İTTİFAK, AMA NASIL? 
Adnan Güllüoğlu

Adnan Güllüoğlu

Dr. Adnan GÜLLÜOĞLU

İTTİFAK, AMA NASIL? 

22 Nisan 2018 - 13:40

İTTİFAK, AMA NASIL? 
Beklendiği gibi AKP ve MHP'nin ortak kararı ile seçim tarihi 2019'u beklemeden öne alındı, tarih kesin olmasada 24-Haziran.Nedenini anlayabilmek için önce bu günlere nasıl gelindi, buna bakmak gerekiyor. 
Referandumdan bu yana akıllarda kalan iktidarın savunduğu başkanlık sistemi ve muhalefetin savunduğu parlementer sistem. Bugüne kadar uygulanan parlementer sistemin, mesela kuruluşta yer alan lafta kalan "laiklik" İLKESİ ve bunun gibi hayata uygulanmayan, İLKELERİ, eksikleri tartışılmadı. Getirilmek istenen başkanlık sistemininde nasıl olacağı, dünyadaki uygulanabilir örnekleri ile araştırılmadan,demokratik kurallarla belirlenmiş alternatif bir başkanlık sistemi önermeden,kimi bölünme fobisi ile, kimi "seni başkan yaptırmayacağız" diyerek sorunu tek kişinin şahsında ele alan muhalefet sorunu yeterince tartışmadan kestirip attı. Kısır tartışmalar ile oy kullanacak halk ikiye bölündü. 
. Parlementer sistemin lafta kalan ilkelerini, bu ilkelerin nasıl hayata uygulandığını, uygulamaları ile iyi bilen halk %51 ile yeni sistemi bilmesede evet dedi. 
Referandum sürecinde önerilen başkanlık sistemi yeterince tartışılmadığı için, sonuçları, aksaklıkları ile ancak ( deneme-yanılma ile) bu gün anlaşılabildi. Sonuçta işlevini yitiren Yargı, Yasama ve Yürütme organlarını tek merkezde toplanmasını sağlayan, adına "Türk Tipi Başkanlık" densede siyasi literatürde farklı isim ile anılan "tekçi" bir yönetim sisteminin adım adım oluştuğu görüldü. 
Referandumdan bu yana geçen kısa sürede sistem tıkandı. 
Ekonomideki dalgalanmaya ve istikrarsızlığa, dış politikadaki günbegün değişen tutarsızlıklara, OHAL'in sunduğu bütün yetkilerin kullanılmasına rağmen tıkanan sisteme çözüm bulunamadı, eski yönetime alternatif olamadı. . Çünkü bu eski yönetim anlayışı gibi"tekçi" olduğu için Önasya'ya tekrardan uygulamak yanlıştı.Defalarca uzatılan OHAL'de yetmedi. Geriye kalan tek çare toplumu germe dahil her şeyi göze alarak yürütme erkinin elini "tekçilikte" dahada güçlendirecek baskın bir seçim. 
Oysa iktidar partisi hedefe 2023 koymuştu.

Başta iktidar partisi olmak üzere seçime katılmak isteyen bütün partiler ittifak arayışında. İttifak iyi, güzel ama nasıl? Geçmişte yapılan, hemen hepsi başarısız olan ittifaklar incelendiğinde ilkesel birliktelik kurmak yerine dar gurup çıkarı yada koltuk sevdası için yapıldığını görüyoruz. Bu gün geçmişte yapılan hataları tekrarlamamak için kurulmak istenen ittifak İLKELİ olmalıdır. İLKESİZ yapılan ittifaklar sonuçta" kanmaya veya kandırılmaya" yol açabiliyor. 
.Kurulmak istenen ittifakın İLKELER temelinde olması, uygulanması istenen politikanın kitlelere sunduğu yol haritasıdır.Uygulanmasında ciddiyet ister. Bu doğrultuda seçmenden oy talep eder. İLKELERİN ne olduğu, neleri kapsadığı açık ve anlaşılır olmalıdır. Sözde kalan laiklik gibi olmamalı.

Örneğin yönetimde toplumun her kesimine ve her düşünceye karşı yasaların eşit uygulanacağı ve "adil olunacak" diyerek, adaleti savunmak tespit edilen bir İLKEDİR.Yoksa zülfü yare dokunulduğunda İstanbula yürümek ile, 17-25 Aralık ayını baz almak ile adil olunmuyor. 
Sadece "kendine demokrat" olmamak kaydı ile demokrasiyi toplumun her kesimine eşit bir şekilde ayırım gözetmeden (anadilde eğitim hakkı gibi) savunmakta bir İLKEDİR.

Yine dillerden düşmeyen, bir türlü ulaşamadığımız barışı savunmak ve barıştan yana olmak savunulması gereken temel bir İLKEDİR. Ancak barış bu gün savunulan hali ile içi boşaltıldığı için tek başına eksik kalıp anlamını yitiriyor. Önasyada bu gün her zamanki gibi ihtiyaç olunan BARIŞ ancak EŞİT olmak kaydı ile savunlursa hayatta yerini bulur ve layık olduğu yüce anlamı kazanabilir. 
Provakasyonlarla anılmayacak bir seçim geçirmek, verilen her oyun geleceği belileyecenin unutulmaması dileği ile...
M.Adnan Güllüoğlu

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar