ELİ SOPALI KADIN!
Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK

ELİ SOPALI KADIN!

14 Kasım 2017 - 14:51

" Sesimi duyan var mı?!

99 Kocaeli ve 2011 Van depremlerinde yıkıntılar altında bir nefes, bir can umudu ile yakınlarını arayanların   yüreklerimizi burkan,  ciğerlerimizi söker gibi kulaklarımızda çınlayan  bu çığlık hafızalarımızdan hiç çıkmadı..
" Orada kimse var mı?! " diyordu kurtarma ekipleri ve belki yavrusunu, annesini, babasını, kardeşini velhasıl canından bir parçayı bulmak umudu ile çırpınanlar.

Aradan yıllar geçti ve bu çığlık bir kez daha bu kez yanı başımızda komşumuz Irak'ta yükseldi..
Ve bildik, tanıdık ruh hastaları, ölü seviciler yine iş başındaydı!.
" Deprem vuracağı yeri biliyor, eşikten beşiğe geberin lan! " 
Diye haykırıyordu dürzünün biri..
Bir başkası " Kışımız başlamadan bahara döndü; deprem vurması gereken yeri vurdu! " diye akıtıyordu salyalarını..

Efendim elli yıldır çözülemeyen, çözülmesi istenmeyen Kürt meselesi üzerinden ahkâm kesecek, beyhude çözüm önerileri ile kafanızı şişirecek değilim.
Lakin Türkü, Kürdü anaların yüreklerine acıların en ağırı olan evlat acısını düşüren böyle önemli bir mesele de bizim de söyleyeceklerimiz vardır elbet..
Hatırlayınız lütfen: Van depreminde can pazarının yaşandığı ilk saatlerdi. Ogün  kahraman ilan edilen,  bugünün de ekran fenomeni bir sunucu;  içinde biriktirdiği  nefreti şu sözlerle açığa vuruyordu.
" Allah'ın sopası yok ki!!! "
Masum insanların üzerine ölümün, acının, çaresizliğin en ağır halleri düşerken bu hanımefendi sevinç naraları atıyordu resmen ve az biraz utanmadan!.
Üstelik gerekçesi de vardı! O çok bildik, çok tanıdık gerekçe..
" Bütün Kürtler teröristti ve ölmeliydi!!." O hanıma ve onun hastalıklı ruh halindeki türevlerine göre "En iyi Kürt ölü Kürt'tü!!!"

Irkçılığın, ölü seviciliğin, nefretin her hücresinde ve mimiklerinde can bulduğu O Hanımefendinin sopası sırtımızdan hiç eksilmedi sonrasında maalesef!.
O günden sonra ülkemde kardeş kardeşi daha çok vurmaya, can acıtmaya devam etti!..
İstanbul'un Etiler'indeki lüks evlerinden Diyarbakır'ın taş avlularına uzanan  annelerin evlat acısına bulanmış çığlıkları daha çok yükseldi..

Bir programın canlı yayınına bağlanarak  ‘’Çocuklar ölmesin! ‘’ diye haykıran öğretmenin meslekten ihraç edildiği hatta hapis ile yargılandığı süreçte: O Hanımefendinin ve türevlerinin ektiği nefret tohumları; birbirlerinin ölüsüne göbek atan ruhsuz, duyarsız Türk/Kürt gençliğinde bir neslin büyümesine neden oldu..

Hayatının baharında toprağa şehit olarak düşen bir askerime sevinen Kürtler yarattılar!!!
Ölü bir Kürt annenin cansız bedeninin günlerce kuşlara yem edilmesine tanıklık ettik!
Ölü bir anneyi mezarından çıkaran Türkler yarattılar!.

Sonrada oturup utanmadan, vicdanları zerre yaralanmadan ‘’ ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIZ ‘’ diyebilen sahtekarlar yarattık, üzgünüm..

Sosyal medyada birbirlerinin acısına, ölüsüne, değerlerine hakaret etmek için birbirlerinin ölümünü heyecan ile bekleyen canavar ruhlu bir nesil çıktı ortaya..Oysa bir kez olsun düşünmedik;
Her Kürdü terörist ilan etme psikoloji bize ne kazandıracak?!

Bütün Türkleri Kürt düşmanı olarak lanse etmenin hangimize tek bir faydası olacak?
Kime, kimleredir bu nefret? Kürt dediğin senin annen, baban, evladın,  iş arkadaşın, yoldaşın, eşin, amcan, dayın, teyzen, halan değil mi?!
Türk dediğin aşık olduğun, sırdaşın, birlikte ekmek kavgasına düştüğün, birlikte öldüğün, ağladığın, sevindiğin değil mi?!

Kürt kökenli sanatçıları bal satma derdindeki sözde Kürtçe yayın yapan abuk subuk kanallar ile Kürtçe yayın yaptığını sanan resmi bir kanala mahkum ederken; Kürtlere duyduğu nefret üzerinden böğüre böğüre şarkı söyleyen zatları konserden konsere koşturmak mıdır  bin yıllık kadim kardeşliğimiz?!

Irkçılığı, kini ve içlerindeki nefreti sahnelerden körpe beyinlere kazımaya çalışan sözde sanatçılarla mı barışı, huzuru, kardeşliği getireceğiz ülkeye?!


Bakınız; Türk/Kürt bu tür hastalıklı insanlar toplumdan ayıklanmadıkça ülke olarak daha çok gözyaşları dökeriz..
Başkalarının acıları üzerinden halay çekenlerin, kendi acılarını başkalarının gülüşlerine bulaştırma çabasında olanların ve nefretin, ırkçılığın, kinin kitabını yazanların nefes aldığı bir ülkenin ne büyüklüğünden ne inancından bahsedilemez..
Yedi bölgesi ile bu ülke hepimizin ve emin olun hepimize yetecek kadar büyük bir ülkede yaşıyoruz.  Ve ‘’ bütün diller Allah'ın kelamıdır, bir insan öldürmek insanlığı öldürmektir’’  demiş bir dinin mensupları olarak bu gaflet uykusundan uyanmanın vakti gelmedi mi?!

Ekran karşısında izledikleri şöhretleri idol edinerek büyüyen ve geleceğimizin teminatı olan körpe beyinlere ‘’ Eli sopalı, içindeki kini kusmaktan çekinmeyen isimleri izleterek değil; bin yıllık kadim kardeşliğin güzelliğinde kardeşçe bölüşmenin, dostça söyleşmenin, dürüstlüğün tadında söylemleri olan insanları izleyerek büyümeli çocuklarımız..’’

Aşkı, sevdayı, vefayı, dostluğu, arkadaşlığı, insan ve doğa sevgisini anlatan türküleri ile sahnelerimizde adam gibi sanatçılar olmalıdır. Her eserinde kan kusan türkücü bozuntuları değil..

Bu ülke Türkü, Kürdü, Arabı, Lazı, Çerkezi ve 77 milleti ile hepimizin ve yaşanılası harika bir ülkedir. Müslüman kardeşine kin tutmaz.. Müslüman ölümden beslenmez, nemalanmaz..

Ben Siverek Karacadağ’ında dünyaya gelmiş; bu ülkenin Kürt kökenli onurlu bir evladıyım arkadaş.. Türk kardeşlerimin acısına göbek atmadım hiç. Ve emin olun o eli sopalı Hanımefendiden çok daha fazla severim ülkemi. O hanımefendi ekranlarda reyting derdinde iken; silah altında 3/5 nöbetlerinde ülkesini koruyan bendim, bizlerdik.. O Hanımefendi güzellik seanslarına milyarlar harcarken; 4 yaşındaki evladını annesine bırakıp yokluklar içinde ama şerefi ile vatani görevini yapan bendim, bizlerdik..

Öyle yağma yok!..  Türkiye’yi sevmek kimsenin tekelinde değil arkadaş.. Ve bu güzelim ülke üç beş ırkçı istedi diye kardeş kavgasına düşme hatasından kurtulmalı artık.

Daha ne diyeyim?!

Son Yazılar