ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR ŞANLIURFA DA! 
Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK

DELİ ÇOBAN

ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR ŞANLIURFA DA! 

02 Şubat 2020 - 22:56 - Güncelleme: 02 Şubat 2020 - 23:36

ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR ŞANLIURFA DA! 

Çok Güzel Hareketler: İhtimalinden dahi sevda şiirleri yazdığı otlu peynir kokan Anadolu çocuğu Yılmaz Erdoğan'ın Beşiktaş Kültür Merkezinin (BKM) gencecik oyuncularından meydana getirdiği harika bir televizyon komedisinin adıydı.

Hıyarlı baba başta olmak üzere hafızalara kazınan müthiş karakterleri canlandıran birbirinden başalı gençlerin ülkeye sevdiği program sona erdiğinde, o gençlerin bir çoğu dizi ve sinema sektöründe başarıdan başarıya koştular.

Gençlerin başarımı performansları ile öyle çok sevildiki program: Elinde mikrofonu, bacak bacak üstüne atmış ukala oturuşu, sevimsiz gülümsemesi ve gereksiz esprileri ile Yılmaz Erdoğan'a dahi tahammül etti izleyici kitlesi!.

Program bitti, otlu peynir kokulu sol orjinli Deli Emin vizontelede ki bütün saflığını yitirdi! Ne sağı belliydi artık nede solu...

Şimdilerde suya sabuna dokunmayan Yılmaz Erdoğan'ın ikincisini hayata geçirdiği Çok Güzel Hareketler Bunlar'ı birkaç kez izleme fırsatı buldum. İlkine oranla oldukça başarısız gençler; izleyicisi kabız eden bayat esprileri ile ilkini mumla değil fener ışığı ile aratır olmuş...

Program bu kadar başarısız olunca Yılmaz Erdoğan da tıpkı şimdi ki duruşu gibi çekilmez oluyor!

Oyunun ortasında gençlere fırça atan, izleyiciyi mecburi alkışa cevap vermek zorunda bırakan sorularla bayan Yılmaz Erdoğan izlemek adeta bir işkence halini alıyor!

Bir kez daha gördük ki Çok Güzel Hareketler Bunlar programının ilk veasryonunun bitmesi programla beraber Yılmaz Erdoğan'ı da bitirmiş!

Ve görünen o ki tıpkı Yavuz Bingöl, Nihat Doğan, Azra Akın, Sibel Can tıpkı birçok ünlü gibi; sanat icra etmek; eser üretmek yerine halktan kopmuş ve alkışlamayı seçen bir ruh halinde giderek tükeniyor Yılmaz Erdoğan...

Özünü halktan almayan hiç bir ideolojinin, hareketin, sanatın, siyasi partinin olduğu gibi; şöhretini korumak için sırtını halka dönen her sanatçı da önü sonunda tükenme sendromuna etken tutulur.

Şimdilerde Yılmaz Erdoğan'ın başarısız ikinci denemesi olan programın siyasi oyunu ŞKM "Şanlıurfa Kültür Merkezinde sahneleniyor!"

Hani içinde az biraz kültür, ilim, bilim, vefa, bilgi birikim, sanat olsa gam yemeyeceğim ama Şanlıurfa Halkı yerel seçim sürecinden beridir başarısız hareketleri çok güzel diye izlemek zorunda kalmış!

Varlığını akrabalık bağı üzerinden tanımlayan ekurisinden sonra Şanlıurfa BŞ Belediyesi resmi düzeltme ve yanıltma sözcüsü olan Mustafa Arısüt Efendinin çok ortaklı Ajansının bugün yaptığı trambüs haberi bu oyunun son skeçi olarak kayda geçti.

Sanırım sayıştay raporundan cımbızlanarak alınan ve projeyi Şanlıurfa halkına atılmış kazık gibi göstermek için görevini başarı ile yapan üretme kabızı Arısüt kendince yandaşı olduklarını mutlu etmek için çareyi Nihat Çiftçi'ye saldırmakta bulmuş!

Seçildiği günden beridir şehre hizmet namına çivi dahi çakmayan; bütün siyaseti Nihat Çiftçi'yi suçlamak olan yeni BŞ yönetiminin kurşun askeri vazifesini başarı ile yerine getiren Arısüt de tıpkı Yılmaz Erdoğan gibi tükenme sendromuna bizim Kürtçe dilinde "Xriffi" Yani bunama dönemine girmiş yazık.

Profilinde şehrin en dürüst ve bağımsız gazeteci iddiaları olan Arısüt ne hikmetse Zeynel Başkana konusunda kusursuz işlere imza atıyor.

Sorun şu ki bağımsızlığına rağmen sıkı sıkıya bağlı olduğu güçlerin arasında bağ yok veya aslında uzun zamandır yanıldık, yanıltıldık!

Bir değil çok ama çok gariplik var değil mi!?

Yerel seçim öncesinden Nihat Çiftçi'ye algı operasyonu alanında mastır yapan çok değerli meslektaşım Mustafa Arısüt'ün içine düştüğü sendromun mesleğine sirayet eden hallerine gelince:

Nihat Çiftçinin 250 işçiyi usulsüz işe aldığı iddiasında bulunan ve bugün bile Çiftçi'yi eleştirmeyi gazetecilik sanan Arısüt ne hikmetse yeni BŞ Belediye Başkanı ve yönetiminin işçilerin maaşından yaptığı 600 liralık kesintilere dair tek satır kaleme almadı.

Eski Şanmed Hastanesinin 40 milyon değerindeki yerinin birikerine peşkeş çekilmek için 400 metrekarelik betonarme bir park alanı haline getirilmesine de ses çıkarmayan bağımsız arkadaş şimdilerde işçilere dayatılan eş zamanlı 3 aylık sözleşme skandalına dair de sesini çıkarmadı.

Diğer bütün milletvekilleri ile arasının bozulduğu iddia edilen Zeynel Abidin Beyazgül'ün son bir aydır şehirde tek bir milletvekili varmış gibi Halil Özcan ile hareket etmesi konusunda fikir beyan etmeyen Arısüt, aynı zamanda Zeynel Başkanın  Halil Özcan'ın damadına düğünden bir hafta sonra verdiği daire başkanlığı hediyesini de görmezden geldi.

Taziye adı altında apar topar Çin'den Türkiyeye gelip il başkanlığı değişim sürecinde bir isim için kulis yaptığı ve Bahattin Yıldız'ın yerine düşünülen o isim üzerinde Zeynel  Başkan ile ulaştığı iddia edilen Emin büyük elçi Emin Önen'i ağırlayan, pohpohlayan Arısüt, çıkıp "Ey Zeynel Başkan; uzun zamandır yol arkadaşlığı ettiğin Bahattin Yıldız'ı neden gözden çıkardın!?" diye sormadı!

Yerel seçim öncesi Ceylanpınar, Siverek ve Eyyübiye Belediye başkanları dışındaki bütün belediyeleri acımssızca eleştiren Arısüt ne hikmetse seçim sonrası eleştiri yapmaz oldu!

Borç batağında ve hizmet fukarası haline gelen tek bir belediyeyi dahi eleştirmeyen Arısüt ve ekurisi, birden bire şehrin bütün etkinliklerinin başrol aktörleri ve belediyelerin kankaları ilan edildi.

Şanlıurfa halkına kan kusturan DEDAŞ'a dair eleştirel bir haber yapmayan halk adamı Arısüt adeta düşmanlık beslediği eski il milli eğitim müdürü Şerafettin Turan' ın ayrılmasından sonra 16 milyonluk yarı kalorili kömür skandalının patladığı yeni milli eğitim yönetimine dair çıt çıkarmadı!

Evet, tuhaf şeyler oluyor bu şehirde: Zıt kutuların, asla bir araya gelmez denilen isimlerin ortak kıymetlisi; bu şehrin tek bağımsız gazetecisi olan Arısüt nasılsa hepsinin ortak noktası olmuş durumda.

Şehirde sahneye konan bir diğer oyunda Halil Özcan'ın yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı gibi bütün ilçe teşkilatlarını gezmesi; Zeynel Abidin Beyazgül' den bir an için ayrılmaması ve yaratılan bakan olacak algı operasyonu.

Sanırım dört dönemdir milletvekili olan Halil Özcan'ın bu dönemde 4 hizmetinin bile olmadığı ortada iken Özcan'a yerel basın ve BŞ Belediyesinin tanıdığı ve özgür hareket alanı doğrusu garip bir oyun gibi duruyor.

Devletin resmi işleri için tahsis ettiği kırmızı plakalı aracına devletin yakıtını koyup 1 oy dahi karşılığı dahli olmadığı ilçelerde bakan edası ile dolaşmasının siyasi izahi yok.

Ceylanpınar ve Viranşehir İlçe Milli eğitim müdürlüklerinde yaşanan komediye karşı basında çıt yok!

Sanırım mecliste bir komisyona seçilen Gükender Açanal'a kabineye girmiş muamelesi yapan bazı gazeteciler AB Uyum Komisyonu Başkanının daveti ile şehre gelen Fransız Yatırımcılarının gelişini dahi diğer vekillere mal ederek niyetlerini belli ederken; asıl komedi Arısüt'ün Ajansının TKDK'nın Şanlıurfa'ya hibe ettiği ve bilgisini bütün Şanlıurfa Milletvekillerine biter mektupla bildirdiği 19 milyonluk ihaleyi Mehmet Ali Cevheri'nin başarısı olarak duyurması oldu.

Benim tiwitim ile haberi revize eden Ajans bu kez bütün milletvekillerinin girişimi ile diye haberi okurlarına duyurma komedisine imza attı çünkü milletvekillerinin bunda dahil olmadığından bile haberleri yoktu.

Fakıbaba'nın kendini yeni sağlık, Halil Özcan'ın GTH bakanı; Özşavlının Grup Başkanı ilan ettiği kabine öncesi kulis dedikoduları ayyuka çıkarken dünyayı tehdit eden Corona virüsünün bende çok da tehditkar bir karşılığı olmuyor!

Şehirde siyasetin cılkı çıkmış; işsizlik almış başını gidiyor! Hizmet yok ve yoksul Urfa Halkı her ay başında Suriyeli vatandaşların banka kuyruklarında çektikleri maaşlara gıbta ederek bakar hale gelmiş. 

İşte bu durum dün Ahin Güneş de olduğu gibi bu günde bende şu sorunun oluşmasına neden oldu.

Biz bu kadar saf mıyız yoksa farkına varmadan ŞKM' nin Çok Güzel Hareketler tiyatro oyununa alet mi edildik?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar