Urfa semalarında kuşlar

Urfa semalarında kuşlar

İşaret verildi mi binlerce kanat sesi ile Urfa semalarında bir bulut beliriverir. Urfalı güvercinlerin ‘karışma’ zamanı gelmiştir.

18 Şubat 2018 - 10:59

 

İşaret verildi mi binlerce kanat sesi ile Urfa semalarında bir bulut beliriverir. Urfalı güvercinlerin ‘karışma’ zamanı gelmiştir.


Arapça’da ‘Tayr’, Farsça’da ‘Mürg’ diye adlandırılan kuşlar, toplu yaşamayı seven hayvanlar. Kutsal kitaplarda adı geçen, masallara, şiirlere, şarkılara ilham kaynağı olan kuşların pek çok türü var. Ama konumuz ne Kaf Dağı’nın arkasında yaşayan Anka, ne Hz. Süleyman’a Saba Melikesi Belkıs’tan haber getiren Hüdhüd, ne de papağan ya da tavus kuşu... Size Urfa’da evlerin avlularında ya da damlarında zevk için beslenen ve uçurulan güvercinlerden söz edeceğiz.

Soylu duruşları, güzel sesleri ve renkli tüyleri ile seyrettiğinizde insanı adetâ büyüleyen kuşlar, Urfa semalarında salınarak uçtukları, süzülerek inişe geçtikleri anlarda bile insanı derinden etkiler. Urfa evlerinin avlularında, damlarında gezerken, yem yerken, su içerkenki hallerini, tavırlarını, duruşlarını, ötüşlerini dakikalarca, sessizce seyretmek insanı hem heyecanlandırır, hem de düşündürür. Bir kuş olup semalara uçmak arzusu uyanır içinizde. Uçmak ve sevdiğiniz insanların pencerelerinin pervazlarına konmak istersiniz.

‘KARIŞMA’ ZAMANI
Urfa’da havaların güzel olduğu hemen her mevsimde güvercinler, günde iki kez köme halinde uçurulur. Bu saatlerde iki yüz, üç yüz evden birkaç bin güvercin gökyüzüne havalanır, rengârenk kuşlar bir anda Urfa semalarını kaplar. Eğer dikkatli bir gözlemciyseniz, gökyüzündeki bu kuşların kömeler halinde birbirlerinin içine girip karıştıklarını, sanki her kömenin kendi aralarında birlik sağlamak için anlaştıklarını, bu yüzden sarmaş dolaş olurken bile kümeden ayrılmayıp kaybolmadıklarını ve hiç zaiyat vermeden kendi mekânlarına doğru süzüldüklerini görürsünüz.
Bu güzelim anları yudumlamak ve bu manzaraların seyrine dalmak istiyorsanız Urfa’ya gidin ve bir ikindi üstü bir kuşbazın evine misafir olun. Kuşçu, sizi avludaki cümle kapısında karşılayacak ve hemen vakit kaybetmeden evin damına çıkaracaktır. Kuşevinin kapısını aralayarak kuşları serbest bırakacak, bir süre bu kuşların ötüşlerini dinleyecektir. Burada cins cins güvercinin yemlenişlerini, su içişlerini, çoğunlukta olan erkek kuşların yuvadaki bir veya iki dişi kuşa nasıl kur yaptıklarını göreceksiniz. Ve vakit tamam olunca, kuşçunun işaretiyle bir anda kanat çırparak depara kalkacaklardır. Gözden uzaklaşıp kömeler birbirine kavuşunca gökyüzünde bir top gül halesi oluşturduklarına tanık olacaksınız. Aynı anda radyodan, sesi bir eski taş plağa kaydedilmiş olan Urfalı Cemil Cankat’ın şu türküsü size ve bu manzaraya eşlik edecektir: “Garip bir kuştu gönlüm lo / Elimden uçtu gönlüm / Saçının tellerine lo / Takıldı düştü gönlüm”.

KUŞÇU KAHVELERİ
Bugün Urfa semalarında adeta raks ederek uçan kuşların sayısı yirmi binin üzerinde... Kuşçuluk en çok da geleneksel el sanatlarını icra eden ustalar ve esnaf arasında yaygın. Onların özel merakları arasında yer alan bu zevkli uğraşıya karşı ilgi son yıllarda giderek artıyor. Akşama doğru dükkânının kepenklerini indiren esnaf, soluğu doğruca evinde alır ve hemen dama çıkarak kuşları, kapatıldığı ‘matar’lardan (kuşevi) çıkartarak önce yemler, suyunu verir. Onları seyre dalarken de günün bütün yorgunluğunu ve gerilimini içinden atar.

Urfa’da kuşçular, genelde çoğu eski esnaf çarşılarında yer alan ‘Kuşçu Kahvesi’ denilen mekânlarda bir araya gelirler. Bunlardan en tanınmış olanı ise ‘Çardaklı Kahve’dir. Bu mekânlarda, ön yüzü kafes teli ile kaplı ahşaptan yapılmış kuş evleri yer alır. İçi, kuşların tünemesine yarayacak şekilde düzenlenmiştir.

Bu kahvehaneye girdiğinizde; kuş seslerinden örülü, sanki çok sesli bir orkestra sizi karşılar. Küçük kare masacıkların etrafına dizilmiş, ‘kürsü’ tabir edilen, yere yakın taburelere oturan kuş meraklısı insanların sohbetini dinlerken içilen taze dem çayın keyfine doyamazsınız.

YAKALANAN KUŞ GERİ VERİLMEZ
Gelelim kuşların nasıl uçurulduğuna... Öncelikle damların bu işe uygun olması gerekir. Kuşların uçtuktan sonra tekrar konabilmeleri için bir pist bulunur. Kuşları damdan havaya kaldırmak için kuşçu, ucuna bez bağlı, uzun ve düz, tahtadan bir sırık kullanır. Bu sırığın sallanmasıyla havalanan kuşlar bir sabah, bir de ikindi üstü uçurulur. Çoğu zaman evin etrafında, uzak mesafeli daireler çizerek damdan 40-50 metre yüksekte uçarlar. Bazen diğer kömelerle buluşan kuşlar, 100-200 metre yükseğe havalanırlar ki, seyrine doyum olmaz. İşte o zaman Urfa semalarını görmek gerekir. Havadaki kömeler, gösteri yapan uçaklar gibi birbirlerinin içine geçiş yaparlar. Bir buluta dönüşüp birlikte hareket ederler. Her kuşçu, kaç metre öteden kendi kuşunu bilir. Kayıp vermeden evine dönenler, o evin sadık kuşlarıdır. Bu uçuşlar sırasında her kuşçu başka kömeden bir veya birkaç kuşu, kendilerinkine katıp getiren kuşların arasından indirip yakalayabilir. Tuttuğu bu kuşu bir daha eski sahibine vermez. Yabancı kuş fırsat bulup tekrar gitmesin diye kanatlarından iple bağlanıp birkaç gün hapsedebilir veya dişi bir kuşla yan yana konulur. Maksat; garip kuşun, yeni yerine ve yeni sahibine alışmasıdır.

Yıllardır babadan oğula geçen bir gelenek, bir ‘merak’tır kuşçuluk Urfa’da... Bu soylu, halis kuşlarla huzur bulurlar, Urfa semalarında birlikte kanat çırparlar
 

Kaynak: Mehmet Atilla Maraş / turkishairlines

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İbrahim Ayhan'ın cenazesi Hewlêr'den yola çıktı
İbrahim Ayhan'ın cenazesi Hewlêr'den yola çıktı
Rubin, Türkiye'yi uyardı: PKK ve YPG, İHA kullanırsa...
Rubin, Türkiye'yi uyardı: PKK ve YPG, İHA kullanırsa...