ALLAH AFFETMESİN VE GERÇEK BUDUR İBRAHİM!/
Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK

DELİ ÇOBAN

ALLAH AFFETMESİN VE GERÇEK BUDUR İBRAHİM!/

23 Haziran 2018 - 03:52

Yol uzun, yük ağır ve bir hüzünlü türkü ise yol arkadaşı, bilin ki o yolcu memleketimin esmer alınlı gurbetçisidir!.

Arkadaş yeter yahu; her defasında santra çizgisine 3-0 yenik başlanılan bir maçın küçük takım oyuncusu olmak zorunda mıyız?

Yapımcısı, yönetmeni, senaristi olduğumuz bütün filmlerin figüranı olacak nasıl bir günah işlemiş olabilir memleketimin mazlum insanı?

Biliyor musunuz: Bu gece Sivereğin üzerinde ışıldayan ve kimisi al, kimisi altın sarısı yıldızlar; ıkına sıkına ve yalancı bir parıltı ile geceye cılız aydınlığını veren Ay Dede ile kavga ettim doyasıya!

Topladım, çıkardım..
Çarptım, böldüm..
Yazdım, çizdim..

En ufak bir neden bulmaya çalıştım ve yüreğimin nohut tanesi vicdan boşluğuna koymak için resmen kendimi dövdüm tekme tokat!

Otelin geceye bakan penceresinden uzatıp ellerimi, rüzgarın saçlarını doladım parmaklarıma ve ayna da hala göz kapakları hayata açıp kapanan yüzüme baktım!

Ama yok be yahu, ne yapsam ne etsem içime sindiremedim DEDAŞ'ın memleket insanına ettiği zulmü içime sindiremedim!

İçime sindiremedim: Salt onurlu bir duruş sergilediği ve birilerine devletin imkânlarını ihaleler ile peşkeş çekmediği için!

Masum, küçük yavrucakların tabilot yemeklerinin ihalesine bile göz koyup; o zavallı bebeklerin yemeklerini ihale vurgunu ile cebe indirmek isteyenlere hayır dediği için!

Irkçı, lanet, art niyetli ve aslında kirli bir politikayı kendi çıkarına çevirmek adına bir halka resmen savaş açanların emirlerine boyun eğmediği için!

Salt, ilin eğitim sorumluluğunu almış milletvekili olan M.Ali Cevheri asaletini aldı da " bana neden sorulmadı? " egosunun içinde biriken kin ve hesap sorma güdüsüne boyun eğmediği için ekmeği elinden alınan ve asaleti iptal edilerek görevden alınan Suruç İlçe Milli Eğitim Müdürüne yapılan insanlık ayıbını içime sindiremedim!

CİHAN'IM ASLANIM ÖZÜR DİLİYORUM SENDEN!

Evet, burada bütün Urfa kamuoyu;  hatta yüreğinde zerre vicdan taşıyan 80 milyonun her bir ferdi nezdinde Cihan Müdürümden özür diliyorum ve diyorum ki; kabahat senin değil Cihan'ım!..

Kabahat, kendisine yapılan her haksızlığa birer korkak gibi sus pus kesilen bizimdir..

Korkağız ulan, zavallı birer korkak!.

Öyle olmasa Cihan'ım; bir enerji şirketinin binbir dalavere ile alın terimizi çalmasına yani şu lanet, kan emici DEDAŞ zulmüne verecek bir cevabı bulurduk elbet!

Zavallı birer korkak olmasak eğer; Suruç da bir halkın gözleri önünde üstelik mübarek Ramazan ayında üç gariban esnafın hunharca ölümüne ses verecek dilimiz şeytanın emrine girmezdi be..

Hastane hunharca katledildiği iddia edilen iki canının yangınında " Oy evlatlarımı aç aç öldürdüler! " diye göğün göğsünü yırtan annenin feryadına yanardı burnumuz be ve, "Yeter yahu!"  derdik herhalde.

Elhamdülillah Müslümanız öyle mi? Vellu vellu vell. Bırakın la kendinizi kandırmayı!

Kuranı Kerim'in neresinde yazar haksızlığa karşı susmak?

Nedir la ne? Canımızı mı alacaksınız ey DEDAŞ yetkilileri?

Nedir la ne? Koskoca Suruç tek bir ailenin dişleri arasına lokma edilecek kadar zavallı, kimsesiz, bir çare yurdu mudur?

Nedir la ne? Cumhurbaşkanımıza " Sn. Cumhurbaşkanım; o gün hastanede katliam olmadı ve kan gölü bütün Urfayı boğmadı ise Vali Erin'e dua etmeliyiz." diyecek tek bir Allah'ın kulu yok mu?

Nedir la ne? Kimse Cumhurbaşkanımıza " DEDAŞ adeta bir vampir gibi bu coğrafyanın kanını emiyor Cumhurbaşkanım!  Çiftçi perişan, çiftçi aç, çiftçi zulüm altında" diye miyor mu?

Kimse çıkıp; " Cumhurbaşkanım; kulislerde o üç esnafın dükkânına bende gittim ve en ufak sorun yaşamadım.." diyen bakan efendinin basına " Efendim, o dükkana girince PKK'lı olduklarını söylüyorlar! " iftirası attığını söylemiyor mu?

Kimse çıkıp; Cumhurbaşkanına sırtını Süleyman Soylu bakana dayadığı korku algısı ile dört yıldır Menderes Atilla'nın bir ilçenin mazlumlarının başına tehditle, kumpasla çorap ördüğünü söyleye miyor mu? Yalan lan? Kendi söylemedi mi?

Kimse çıkıp; Ceylanpınar da rüşveti, kaçakçılığı ve ihale vurgununu resmi itiraf dilekçesi ile Cumhurbaşkanına yazan bir polis memurunun var olduğunu söylemiyor mu?

Kimse çıkıp Urfa da sırtını Ak Partiye dayamış birkaç sözde gazetecinin evladı yaşındaki işsiz kızlara iş bulma vaadi ile tacizde bulunduğunu anlatamıyor mu?

Sonra da çıkıp " Elhamdülillah Müslümanız! " diyeceksiniz öyle mi?

Ne Müslümanlığı yahu?  İnsan kalmayı beceremediğimiz bir coğrafyanın topraklarında, dünyanın en barışçıl ve adil dininin mensupları olmayı başarabilir misiniz?

Gıdım Müslüman olan adam: Çıkıp Fakıbaba'nın 11-12 ayda Urfa'yı un ufak ettiğini haykırırdı be!

Gıdım Müslüman olan adam:  İ.Halil Yıldız'ın salt siyasi bir kariyer uğruna bir memleketi ateşe verdiğini anlatır dı be!

La bırakın benim ağabeyimi; hiç tanımadığım bir insan, hatta görmediğim, avuçlarıma bir kez bile alamadığım bir kuşun kanadı kırılıyorsa seçim kampanyası yüzünden: İstifa ederim be..

Ağabeyini bir hırsın bitmek bilmez saldırılarında toprağa vermiş hala bu memleketi bölüp, bölüştürüp Kürt/Türk kavgasında nifak tohumları ile kana dökmeye davet ediyorsunuz İbrahim!

ŞEREF SÖZÜ VERMİŞTİN İBRAHİM NİYE DURMADIN SÖZÜNDE?

İbrahim Halil Yıldız; bundan altı ay önce " Suruç da neler oluyor " başlığı ile kaleme aldığım ve aslında adının geçmediği halde; rahatsız olduğun köşe yazıma istinaden beni aramadın mı?

Sonra senin samimi tavırlarına ve şimdi adını yazmak istemediğim ortak bir dostumuzun hatırına binaen seni dinlemedim mi?

O gün sana ailenin Suruç da faiz lobisi kurmaktan ve ilçe milli eğitim müdürü üzerinde baskı yapmaktan artık vazgeçmesi gerektiğini söylemedim mi?

Lav ma İbrahim; ben seni kardeşim gibi sevdim, sana inandım lav..

Ki bu yüzden belki de onlarca mazlumun " Ekrem Abi; Yıldız ailesinin faiz zulmünden artık bittik tükendik! " feyatlarına kulaklarımı tıkadım.

Peki İbrahim; seni ve ilçe milli eğitim müdürünü telefonda görüştürmedim mi?

Konunun kapanması şartı ile benim yanım da " Ben de Cihan müdürün asaletin iptal etmeyeceğim üzerine şeref namus sözü veriyorum! " demedin mi?

Şimdi çıkmış köşe yazımdan dolayı bana " Yazıklar olsun! " mesajı atıyorsun! Hem de zerre utanmadan!

Asıl sana yazıklar olsun İ.Halil Yıldız..

Çünkü, M.Ali Cevheri nezaket gösterip senden özür dilediği halde sen o kinini bulduğun ilk fırsatta kusarak ve iftira atarak Cihan Müdürü görevden aldırttın!

Çünkü, menfur olay yüzünden Suruç da kaybedilen oylara bir kurban aradınız İbrahim..

Ben belgesiz konuşmam en iyi sen bilirsin İbrahim. Ve parmaklarım kırılaydı da sana dair onca güzel şeyler yazdım yahu..

Vicdanın kurusun; Öğretmenlere " Seçim günü sandık başında  sizlere gelebilecek herhangi bir baskı karşısında yapacağım bir şey yok!" ve " İşinizi adil bir çerçevede yapın! " dediği için onurlu bir eğitimci görevden alınır mı İbrahim?

Adam doğru söylemiş İbrahim; yarattığınız korku imparatorluğu ile Suruç da sizin emriniz dışına çıkacak bir kişinin yaşama şansı var mı ki?

YAZIKLAR OLSUN ÖYLE Mİ?

Merak ediyorum İbrahim; bende birkaç çapsız, yalaka, sapık ruhlu gazeteci gibi menfur ve senin de ağabeyinin hiç yere can verdiği, sonrasında hastanede resmen vahşice bir katliama imza atıldığına dair iddialar karşısında: Salt sen istiyorsun diye hiç tanımadığım üç insanı terörist olarak mı suçlasaydım?

Veya sıcağı sıcağına nefret tohumları ekip, kan dökülmesine davet eden satırlar mı karalasaydım; 7. sıradan vekil olacaksın diye.

Vekillik dediğin yere bata be. Seninle kurduğumuz kardeşliğin, o üç insanın hatta ağabeyinin bir damla kanından, canından daha mı değerliydi İbrahim?

" Davam için gerekirse ben de ölürüm! " demişsin, vay vay vay..

İbrahim Vekil; yeter benim coğrafyanın körpe beyinlerime sahte dava nidaları ile ölümü, kini, nefteri nakşettiğiniz.

Bir milletvekilinin görevi ölmek değil, yaşamak ve yaşatmaktır.. Ama madem Ak Dava senin için uğruna ölünecek kadar değerli; çık yarın istifa et, eğer Ak Parti Urfa da 2-3 vekil fazla çıkarmaz ise adam değilim İbrahim..

PKK'IN SANA SIKACAĞI KURŞUNA SİPER OLMAYAN EKREM NAMERTTİR!

" Madem o üç kişi terörist değildi: Kandil neden beni tehdit ediyor? " diye mesaj atmışsın bana!

1- Kandilin geçen seçimden beridir seni tehdit ettiğini senden öğrendi bu ülke. Bu üç kişi ile ne ilgisi var?

2- İlk gün dükkana gittiniz ve terörist olduklarını öğrendiniz; neden ertesi gün teröristlerin iş yerine gidip bayramlaşıyorsun?

Bak İbrahim; senin ve sen gibilerin kardeş kanına rağmen vekil olmayı seçtiği bir siyasette: Bakan olmayı kendime hakaret sayarım! 

Ama bak İbrahim; senin gibi vekili sağ cebime vekil diye koyar; sol cebime bile almam bilesin ve milletvekilliğinin kralını yapacak bilgi, birikimine, vicdana sahibim, sen kimi kandırıyorsun?

* PKK'lı bir adam devletin istihbaratını, polisini, askerini 25 yıl kandırıp esnaflık yapabilir mi İbrahim?

Ha, HDP'li olmayı terörist olmakla eş tuttuğunu varsayalım.. Otopsi raporları ve ortada dolaşan iddialara göre: Hangi bir karşıt parti, ideoloji suçlusu,  "Oruç ağzı ile boğazı kesilmiş, 17 kurşun, 37 kesici alet darbesi ve başına oksijen tüpü vurularak öldürülmeyi hakediyor İbrahim?"

Bak İbrahim; yaralı çocuklarının durumunu öğrenmek için koştuğu hastanede hunharca katledildiği iddia edilen baba var ya; ne benim ne senin sülalende eşi bulunmaz dürüst bir Müslüman, gerçek bir ALLAH dostuymuş biliyor musun?

ŞİMDİ NE OLACAK?

İbrahim; ALLAH Cumhurbaşkanımızdan binkez razı olsun ki; Şanlıurfa mitinginde bütün ölmüşlere rahmet diledi de; vicdanların kanayan yarasına merhem çaldı. 

Şimdi sana soruyorum İbrahim: Cumhurbaşkanımız teröristlere mi rahmet okudu, şifa diledi?

Bak İbrahim; sana sıkılacak PKK kurşununa göğsünü siper etmeyen Ekrem Arpak namerttir ama bırakın bu hikâyeyi kardeş, bırakın.. Yemedi bu halk..

ALLAH AFFETMESİN!

SGK Bakanı Faruk Çelik'in makamı karşısında oturup " Seni Faruk Çelik ile tanıştıracağım, iş ayarlayacağım! " vaadi ile işsiz, mazlum kıza taciz eden şerefsiz gazeteciye hala SKM'den para yağdıranları Allah affetmesini!

Faruk Çelik'in yuhalatıp sonra da bakan olması gereken ismi engelleyen ve hala Urfa'nın kanını emen beyaz Urfalı'ları ALLLAH Affetmesini!

Süleyman Soylu'nun gözbebeği olduğu için Ceylanpınarlı emekçileri tehdit eden ve Ceylanpınar da yüzlerce mazluma KCK/Fetö terör örgütü üyesi olma iftirası atarak ekmeği ile oynayanları ALLAH affetmesini!

Önce "Listeyi ben yapmadım! " diyen sonra da halkımı bir yerlerine takmayan ve dahi listeye giremeyenlere " Ben seni almıştım ama falanca isim almadı! " söylemi ile şehrimin dinamiklerine nefret tohumları ekenleri ALLAH affetmesin! 

Çadırlentler de, resmi devlet kurumlarında rüşvet, ihale ve torpil ile vurgun yapan vekil, bürokrat, siyasetçileri ALLAH affetmesin!

Çiftçinin alın terini fahiş faturalar ile ve emeğine bloke koyarak gasp eden DEDAŞ'a karşı gıkını çıkaramayanları ALLAH affetmesin!

Her hasat mevsimi faiz baronlarının ellerinden intihar edenleri görmeyen ve mazlumu intihar edecek kadar sömüren bütün tefecileri de, onlara karşı çıtını çıkaramayanları da ALLAH affetmesin!

Şükürler olsun be..Ben susmadım ve bütün bu rezilliklere karşı üç kuruşluk maaş ile reklam için sessiz kalan onursuz gazetecileri ALLAH affetmesin!

BUYURUN BE BENİ DE VURUN!

Bak İbrahim; " Yazıklar olsun! " bir diş bilemedir. Ve sizlerin diş bilediklerinize ne yaptıklarınız; menfur olay ile bugün haksızca, hukuksuzca görevden alınan ilçe milli eğitim müdürü örnekleri ile ortadadır!

Ama İbrahim; ben sırtını ALLAH'a dayamış; cesur, gerçekçi olmayı evladına daha bebe iken öğretmiş Hore'nin evladıyım..

Merak etme; memeleketim, milyonlarca mazlum için evden her ayrıldığımda evlatlarımla, eşim ile helalleşecek kadar başım dik yürümekteyim. Ve milyonlarca mazlum ile o Mazlumlar adına şerefi ile mücadele eden bir avuç onurlu isim için illa bir kurban gerekiyorsa;

Beni de mi vuracaksanız? Buyurun la!

Kusura bakma ama sizin gibilerin duman ettiği memleketimde iftira ile elimden alacağınız bir makamım yok, heveslenmeyin..

SEÇİM MESELESİ!

Menderes Atilla'nın utanç tablosu tehdit videosu, Suruç ve Fakıbaba skandalları Ak Partiye nasıl bir ağır bedel ödetir bilmem!

Onu da hep beraber göreceğiz ama Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum; Ak Partinin Şanlıurfa da yeniden dirilmesine " Suruç olayına vicdanlara merhem çalan açıklamanız ile verdiğiniz startın şampiyonluk ile son bulmasını istiyorsanız: 

1- DEDAŞ sorununun çözülmesi
2- Vergi iade dosyalarının derhal çiftçiye ödenmesi.
3- Partiyi yerle bir eden dört, beş ismin derhal partiden ihraç edilmesi
4 ve son olarak:  Eğitim, işsizlik, madde bağımlılığı ve su sorunun çözülmesi gerekmektedir.

Lütfen artık memleketim üzerinden sizi kandırmalarına müsaade etmeyin.

Ak Parti adına her şeye rağmen canla başla çalışan ve adeta partiyi tek başlarına ayakta tutan M.Kasım Gülpınar, M.Ali Cevheri, Zeynel Abidin Beyazgül, Bahattin Yıldız, Selim Bağlı ve Mehmet Günak gibi isimlerin verdikleri emeğe acıyorum..

Durum budur..
Gerçek tektir ve her doğru her yerde söylene bilmelidir.

Neylersiniz; Kurban olduğum Hore Ana öyle öğretti.

Son Yazılar