YAKLAŞAN 1. GÖBEKLİTEPE FELAKETİ VE SORDUNUZ MU!
Ekrem ARPAK

Ekrem ARPAK

DELİ ÇOBAN

YAKLAŞAN 1. GÖBEKLİTEPE FELAKETİ VE SORDUNUZ MU!

27 Aralık 2018 - 21:03

UNESCO'nun dünya mirası olarak koruma altına aldığı Göbeklitepe'nin dünya yazılı tarihini 6.000 yıl geriye götüren ve çağımızın en önemli bulgusu olduğunu yıllar önce ifade ettiğimiz de burun kıvıranlar; bir tarihi bulguyu yoz bir düşünce ile "GÜNAH TAPINAĞI" ilan edenler bakıyorum da Cumhurbaşkanımızın açıklamasından sonra adeta birer Göbeklitepe sevdalısı olup çıktılar!

Elbette bu isimlerin ellerini ovuşturma ve Göbeklitepe sevdalısı olma nedenleri 2019 yılında Göbeklitepe üzerinden ayrılacak tanıtım pastasından nemalanma kaygısı olduğunun farkındayız!

Nasıl ve neden mi? Dediğim gibi birileri Göbeklitepe'yi Günah Tapınağı ilan etmişken; büyük gazeteci, sunucu ve televizyon dünyasının en önemli isimlerinden biri olan Sevgili Mesut Yar'ın değerli katkıları; fotoğraf sanatçısı sevgili Sedat Kıran, Kıbrıs da sanat yaşamına devam eden Karacadağlı ses sanatçısı Ayşehül Zaim ve gönüllü İş Adamı Mehmet Cerrah Kıran'ın büyük emekleri ile bizler 1.GÖBEKLİTEPE KÜLTÜR SANAT FESTİVALİ proje dosyası hazırlıyor, basın toplantıları yapıyor ve ulusal medya da Urfa ile Göbeklitepeyi tanıtmak için mücadele ediyorduk.

Hatta uzun aylar süren ve yüze yakın profesyonel ekip eşliğinde hazırlanan festival projesini dönemin Şanlıurfa valisi Sn. İzettin Küçük ile anın BŞ Belediye Başkanımız Sn. Nihat Çiftçi'ye iletmiştik.

Hatta bu festival proje dosyası ve Göbeklitepe adı ile festival yapma hakkını hem Kültür ve Turizm Bakanlığı hem noter tespiti ile Ekrem Arpak & Mehmet Cerrah Kıran'ın ıslak imza ve rızası alınmak şartı ile bir nevi telif hakkı aldık.

Bakınız; 2019 yılı ve Göbeklitepe öyle basite alınacak bir yıl, süreç değildir...

Öyle ki; Göbeklitepe ismi ve varlığı doğru kullanıldığında ülke ve şehir ekonomisine çok büyük döviz girdisi sağlayacak ayrıca Türkiye ile Şanlıurfa'nın bütün dünyada tanınmasına büyük katkılar verecektir.

Peki hem şehir hem ülke olarak bu büyük organizasyona ne kadar hazırız?

Öncelikle şehir olarak bakalım istiyorum. Bildiğim kadarı ile Celalettin Güvenç beyefendinin iradesi ile BŞ Kültür Daire Başkanlığı koltuğuna kurulan ve şahsi kanımca Kültürün, tarihin, edebiyatın, sanatın hiç birinden zerre anlamayan şahsın varlığı ile 2019 yılında şehri ve ülkeyi bekleyen tek şey: Dünyaya rezil olacak organizasyonlardan başka bir şey olmayacaktır!

BŞ Genel sekreter yardımcısına sırtını dayayan ve bugüne kadar şehre kültür sanat anlamında zerre katkısı olmamış bu şahsın imza attığı organizasyonlar da bellidir.

Kültür ve Turizm Bakanımızı bile çileden çıkaran yer sofrası ayıbı, her biri fiyasko ile son bulan komik İsot festivalleri, Fatih Altaylı'nın Urfa'yı rezil eden davet edilişi, komediye dönüşen sıra geceleri etkinlikleri...

Allah'tan Nihat Çiftçi başkanın şahsi çabaları ile şehrimizde modern fuar alanı hizmete girmiş ve bölgenin en önemli kitap fuarı yapılmıştır.

Gerçi bu fuarda bile BŞ belediyemizin sevgili daire başkanı ve genel sekreter yardımcısı şehrimizde giderek şişmanlayan kadınlarımızı obeziteden kurtarmak için Canan Karatay Hocamızın iki kitabına 20'şer lira ödeyerek büyük hizmet vermiştir!

Xaltıya Fateler, Eyşo, Rinde, Inde'ler zayıflamış, Xale Efdolar da eşleri ile yeniden barışmışlar!

Hayatı boyunca bilmem kaç Nobel ödülü almış kitapları ile Urfa'mızın medarı iftiharı olan ve bu özellikleri nedeni ile BŞ Belediyemizin kitap baskı, alım işleri müdürü olan Murat Müjdecinin de maşallahı var. Ne kadar telif hakkı olmayan asırlık çocuk öykü kitapları varsa onay vermiş...

Sadece merakımdan soruyorum. Bu süreçte BŞ Belediyemiz kaç Göbeklitepe ve Urfa tanıtım kitabına imza attılar!

Göbeklitepe civarına kaç tesis kuruldu?

Neden yol gösterecek tek bir tabela konulmadı?

Merak ediyorum; kültür daire başkanım, genel sekreter yardımcım ülkemize en büyük ses sanatçıları kazandırmış Urfa da kaç müzik festivaline imza attılar?

Ben size söyleyeyim. Kendilerine biat eden birkaç isim dışında Urfalı yazar ve sanatçılara karşı adeta düşman olan ve gözlerini kırpmadan haklarını gasp eden bu isimlerin Urfa kültürüne zırnık katkıları olmamıştır.

Geçen yıl neyidüyü belirsiz kitapları il milli eğitim müdürlüğüne dayatan bu ekip; bu yıl salt Celalettin Güvenç'i eleştirdiği, Nihat Çiftçi'nin hizmetlerini anlattığından dolayı Milli Eğitim tarafından öğrencilere kaynak olarak onaylanan Ekrem Arpak imzalı kitabı engellediler.

Daha doğrusu öyle sanıyorlar...

Tamam da Nihat Çiftçi'nin koltuğuna sebep olan bu ekip ülke çapında ses getiren, Urfa'yı tanıtan kaç projeye imza attılar?

Yahu el insaf; tarih, sanat, edebiyat anlamında dünyanın en zengin şehri olan Urfa da o koltuklarda oturacak ama tamamen megolaman duyguların esiri olan bu arkadaşların şehrime zerre tanıtım projeleri olmamıştır.

Buyursunlar beni yanıltsınlar. Yahu özellikle. Cin Ali masallarından bile habersiz olan Kültür Daire Başkanımız ne anlar Göbeklitepe'den, Soğmatar'dan, Balıklıgöl, Hanlar Hamamlar, dünyanın en eski ekolü olan Harran felsefesinden?

Sorsan Soğmatarı Mısır da sanacak daire başkanı mı Urfa'yı tanıtacak projelere imza atacak?

Peki, şehir olarak 2019 yılında ülkemize ve Urfa'mıza akın etmeleri muhtemel devlet başkanları, dünyanın en önemli tarihçileri, arkeolog ve bilim adamlarının yanı sıra; sayıları milyonları aşacak Fransız, Alman, İtalyan ve dünyanın dört bir yanından gelecek turistleri ağırlayacak, şehri tanıtacak profesyonel rehber ekibi kuruldu mu?

Yoksa Türkçeyi dahi konuşamayan daire başkanımız mı karşılayacaklar?

Gerçi kolayını biliyorlar. Misafirleri götürürler ciğer yemeye. Akşam da bir konakta sıra gecesi. Hele de davulcu her türlü hokkabazlık yapıp bahşişi kopardı mı; al sana Urfa tanıtı mı?

Yalan mı; bugüne kadar böyle yapıp bu saçma sapan tanıtıma da abuk subuk gider faturaları çıkarmadınız mı?

Soruyorum:

*Göbeklitepe
*Soğmatar
*Balıklıgöl
*Harran Evleri
*Harran Üniversitesi 
*Şuayp Şehri
*Hanlar hamamlar
*Hz.İbrahim ve Eyüp Peryvamber Türbeleri
*Takoran Vadisi
*Halfeti cenneti
*Karagül
*Ters Lale
*Dünya da ilk kez Urfa da ekilen buğday, mercimek
*Karacadağ Suyu
*Karacadağ Pirinci
*Ceylanpınar Ceylan Parkı ve dünyanın ikinci büyük üretme çiftliği
*Yılmaz Güney
*Mehmet Uzun
*Şivan Perwer
*Müslüm Gürses
*İbrahim Tatlıses
*Kazancı Bedih
*Mehmet Özbek
*Bekir Coşkun
*Zübeyir Yetik

Ve daha her biri tek başına Şanlıurfa'yı Türkiye'ye; Türkiye'yi dünyaya tanıtacak onca isim, done var iken siz ne yaptınız?

Ben söyleyeyim: Hayatı boyunca Urfa adını ağzına almamış sanatçılara yüz binlerce konser ücreti ödediniz!

Kimselerin haberdar olmadığı kitapları basıp dağıttınız!

Bırakın diğer bölgelerden ilçelerden bile kimselerin gelmeyeceği İsot Festivali dışında tek bir festival, şenlik, kitap, belgesel tanıtımınız yok!

Mesela 2018 yılı içerisinde sizlerin yaptığı tanıtım veya etkinlikler sayesinde kaç milyon yerli veya yabancı turist geldi Urfa'ya?

Ekip olarak hepinizi toplasak hanginiz kültür sanattan gelme birer değersiniz?

O koltuklarda oturup Nihat Çiftçi'nin hizmet ve emeklerinden geçinmek dışında referansınız ne?

Ve biliyor musunuz; bunca senedir sizlerin beceriksizliği yüzünden şehrime gelmemiş milyonlarca turistin bırakamadığı dövizlerin günahı sizlerin boynuna kolye gibi asılmalıdır.

Abdullah Erin gibi kültür ve sanat ile tarihe onca değer veren bir valinin varlığına rağmen ne verdiniz Urfa'ya?

Dolayısı ile şahsi fikrim odur ki; Kültür ve Turizm Bakanlığı acilen profesyonel bir tanıtım ve rehber ekibi kurmalı, milyonlarca turisti ağırlayacak tesisler derhal inşaa edilmeli, Göbeklitepe ve diğer tarihi yerlere ulaşımı sağlayacak yollar yapılmalı, tabelalar yerleştirilmeli, tanıtım filmleri çekilmeli; sadece Urfa değil bütün ülke ve hatta dünya da Göbeklitepeyi tanıtan broşürler, bilboorlar asılmalı, Urfa da gönüllü elçiler bulunarak eğitilmelidir.

Yoksa bu ekip bizi 2019 yılında bütün dünyaya rezil eder.

VE YEREL SEÇİM İÇİN KİME NE SORDUNUZ?

Yazımın başında da ifade ettiğim gibi; beş yıl boyunca bir şehrin bütün kaderini teslim edeceğiniz isimleri belirliyorsunuz...

Peki bunu yaparken kriterleriniz nedir.

Bir kere sözde tarafsızlık adı altında Urfa'nın sosyo ekonomisinden, psikolojisi, kültürel dokusu, jeopolitik ve idari tarihinden bihaber koordinatörler asla ve asla doğru yöntem değildir.

Sadece il başkanı ve ve BŞ adayının belirleyeceği iddiası doğru ise bu sistem her iki ismin sırtına altından kalkması zor, vebali ağır sorumluluk yüklemekten başka işe yaramaz!

Peki ne yapılmalı?

Urfa'yı ele alarak soruyorum: Şehri avuçlarının içi gibi bilecek kim varsa belirlenmelidir.

Vicdanı hür, geçmişi temiz, halkta karşılığı olan Milletvekili belirlenmelidir.

Şehrin önemli dinamikleri olan Vali, İl Emniyet, İl Jandarma Alay Komutanı, İl Milli Eğitim, İl Sağlık, İl Nüfus müdürleri ike önemli STK'lar, parti teşkilatı ve nihayetinde halktan doğru bilgiler almanın yöntemi bulunmalıdır.

Mesela 100 yıllık Cumhuriyet tarihinde Urfa da en çok sevilmiş ve şimdiden Urfa halkı ile özdeş hale gelmiş Vali Abdullah Erin'e sordunuz mu?

Mesela meslek gereği sürekli halk ile iç içe olan İl Jandarma Alay komutanımız Sabri Kirişçi ile İl Emniyet Genel Müdürümüz Veysel Tipioğlu'na sordunuz mu?

Mesela şehrin ekonomisine hükmeden Ticaret Borsası başkanı Mehmet Kaya başta olmak üzere önemli STK başkanlarına sordunuz mu?

Mesela kaç kanaat önderinden fikir alındı, kaç gençlik ve halk toplantıları gerçekleşti.

Mesela her ne kadar şehirde omurgalı basın mensubu sayısı az olsa da gazetecilere sordunuz mu?

İşin özü sevgili Ak Parti kurmayları; seçimde kaderimizi temsil hakkı vereceğiniz isimleri halka, yani bize sordunuz mu?

Şahsi fikrim odur ki; vicdanı, tecrübesi, şehri biliyor, insanları artık tanıyor olması nedeni ile Abdullah Erin valimizin fikri mutlaka alınmalıdır.

Ha keza kırsal da hakkın arasında olan ve yine yüreği, vicdani ile ülke sevdasına inandığım İl Jandarma Alay komutanımız Sabri Kirişçi'ye sorulmalıdır.

Hem kırsal hem merkezde önemli mesai harcayan ve Urfa'yı seven İl Emniyet Müdürümüz Veysel Tipioğlu'na sorulmalıdır.

Ve pek tabi M.Kasım Gülpınar Ak Partinin Urfa da var olan vicdanı, yüzü, merhameti, temizliği, sabrı, kardeşliği; devletin şefkati olması hasabı ile mutlak belirleyici olmalıdır.

Not: Şanlıurfa BŞ Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Özçınar aynı zamanda Siverekli hemşerimdir.

Kendisine eleştirilerim oturduğu koltuğa dair olup; özel de kapım, sofram, yüreğim daima açık olacaktır ama o koltuğun karşılığı o değildir; tıpkı Kültür Daire Başkanının olmadığı gibi...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar