MUSUL VE SONRASI
Adnan Güllüoğlu

Adnan Güllüoğlu

Dr. Adnan GÜLLÜOĞLU

MUSUL VE SONRASI

25 Ekim 2017 - 12:06

Kürtler üzerine kurulu dış politikada "bir adım ileri, iki adım geri"Bu yazının üzerinden tam bir yıl geçti.

MUSUL VE SONRASI

4 devlet tarafından bu güne kadar kendi Kürdü hep düşman, komşun Kürdüde nefes almasına izin verilecek kadar seviliyordu.

Bu günlerde Türkiye savaş henüz kırsalda devam ederken tüm yerli tv.kanallarında başkan Barzani ve peşmerge güçlerine alışılmadık , şaşırtıcı biçimde methiyeler diziliyor.

Kisaca 4 ülkenin Kürtler üzerine kurulan kutsal ittifakı Musul ile birlikte geçmişten kalan hesapların sonucu dağılıyor, artık yürütülemiyor.

Mezhep savaşlarının körüklenmeside dağılmada önemli bir faktör. Türkiye açısından bakılınca Rusya ile düzeltilen ilişkiler,ABD ye karşı takınılan sert tavır,Kerkük teki son İŞID provakasyonundaki tavrı ve Başika dan peşmergeye destek vermekiçin açılan tartışmalı topçu ateşi gibi "Neden" soruları çoğalıyor.

Gündeme konan Başkanlık sisteminin getireceği güçlü bölgesel yönetimler ve Misakı-Milli tartışmalarıda buna dahil.

Musul Lozan da uğraşılara rağmen ülke sınırlarına katılamadı.

Şayet katılabilseydi "Kemalist Ulus Devlet" Çankayada yemek masalarında bu kadar kolay kurulamazdı.

Kuzey Kürtlerinin taleplerini imha ile kolayca öteleyemezdi.

Sonuçları o gün tek partiye bağlayıp eleştirel bakmak yerine devlet politikası olarak görmek gerekiyor.

Günümüzdeki Musul politikasıda tek başına bir partinin değil devletin politikasıdır.

Buradan yola çıkarak Bu gün dahi müdahale gücünü tek başına kendinde göremeyen Türkiye güney Kürtlerinin desteği ile bölgedeki savaşta var olmakmı istiyor , yoksa çaresizlikten masada yer almak için boşluk aralamayamı çalışıyor?

Veya yapılan hazırlıklar savaş sonrası başkanlık sistemine geçmiş bir Türkiye , Güney Kürdistanın Irak ile var olan mevcut statüsünü kabüllenip , genişletip birlikte, "Misakı-milli"amacına ulaşmakmı istiyor?

Kendi Kürdü ile barışmadan tüm bu soruların cevabı bulunabilirmi?

Kirli hesaplara meydan vermeden asırlardır medeniyetin beşiği denen bölgede kan durmadı.

Önemli olan bölgeden beklentisi olan dış güçlerin çekilmesi, müdahale etmelerine meydan vermeyecek şekilde bölge halklarının hak ettiği eşitlik temelindeki barışın gelmesi için son yüz yılın dahi yeterli olduğu tarihi inceleyip ders almak.

25.10.2016

Dr. Adnan Güllüoğlu

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar