BİZIMLA DEĞİLSIN FAKIBABA!
Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK

DELİ ÇOBAN

BİZIMLA DEĞİLSIN FAKIBABA!

09 Ağustos 2018 - 20:38

İnsanoğlunun etten, kemikten meydana gelmiş tek ve mükemmel bilgisayar olduğunu sanırım kabul edersiniz...

Sıkıntı şu ki; el yapımı bilgisayarlar her türlü zararlı bilgi, belgeleri ancak virüs yolu ile içine alırken; insan denen bilgisayar ise bütün kötülükleri de bellek lobunun içinde hep taze olarak saklı tutabiliyor...

El yapımı ve ya insansı/insaoğlu bilgisayarların iki ortak özelliği vardır.

1- İnsan eceli geldiğinde, bilgisayar işlevi bittiğinde ölür!
2-  Dinamizmini, üretimini, topluma yararını yaş aldıkça kaybeder insanoğlu! Bir de kuşak farkları işlevselliğini yitirmeye başlar. Bilgisayarlar ise yenisi piyasaya çıktıkça!

Her ikisin içinde geçerli olan bir kural vardır. İyi, güzel // Kötü, zararlı türler!

Ayrıca iyi görünümlü berbat derecede kötü olan üretim modeli veya insan vardır..

Misal dış görünümü, al benisi muhteşem olan Çin malı bilgisayarlar aslında berbat derecede kalitesiz ve kötüdür. Ancak siz bir bilgisayara "Senin kaliten kötü, devrin geçti, artık işe yaramazsın!" diyerek fişini çektiğinizde size dönüp "Hayır, ben mükemmelim!.." demez, karşı çıkmaz, dayatmaz..

Ama insanoğlu türü bilgisayarların bazıları bir türlü başarısız olduğunu, artık bir karşılığı olmadığını, toplum yararı anlamında zarar vermeye başladığını, sevilmediğini ve yaşlandığını kabul etmez! 

Mesela eski bakanımız Fakıbaba gibileri bu acı gerçeği kabul etmediği için ısrarla, gerginlikten, kaotik ortam ve algı operasyonlarından beslenerek hala mükemmel olduklarını iddia etmeye devam ederler!..

Tıpkı binek araçlar ve diğer üretimler gibi bilgisayarlar da piyasaya sürülmeden önce yüzlerce dayanıklık, hız, üretim testine tabi tutulurlar. Ama insanoğlunun test sonuçları, adına referans, itibar dediğimiz geçmişidir ve geçmişte başardıkları ve ya başarısızlıkları...

Bu bağlamda ve bütün şahsi eleştirilerimden uzak tamamen objektif bir bakış açısı ile Fakıbaba'yı ele alacağım..

Bir başhekim hastanenin tek otoritesidir ve şahsi muayenesinden ücret almaması aslında hastanenin halka hizmeti anlamını taşır... Ama hep söylediğim o Fakıbaba pr(reklam) ekibinin dahiyane buluşu ile birkaç hastadan muayene ücreti almayan Fakıbaba'dan adeta bir şehir efsanesi yaratıldı!

Dersiniz ki; Allah'ım bölgedeki bütün hastalara ücretsiz şifa dağıtan bir melek...

Yetmedi, her insanoğlunun karşılaşabileceği gece uyku problemi çekme hastalığını bile şehrime "Gece, gündüz çalışan iyilik meleği!" diye pamuklara sarıldı, jelatinlerle süslendi, masal gibi anlatıldı...

Hadi bunu anladık, uzun yıllar da yedik: Peki, Fakıbaba kimlerin desteği ile Belediye başkanı oldu hatırlayanınız var mıdır acaba?!

Peki, bu destek ile belediye başkanı olan Fakıbaba bu iki isme karşı nasıl bir vefa örneği sergiledi onu hatırlayan var mı?

Ben size söyleyeyim: Rahmetli büyük devlet adamını Fakıbaba'nın isminin geçtiği aynı köşe yazısında kullanmayı siyaset etiğine, hemşeriliğe, vefaya, dostluğa ayıp saydığım için yazmıyorum ama Fakıbaba'yı Fakıbaba yapan yılların duayen siyasetçisi Seydi Eyyüpoğlu'nun son Tv programında açıkşadıkları zaten vefasızlığın, kirli siyasetin, ayıbın ibrertlik belgesiydi sanırım.

Hadi lo, Fakıbaba büyüğümüzdür, pamuk dedemizdir deyi bunu da yutalım...

Peki, hastalıklı et, 300 koyun ve kepek ekme skandalları ile sadece 11 ayda ülke tarihinin en başarısız bakanı olmayı başaran; bugün kendisinin atamış olduğu bütün bürokratların azledildiği, birçok STK başkanının yaka silktiği Fakıbaba'nın hala siyasette olmasını ve "Ben liderim!" demesini nasıl açıklayacağız?!

Aslında seçim sürecinde Birecik de belediye başkanı darp edildiği o gün!..

Veya 2 milyonluk bir şehrin halkına "Şeyimde değilsiniz!" nezaketsizliği yapıldığında!..

Olmadı,  Ben kabadayıyım; size hesap soracağım göreceksiniz!" dediği o dakika!

Buda mı yetmedi; "SGK Başkanı Urfalı bürokratımıza 300 koyun verildi!" iftirası atıldığında!.. Husumetleri olduğu varsayımı üzerinden aralarına nifak sokulmaya çalışıldığında!..

Sabır ha sabır diyelim şimdi ama Fakıbaba'nın ekibi: Fakıbaba'nın sayesinde meclise girdiği M.Kasım Gülpınar'ı olmayan şeyler üzerinden karalama videolarını seçmene gönderdiğinde!..

Tepkisi ve olumsuz izleri bugün bile olanca şiddeti ile devam eden o liste; listeye giremeyen bazı aday adaylarına "Ben sizi listeye şu sıradan almıştım ama M.Kasım Gülpınar çıkardı!" denilerek memlekete resmen nifak sokulduğunda!

Sahi, Fakıbaba'nın insani remleri de bozulmuş olmalı diye düşünüyorum! Çünkü toplamda 14 kişilik listeye 14 Siverek adayını nasıl aldı da Kasım Bey çıkardı Allah aşkına?!

Ticaret Borsası seçiminde bakan olduğunu unutarak devletin bütün imkânlarının ile Mehmet Kaya'nın tekrar seçilmemesi için kulis yaptığında!..

Ticaret Borsasının 111 üyesini hukuki olmayan gerekçeler ile üyelikten sildirdiğinde!..

Kendisine yakın basın mensuplarına algı tiwitleri attırıp; şehrin saygın gazetecisini sanki yemeğin ücretini kendi cebinden öder tafrası ile kovduğunda!

Yine şehrin emekçi iki gazeteciden birinin bileklerine diğerinin işine kelepçe vurduğunda!

Zirai bir terim olan "Tohumculuk hattı" söylemini dolmuş hattı hakareti algılayan ilk GTH bakanı olarak genel müdürü görevinden alıp şoför eşini atadığında!

Ekranlarda muhtara "Babo!" diyerek Urfalıları ulusal da cahil etiketi ile patent vurduğunda!

Suruç olayında önce terörist olmakla suçladığı insanları seçim sonrası masum diye savunup,  başarısızlığının ayıbını  Milletvekiline attığında!

Kendisi seçim sürecinde partinin bütün imajını yerle bir ederken her gün hizmete açtığı tesislerle, kırgın, öfkeli halk ve aday adaylarını kucaklayarak partiyi ayakta tutan BŞ Belediye başkanı ve vekaleten atandığı günden beri asaleti almaması için çalıştığı Bahattin Yıldız ile yine onun hatalarını temizlemek için canı çıkan teşkilata başarısızlığı yüklediğinde!..

Urfa da günlük yaşam ve siyasten saygınlığı olan eski yöneticiye kameralar önünde "Ulan/lan" diye hitap ettiğinde!

İstifa etmesi, ettirilmesi gereken isimdir Fakıbaba...

Ve o isim şimdilerde yine algı operasyonları ile bakanlarımızı kutlama ziyaretlerinde siyasi hiyerarşiyi, parti için kıdem ve nezaketi ayaklar altına alarak, topluma "Cumhurbaşkanı Fakıbaba'yı genel başkan yardımcısı yapacak!" söylemi ile baskı altına almaktadır maalesef..

Genel başkan olması beklenen kişi algısı ile hala kurum ve kuruluş ve STK başkanları üzerinde baskı kurduğu iddiaları ise işin cabası...

Resme bakıyorum ve görüyorum ki; ziyarete giden vekiller arasında kıdemli komisyon başkanı M.Kasım Gülpınar yok. O halde diğer komisyon başkanı Halil Özcan otomatik olarak gurubun lideri olurken; Fakıbaba hala bir numara, bakan ve lider pozlarını vermekte!

Oysa Fakıbaba sade bir milletvekili artık. Hem de "Urfa beni seviyor!" iddiası artık tamamen çürümüş bir milletvekili...

Hem de artık işlevi, topluma yararı, kuşak bağlamında evrilebilirliliğini tamamen yitirme yaşlarında bir milletvekili...

Haydi buyurun sokaklara inelim, STK'lara gidelim, esnafa ve dahi köylere kadar. Bakalım kim seviyormuş, görelim...

İnsan doğası gereği kişi kendisini şeyine takmayan adamı seve mi yahu?

Seçimlerde kendi adamlarını yerleştirmek için yapmadığını bırakmadığın STK başkanları seni sever mi?

"Yok olmalılar!" diyerek her biri on binlerce oya tekabül eden büyük aileler (Aşiret) ve senin sayende listeden çıkarılmış isimler seni sever mi?

Faruk Çelik düşmanlığı ile görevden aldığın, aldırmaya çalıştığın bazı bürokratlar seni sever mi?

Başaramadıkça yeni bir karalama kampanyasına tabi tuttuğun ve şimdilerde bakan olduğun halde açtıramadığın URSU hastanesi üzerinden görevden alınmasına çalıştığın bürokrat ve ailesi, sevenleri seni sever mi?

Ha, bunca sevgisizlik ve tepki içerisinde hala Fakıbaba ismi söylenen koltuklar için masaya geliyorsa eğer; bu Ak Partinin yerel seçimde en az 6-7 ilçeyi bilerek kaybetme arzusundan başka bir şey olmayacaktır!.

Denemesi bedava arladaş..
Eğer bunca şeye rağmen Fakıbaba Merkez Karar ve ALLAH Korusun Genel Başkan yardımcısı olursa Ceylanpınar, Viranşehir, Halfeti, Birecik, Bozova, Suruç, Hilvan HDP'ye; Harran ve Akçakale MHP'ye kaptırılmazsa ben de birşey bilmiyorum..

Kaldı ki kimse kendisini kandırmasın: Genel seçimlerde kazanılan 8 vekil Fakıbaba'ya rağmen Cumhurbaşkanına duyulan sevgi, M.Kasım Gülpınar'ın varlığı ve Fakıbaba ile ekibinin her türlü algı operasyonlarına maruz kaldıkları halde Nihat Çiftçi, Bahattin Yıldız, teşikilat, Selim Bağlı, Mehmet Günak ve dahi merkez ilçe belediye başkanları başta olmak üzere bir avuç gerçek Ak Partilinin başarısıdır..

Nokta..

Sözün özü: Bakan veya lider olarak BİZIMLA değilsin Fakıbaba...

Son Yazılar