili olmak, birilerinin yataklarında tenini, şerefini, namusunu satmak mıdır?!

Kimin eli kimin cebindesi bir kültür/sanat ve müzik dünyasında, kişi kendi şahsına saygı duymadan popüler olsa ne fayda?!

Ama acı gerçek şu ki: Gün maalesef bu tiplerin günüdür, ülkemin dört bir yanında!..

Her yerde bu tipler büyük değer diye saygı görüyor!  Sanatçı/Büyük Değer diye baş tacı ediliyor!! Oysa ben kalkmış; değerlerimi anlatma gayesine düşmüşüm..

Peki değer dediğiniz kimdir?!

Bakın; değer dediğiniz: Ürettikleri, hizmetleri, vizyonu, sorunları çözebilen bilgi birikimi ve toplumsal karşılığı olan kişilerdir.

Sağ/sol falan fişman ayırışmaya tabi tutamayacağınız kadar aynalarımızdırlar. Çünkü bunlar; kendi camiasında kitleleri peşinden sürüklemiş ve ya toplumsal sorunlar karşısında barışçıl çözümler üretebilmiş kişilerdir.

Örnek mi ? !
Yılmaz Güney kendi kitlesinin efsane değeridir.. Hatta ülkemizin dünyaya sunduğu çok büyük bir değerdir..

Misal; Şivan Perwer milyonların sevgilisidir. Eserleri ölümsüzdür ve dünyanın saygı gösterdiği Ahmet Arif'imiz vardır mesela..

Mesela kendi yoksul topraklarından çıkıp BŞ. Belediye Başkanlığına oturmuş Nihat Çiftçi de memleketimin değeridir. Ve bu değer başardıkları ile körpe beyinlere anlatılmalıdır arkadaş!..

Değer olmanın makam mevkisi de yoktur dostlar. Yıllar yılı yoksul mahalleliyi sırtlanmış bakkal da bir değerdir aslında..

Değer dediğin bulunduğu yere değer katandır.. Ve değerin dili, kimliği, fikri, rengi yoktur. Sağcı da olsa farklıdır, solcu da. Türk de olsa, Kürt, Arap da..

Çünkü o farklıdır ve özeldir.. Ve bütün özel yanları ile doğdukları topraklarda filizlenirler. Boy verdikçe değerlenir, çiçek açtığında birer efsane olurlar..

BİR URFA EFSANESİ KEMAL SARAÇOĞLU !

Memleketimizin değerleri ile söyleşiler yapmak ve kendilerini anlattığım yazılar dizisinin bugünkü konuğu: önemli bir Urfa efsanesi, Eski Şanlıurfaspor Başkanı, Urfa'mızın çok başarılı İş Adamı ve önde gelen isimlerinden Sn. Kemal Saraçoğlu.

KOCA YÜREKLİ ŞIK BİR ADAM !

Neden koca yürekli yazdığımı söyleşinin ilerleyen bölümlerinde göreceksiniz..

Aslında kendisi ile randevumuz saati 11:00 ve fakat Sn. Nihat Çiftçi'nin KARACADAĞ kadar büyük vizyonu, nezaketi, duyarlılığı ve hizmet anlayışı karşısında tümsek kadar olamayan birkaç gereksiz yüzünden; pimi çekilmiş bomba gibiyim! Nerede, kime patlayacağım belli değil.. Ama belli olan: Patlarsam, kendim dahil ciddi hasarlar alacağız hep beraber!

Yola koyuluyorum ve şehrimin annem, babam kokan sokakları arasında süzülerek randevu mekanına doğru kırıyoruz direksiyonu. B.Ş Belediyemizin bana yarenlik etmesi için gönderdiği Kadir Göçebeler kardeşim var yanımda. Ağabey kardeşliği demliyoruz gönül muhabbetimizde. Kadir  frene bastığında  İstanbul'un Bebek'i, Etiler'inden koparılmış  oldukça görkemli şık bir mekanın önünde duruyor araç..

"Saraçoğlu Mobilya"  yazıyor girişte. Geç kalmış olmanın telaşı ile dalıyorum içeri. Benden iki dakika sonra açık mavi gömleğin üzerine giyilmiş gülkurusu rengi, dar kesimli oldukça şık ceketi ile Başkan Kemal Saraçoğlu giriyor içeri. Nezih bir kibarlık ve nezaket kokan bir karşılama ile ofisine geçiyoruz. 

Başkanın mimiklerine bakıyor, vücut dilinden tanımaya karakter analizine çalışıyorum biraz. Klasik yol arkadaşım demli çaylarımız geliyor. 

Birbirimizi tanımak üzerine ama ikimizde alabildiğine dobra dobra birkaç lafın belini kırıyoruz söyleşiden önce.

Ben Ekrem Arpak: O Kemal Saraçoğlu yani! Kıvırmak yok ikimizde de.. Laflarımız gönül süzgeçlerimizden geçiyor ama korku diyarından habersiz dökülüyor dile.

Sn. Başkan ile söyleşimize geçmeden kendisine dair kısa bir bilgi vereyim: Sn. Kemal Saraçoğlu: Urfa doğumlu başarılı bir İş Adamımızdır. Mobilya sektörünün bu saygın beyefendisini Urfa da efsane kılan ise; memleketimin en önemli STK ve markası Şanlıurfaspor başkanlığı sürecinde elde ettiği başarılar ve her babayiğidin göze alamayacağı cesaret ile yanlışların karşısında dik duruşudur. Yani siz kalkıp Kemal Saraçoğlu’nu sadece Şanlıurfaspor başkanlığı, iş adamı ve ya siyasetçi kimliği ile ele alamazsınız! Zira Urfa’nın bütün sorunlarına hâkim ve üzerinde taşıdığı her türlü kimliğin üzerinde BAŞARI yazılı ve denizi olmayan memleketimin bilgi birikim, tecrübe, duyarlılık, samimiyet, duygu deryasıdır. Dolayısı ile Kemal Saraçoğlu bütün bu özellikleri ile anlatabildiğiniz zaman özellikle genç neslin feyiz alacakları bir değerimizi anlatmış olursunuz. Yoksa ‘’ Kemal Saraçoğlu şu taziyede, bu açılışta, şu bayram mesajı verdi gibi artık kabak tadı veren üç kuruşluk haberlerle körpe beyinlere laiki ile anlatamazsınız..’’

Sn. Saraçoğlu’nun kısacık Şanlıurfaspor başkanlığı sürecine 1 şampiyonluk ve dev tesis sığdırmış gerçek bir efsane olduğunu  A N L A T A C A K S I N Arkadaş !!! .  Takım alt yapıda patlama yapmış, Urfa halkı hiç olmadığı kadar Şanlıurfaspor'una sahip çıkmış.. Bu harika birleşmenin Kemal SARAÇOĞLU sayesinde gerçekleştiğini halkına, okurlarına anlatacaksın ey Urfa basını..

Sn. Başkanın şık giyimi karşısında kıskanç, ama hayranlık dolu bir halde başlıyorum ilk soruma.

E.A " Sn. Başkan; öncelikle Kemal Saraçoğlu kimdir tanımak istiyorum.." diyorum.

K.S " Şimdi ben Urfalıyım!." diyor başkan. Urfalı olduğunu söylerken; sevdiğine doyamamış aşık bir adamın duygusu ile konuşuyor başkan.. Güçlü bir bağ ile harmanlanmış kelimeler dökülüyor dilinden demli çaylarımıza..

K.S " Ailem Urfa da lakin 11 yıl şehrim dışında kaldım. Amasya da turizm sektörü üzerine 11 yıl çalıştıktan sonra memleketime döndüm." 

Bu arada başkanın en az kendisi kadar sempatik, insana güven veren ve güler yüzlü mağaza emekçisi Derya hanım geliyor içeri. Sağ olsun başkan özel ofisinde de boş durmuyor. Sosyal medyadan "Kurtar Bizi Başkan!" çağrılarını çok okumuşluğumuz var.. Faka bu çağrıların bizzat başkanın ofisine kadar geldiğini görme fırsatı buluyoruz. Ve Derya Hanım mecburen bunu başkana iletmek durumunda kalıyor her defasında..

Sevilmek, istenmek ne güzel şey değil mi? Bakınız; bugün Urfa halkı, Şanlıurfaspor sevdalıları ve Şanlıurfasopur’un vefakâr, cefakâr taraftarı eğer sosyal medya üzerinden ‘’ BÜYÜK BAŞKAN BİZİ KURTAR! ‘’ kampanyaları başlatmış, bunu sadece sosyal medya üzerinden değil; başkanın ofisinin kapısına çığlık gibi bırakıyorsa: Kemal Saraçoğlu bir başarının özlenen efsane mimarıdır arkadaş. Bu mimarı da, halkın kurtuluş gözü ile baktığı ve efsanesini umut ile avazı çıktığı kadar davetini de yazacaksınız..

K.S " Memleketimi her bağlamda derinine tahlil ettim önce.. Analizler, araştırmalar ile; (acaba memleketime nasıl faydalı olabilirim?) diye düşündüm. Ciddi bir tanıma, anlama süreci geçirdim memleketimde.

ÇOK GÖRENİN TECRÜBESİ BAŞKADIR !

K.S " Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi? dediğimizde ben her zaman oyumu gezen ve görenden yana kullanırım!  Bu tecrübe ile 97'de döndüğüm memleketimin siyasilerine baktım, belediyecilik anlayışına, sanayisine, folklorik kültürüne baktım. Ogün gördüm ki; bu memleketin en büyük marka değeri Şanlıurfaspor'dur.. Daha doğrusu olması gerekenin bu olduğuna inandım. Ben bu marka için ne yapabilirim, değerine nasıl daha anlam ve değer katarım düşüncesinde epey bir fikir jimnastiği yaptım. Bu arada mobilya sektörüne de el attım. Bu sektörde de memleketimde işimi en üst seviye de, oldukça kaliteli yaptığıma inanıyorum.. Bugün izleri kolay kolay silinmeyecek bir marka yarattım!.. Ve markamız giderek büyümeye, sevgili Urfalı hemşerilerime güvene dayalı, kaliteli hizmet vermeye devam ediyor.." 

K.S " Sonunda başarının geleceğine inanmadığımız hiç bir şey projenin, eylem ve söylemin, hareketin içinde olmadık. Bir şeyi ya söylemem ya söylediğimde yaparım! Tabi ki her şey Allah'tan ve tabi ki başarının garantisi yok ama Kemal Saraçoğlu şükürler olsun ki bugüne kadar imza attığı her işte başarı oranı %90 ve üzeri olmuştur.. "

KAYYUM ATANMIŞ ŞANLIURFASPOR VE YÖNETİCİLİĞE MERHABA!

Konu Şanlıurfaspor'a geldiğinde, Urfa'mızın hatta bölgenin saygın iş adamı, öz güveni, şıklığı ve birazdan gerekçelerini yazacağım mangal yüreği ile dağ gibi adam; dünyanın en masum varlıkları olan bir çocuğun anlatılmaz samimi ruh haline bürünüyor!

Tarihi geriye getirmek ve Mecnunu karşıma alıp söyleşi yapma şansım olsa: eminim ki Mecnun’un Leyla’yı anlattığı o büyük aşk ile Urfaspor ve memleketini anlatmaya başlıyor Kemal başkan.. 

K.S. " O dönem Sn. Fakıbaba BŞ belediye başkanımızdı. Ki zaten kendisinin nazik daveti ile as başkan olarak göreve başlayarak merhaba dedim Urfasporumuza. 1.5 yıllık as başkanlık yönetimimiz de playoff oynadık ve maalesef finalde kaybettik!. Ama iyi  bir takım kurulmuştu. Sn. Habib Aslan başkanımızdı ve her bağlamda hala çok takdir ettiğim Habib başkanımızın da onaylarını alarak kongrede aday oldum. O dönem çok çok güçlü bir rakibim vardı. Allah gani gani rahmet eylesin.. Sn. Ahmet Güzel ile çok güzel bir yarıştan sonra 400 delege içerisinde 80 oy fark ile başkan seçildik."

RÜYA GİBİ HEDEF KOYDUK!

Kemal başkan her zaman büyük oynamış ve anlıyorum ki bu onun ruhunda var. Ayrıca rakibine "güzel" diyecek kadar nezaket dolu biri..

K.S " Hedefi süper lig olarak belirlediğimiz 3 yıllık bir proje koyduk ortaya. Daimi gelirlerle desteklenmiş, alt yapısı güçlü ve üç yılda süper lige çıkma hedefimiz vardı.."

TEK FUTBOLCUSU OLAN SIFIRDAN TAKIM İLE PERİ MASALI BAŞLIYOR!

K.S " Bir futbolcu dışında sözleşmeli oyuncusu olmayan halde iken; sıfırdan bir takım kurduk! Ve başardık yahu! Tabi bu başarıda çok değerli yönetim kurulu arkadaşlarımızın büyük katkıları vardı. Ayrıca Urfa halkı bana güvendi. Ekrem kardeşim; o yıl 20 bin ortalama seyirci ile oynadık!. Bütün şehrin tek yürek aynı payda etrafında birleştiği nadide bir sinerji yarattık. Her maçımıza abartısız 2/3 bin bayan seyirci geliyordu! Kısacası amacımıza ulaşmıştık.. Şehir de müthiş bir kenetlenme, sokakları bayram yerine çeviren bir kol kola girmişlik vardı."

Kemal başkan:  Yönetim kurulu arkadaşları; 1 yıl gibi kısa bir zamana sığdırdıkları peri masalını anlatırken; ne kadar coşkulu ve gururlu ise, sonrasında o kadar üzgündü! Çocukluğunu yitirmiş ve hiç büyümemiş bir yüreğin hüznü gibi.. Ben diyeyim Annesine hasret bir evlat, siz deyin ki; evladının gözüne batan toz parçasını kalbinin ortasına saplanmış gibi hisseden bir babanın duygu seli düştü gözlerinin ferine..

TA Kİ ŞAMPİYON OLANA KADAR…

K.S " Yani kardeşim; ilkbahar mevsimi takım şampiyon olduğu güne kadar sürdü! Ne zamanki bitime 3 hafta kala şampiyonluğu garantiledik: İşte o an üzerinize zemheri bir kış mevsiminin bitmeyen fırtınaları çöktü! " 

KUMPASLAR KİRLİ OYUNLAR VE TAKIMI ELE GEÇİRMEK İÇİN SAHNELENEN UTANÇ VERİCİ AYAK OYUNLARI !

K.S " Takım şampiyonluğu 3 hafta kala ilan edince, Urfa'nın makus talihi devreye girdi!.. Takım üzerinden siyasi veya ticari emellerini gerçekleştirmekten başka gayesi olmayan  bir gurubun ayak oyunları başladı! An be an artan ayak oyunları öyle bir hal aldı ki; beni isyan boyutunda pes ettirmek için en yüksek dozdan yıldırma politikası uygulandı! " 

Başkan bunu anlatırken neyi merak ediyorum biliyor musunuz: Yahu Allah aşkına; nedir başarıyı sağlayan kendi değerlerimizin önünü kesme hastalığı? Ne zaman kurtulacağız bu illetten? Mesela bütün bunlar olurken kaç gazetecim Sn. Başkan ve yönetim kurulunun yanında durdu? Ben diyeyim (0!) Çünkü hepsi siyasi otoriteyi ve an itibari ile egemen gücü seçecekti! 

BEN BAŞKAN İKEN MÜLKİ AMİR TRANFER YAPIYORDU !

K.S " Bakınız Ekrem Bey; takım şampiyon olmuş ve şampiyon başkan ile yönetimine haddinden fazla saygısızlık yapılıyordu. Futbolcu alınıyor, hoca pazarlığı yapılıyor, kadro şekilleniyordu! Bunu yaparken de alenen gözümüze sokuluyor ve isyana sürüklenmemiz sağlanıyordu! Maalesef başardılar.. En son Kocaelispor maçında isyan ettik! Tabi ki küçük düşünceli insanlar o günkü tepkimizi anlayamadılar!." 

DÜĞÜN GÜNÜMÜZDÜ OYSA !

K.S İçimiz kıpır kıpır ve Şanlıurfaspor’muz üst lige çıkmış ve başarmışız. " Oysa biraz düşünseler, o gün bizim sportif başarı anlamında düğün günümüzdü.  Ben düğünümü neden terk edeyim ki? Bu nokta da halen kırgın ve kızgın olduğum gibi: Urfa basını ve halkına soruyorum! Bizi kendi düğünümüzü terk etmeye iten alt yapı silsilesi neden araştırılmadı, sorgulanmadı? " Bakınız; bugün Şanlıurfaspor’un geldiği nokta: O gün neden karşıya gittiğimizin açık ve haklı belgesidir maalesef.."

Kemal başkanın kırgın, üzgün, gözbebeklerinde aynı zamanda haksızlığa uğramış bir adamın sessiz çığlıkları var.

KARŞIMIZDA KORKUNÇ BİR DEVLET GÜCÜ VARDI !

K.S " Böyle bir güce karşı dayanabildiğimiz kadar dayandık üstelik bizi kimse yıkamazdı.. Ama baktık ki kurum zarar görüyor, istemeden de olsa istifa ettik. Ha, bu noktada futbol adına ciddi bir birikimimiz, tecrübemiz var.. Acaba bunların bir bildiği mi var dedik ve çekildik.

Kemal başkan konuştukça görüyorum ki sözünü esirgemiyor. Ve hayat bana şunu öğretmiş: Sözünü esirgemeyenlerin karın ağrıları yoktur..

HERKES AMACINA ULAŞMIŞTI !

K.S " Tabi herkes amacına ulaşmıştı! Eline 100 bin tl alan yönetime girdi ve hatta eline 100/150 bin tl alan milyonluk ihaleler aldı!"

HERKES BİR OYUNUN PARÇASIYDI !

K.S " 2-3 bin bayan taraftarı dâhil kimse kaybettiğinin farkında değildi! Herkes o an için bir oyunun parçası idi! Her şey daha iyi olacak derken, film geriye sarmaya başlamıştı aslında " 

KORKUNÇ BİR PARA AKTI URFAYA !

K.S " Ve ciddi bir para aktı Urfa'ya! Bizim gibi şampiyon bir kadroyu görevden uzaklaştıran kişi ve kişiler mecburen bu ligde harcanmayan paraları harcadılar! Sırf kurulu bir düzeni bozduk, amacımıza ulaştık, ihaleler tıkır tıkır gidiyor diye. O halde bari para akıtalım ki; bu yönetimde başarılı osun, eleştiri gelmesin politikasını güdtüler! Kim ne kadar verdiğini,  kim ne harcadığını bilmiyordu! Ortada bundan nemalanan sürü ile menajerler, futbolcular ve  insanlar türedi! "

BORÇ 50 MİLYONA ÇIKTI !

K.S " Hal böyle olunca borç 6 iken 10, 10 iken 22, 22 iken bugün 50-60 milyon sınırına dayandı! Tabi borç yığılınca işini, ihalesini alan çekilmeye başladı! "

KAYIP 150 MİLYON !

K.S " Tabi bu borç yığılırken bir de gelen 150 milyon tl’de uçup gitmiş! "

Kemal başkan sözünün ortasında öyle bir iddia da bulunuyor ki; akıl alır gibi değil.. Aklımın almadığı başkanın engin tecrübesi ve samimiyeti ile ortaya koyduğu gerçek değil; olup biten skandal boyuttaki kayıplara basınımızın sessiz kalışı..

K.S " Bakın iddia ediyorum:  Devletimiz son beş yılda Şanlıurfaspor'a verdiği desteği, hiç bir kulübe vermemiştir! Lakin geldiğimiz nokta altyapı yok, gelen bir umut yok! Takım mülki amirlerin bağışlarına muhtaç! Küme düşmüş ve üst ligden 7-8 futbolcusu kadroda olduğu yani alt ligde ilk yarıyı minimum 10 puan fark ile lider bitirmesi gereken takım, altı puan geride! Umut da yok. Şimdi bu tabloya doğru demek halkın zekâsı ile alay etmek olur. Kemal Saraçoğlu yönetiminde belki de süper ligde boy gösterecek takım, G.Antepsor olmaya doğru hızla ilerliyor ve uçuruma yuvarlanıyor! Oysa bir ilçe takımı olan Akhisar Belediyespor mükemmel yönetiliyor ve daha başka sürü ile örnekleri de var.."

MERTCAN OLAYI ŞIK OLMADI !

Başkan üzgün dedik ya; aynı zamanda yanlış anlamaktan da imtina ediyor. Yöneticilere seslenirken ısrarla "başkanlık gibi bir hayalim yok ve fakat mesela Mertcan olayı hiç hoş olmadı"  diyor.

K.S " TFF'nin mevcut başkana verdiği ağır ceza kabul edilemez, spor kanalları Urfa’yı linç etmiştir tamam; ama yapılan yanlışı da dile getirmek noktasında geri adım atamayız diye düşünüyorum" 

TARAFTARIN ÇAĞRILARINA NE DİYOR ? !

Sosyal medyada "Efsane başkan göreve" çağrılarını hatırlatarak yeni bir adaylık söz konusu mu?" diye başkana soruyorum.

K.S " Ben bu kulübün 5-6 milyon borcu olduğunu bilsem hiç düşünmem ve taşın altına elimi koyarım. 2.lig B'de göreve geldiğimde 1 milyon 700 bin borcumuz vardı ve biz o takımı şampiyon yaptık.. Ama bugün bakın bırakalım dağ gibi borcu; TFF'den bir lira alamıyor! İddia’dan bir lira alamıyor!  Kimden destek alıyor! Belediyemizden, Sn. Valimizden, Sn. Bakanımız Fakıbaba'dan.. İlaveten mülki amirlerden aldığı destek ile yürüyor! Üstelik eski başkana 20 milyon tl borcu var! Mevcut yönetimin alacakları var! Eski yeni futbolcuların 10-12 milyon tl alacakları var! Hal böyle iken Kemal değil X kişinin gelmesi için belirli destekler ve taahhütler verilmesi gerekir."

KULÜBÜN DELEGE YAPISI DEĞİŞMELİ !

K.S " Bakınız; işin ekonomik boyutunu geçelim. Bu kulübün delege yapısı değişmeli. Tepeden tırnağa yeniden bir yapılanmaya gidilmelidir. Bir projenin olması gerekir. Biz ne yaptık: 3 yıllık hedef koyduk. Eski tesisi Sn. Faruk Çelik bakanım ile baroya devredip yeni tesis kurduk. Çimlerine kadar ben gittim ilgilendim. Tam her şey bitti aydınlık günlere yürüyeceğiz. İşte o zaman görevden ayrılmak zorunda kaldım! Ama bir buçuk yıla bir şampiyonluk bir tesis sığdırdık. Artı yılda Şanlıurfaspor’a 500 bin gibi kalıcı gelir getirecek Denizbank Bonus kartı projesini yaptık ki oda bitti. Flexkom ile anlaştık, reklam çalışmalarımız ve birçok kalıcı gelir projemiz vardı. Zira günü kurtarma politikası ile başarı gelmezdi."

KEMAL SARAÇOĞLU MARKASI BAŞARI DEMEKTİR !

Başkan kararlı ve başkanın belli ki sağlam projeleri var!.  Ama aynı zamanda yeniden dönmek için şartların oluşması gerektiğini düşünüyor. Ve diyor ki " Çünkü Kemal Saraçoğlu demek, başarı demektir. Halk benden onu bekler.." 

2 (S) BİR ARADA OLMAZ !

Sn. Başkan söyleşisinde BŞ Belediye başkanımız Sn. Nihat Çiftçi'yi başarılı ve desteklenmesi gereken biri olarak gördüğünü sıklıkla ifade ederken; onun bir sözü ile örneklemeler veriyor. " Sn. Nihat Çftçi başkanımızın çok güzel bir sözü var. Siyaset ve spor bir arada olmaz. Oysa Şanlıurfaspor üzerinde ciddi siyaset var!. Bakınız; Sn. Mehmet Ekinci görevden kaçmamış ve bence ciddi fedakârlıkla başkanlığı almıştır. Mehmet beye iyilik değil bilakis kötülük yapıldı! Yok diyemedi kendisi, oysa olması gereken ilçe değil BŞ Belediye başkanlığına bağlanması idi. Ya da kalıcı gelirler ile siyasi kurumlardan arınmış bir Şanlıurfaspor inşaa edilmeliydi." Sn. Bakanı sürekli yanlışa sürükleyenler bu konuda da yanlış yaptırdılar!. Mehmet bey de üzüldü ama o günkü koşullarda yanlıştı’’ diyor ve konu yerel medya da sık sık çıkan Faruk Çelik Şanlıurfaspor 'a şu kadar bağış yaptı meselesine geliyor 

FARUK ÇELİK O PARAYI KİME VERDİ !

K.S " Şimdi Sn. Bakan Urfa'dan gitmiş. Arkasından şunu yaptı, bunu yaptı demek bize yakışmaz. Ancak Sn. Çelik 9 milyon verdi de kime verdi? Yani 9 milyon vermeseydi de 900 bin vereydi ama Urfaspor için harcansaydı değil mi?! Oysa işi yapan adama ver. Her zaman derim: iyi aşçı yarım kilo et ile beş çeşit yemek yapar.. Oysa koca bir dana verilmiş ama aşçı ahçı değil, durum ortada! Bunun hesabı sorulmalı! "

MANGAL YÜREKLİ ADAM VE GERÇEKLER !

Evet; başkanı dinlediğimde karşımda inandıkları için risk alan ve ödün vermeyen bir diğer olduğunu anlıyorum. Bakınız; Urfa'nın en önemli STK’sı hangisidir? Tabi ki Şanlıurfaspor.. Peki, Şanlıurfaspor'u şampiyon yapmış başkan o halde en başarılı STK başkanı değil midir?  O halde Urfa da sürü ile başarısız STK başkanı varken, neden Kemal Saraçoğlu'na operasyon yapılmıştır? Daha da önemlisi bu haksızlık karşısında dik duran bir başkan ile demli çay yudumlamaktan o an onur duyuyordum. Başkanın haklı bir isyanı yankılanıyor şık sehpanın gönül sohbetinde.

URFA BASINI NERDE ?

K.S " Bilmem hangi oda başkanı o kadar başarısız iken en başarılı STK başkanını neden istifa ettirdiniz diye soran tek basın yoktu! Urfa basını nerde, neden tek kişi yazmadı?! Ben bütün oyunlara rağmen PTT 1. Ligde ilk yarıyı namağlup bitirdim. Harika bir takım kurdum. Ben isterdim ki o gün stada 20-25 bin kişi gelsin. İşte o zaman kimse Şanlıurfaspor ve Urfa insanına oyun oynayamazdı.. Oysa 3-4 bin taraftar geliyor. (Para ile tutulmuş arkadaşlar; yönetim istifa diye bağırıyorlar!) Peki, halk nerede, basın nerde? Neden demiyor ki; yahu bu başkan takımı aldı şampiyon yaptı, tesis kurdu, harika takım var? Neden o gün sahip çıkmadılar?" diyor haklı olarak.

E.A " Sn. Başkan; bir dönem siyasete de atıldınız. Neydi sizi buna iten neden? " 

MHP VEYA ÜLKÜCÜ DEĞİLİM !

K.S " Benim bir dönem o mevcut vali karşısında bir adaylığım var! Ben ülkücü değilim! Öyle bir parti sempatizanlığım da yok! Kim bu ülkeyi güzel idare ediyorsa severek oyumu veririm. Gözüm kara bir parti peşinde gitmem."

Mangal yürekli adam çıkıyor karşıma o an. Karşında haksızlığa, yanlışa karşı dağ gibi durmak için siyasi iktidarı, kendi konumunu riske edip karşısına almayı dahi göze alan bir adam çıkıyor.

K.S " O günkü şartlarda bir Maraşlı’nın, Urfa’nın belediye başkan adayı olmasını içime sindiremedim. Yanlıştı ve çıktım dedim ki; bu arkadaş hep yanlış yapıyor!"

VİCDANIM ONURUM URFAM İÇİN
2 OY BİLE ALSAM ÇIKTIM ADAY OLDUM !

K.S " Mevcut iktidarı karşıma alarak çok büyük bir risk aldım! Oysa ben de Ak Partideydim ve medya tanıtım gurubu başkanıydım. Urfa halkına şu mesajı vermek istedim: yarın vicdanım rahat ve mücadelesini vermiş biri olmak için 2 oy da 100 bin oy da alsam Vazgeçmem ve aday oldum. Konu MHP değil; 2. Bir şans verdim Urfa halkına. Gelin yanlışa karşı 100 bin oy çıksın dedim. Oysa o gün yine gücü tercih ettiler! 480 bin oy verdiler Maraşlı arkadaşa.. Ben başardım arkadaş.. Hep yanlışın karşısında güzel şeyler yaptım. MHP de de güzel dostluklarım oldu. HDP'li arkadaşlarım oy verdi. Diğerleri çünkü ben yanlışın karşısında durdum. Ben mücadelemi verdim ve vermeye de devam edeceğim. Ama kimse bir yere çekmesin. Siyaseten bir yere gelmek gibi kaygılarım yok.. Yoksa ben de biliyorum Urfa da MHP'den başkan olamayacağımı ama bir duruş sergiledim ve gelin yanlışa dur diyelim demek için aday oldum. Yoksa bugün milletvekilliği mi Şanlıurfaspor başkanlığı mı dersen inanın Şanlıurfaspor derim.. Çünkü spor ve Şanlıurfaspor aşığı bir adamım. Sn. Güvenç için seninle gurur duyuyorum diyenleri gördüm. Neyin gururunu duydunuz? Hadi gurur duyuyordunuz da bugün niye arkasından salladınız? Ben Faruk Çelik ile de gurur duymadım ama arkasından da sallamadım.. Yahu dik duruşunuz yoksa vekil olsan ne olur, başkan olsan ne? " 

KEMAL SARAÇOĞLU BİR DEĞERDİR !

Sn. Başkan ile eğitim, mevsimlik işçiler, gençlik üzerine de sohbet ettik. Buraya özetini dökeyim: memleketin bütün sorunlarına hakim ve dik duruşundan ödün vermeyen kocaman bir değer var karşımda..

Ve anlıyorum ki bütün değerlerimiz gibi kendisini de anlayamamış, anlatamamışız..

Şahsen kendisinin yeniden masaya yumruğu vurması ve bu büyük şehre şampiyonluklar kazandırmasını dilerim. Zira bu vizyon, birikim, tecrübe var. Varların en önemlisi Şanlıurfaspor'a ve memleketine aşık bir adam Kemal Başkan.

Seçim yaklaşıyor ve Kemal Saraçoğlu başarının ciddi anahtarıdır.. Bu önemli değerimiz ile bir arada olmak, ağabey kardeş samimiyet ve sıcaklığında sohbet etmek ve kalemimden size aktarmaktan onur duydum.

Geldiğim gibi sarmaş dolaş ayrılırken altı katlı ve her bir katı günümüz modasına uygun aynı zamanda en üst seviye de kalite kokan mağazayı dolaşıyoruz.

Kemal başkanın yürek kalitesi ürettiği mobilyaların şıklığına yansımış. 

Her biri göz alıcı bir o kadar sade şıklığında ofis, mutfak, ev, salon, yatak takımları gerçekten birbirinden kaliteli ve bu markanın bir Urfa değerinin elinden çıkması ayrı bir gurur kaynağı oluyor bana.

Selam olsun yürekli hemşerime. Makam mevki tamam da; dik durmak başka bir şeydir. Dik duruşuna selam olsun Kemal Başkan..

Urfa’m da Kemal başkanlar çoğalmalıdır diyorum. Var olan Kemal'ler haksızlıklar karşısında yalnız bırakılmamalı, nadide birer çiçek gibi korunmalıdır.

Ekrem Arpak ve Haber Şanlıurfa'nın yegane kaygısı bu değerlerimizin siyasi görüşlerine, rengine, tenine, makam, mevki, gücüne bakmaksızın şimdiki nesle laiki aktarabilmektir ve devam edeceğiz
Sevgi ile..

Kaynak: Ekrem Arpak / haber-sanliurfa.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..