" Lider " kimlere denir..!
Lokman Şıhanlıoğlu

Lokman Şıhanlıoğlu

Lokman Şıhanlıoğlu

" Lider " kimlere denir..!

17 Şubat 2018 - 22:11

İslam'da şahıslara bağlılık yoktur, ancak şahıslar Allah cc. Ve resulüne sav. Bağlılığı derecesinde itibar görür...

Allah'ın cc. Yarattığı dünyanın; ilk kuruluşundan günümüze ve kıyamete kadar olan zaman içinde, yerinin doldurulması imkansız olan, unutulmaz, eşsiz tek lider İslam peygamberi "Muhammed Mustafa (sav).efendimizdir".

Allah'ın cc. (habibim dediği),yarattığı hiç bir adem oğluyla(beşerle) mukayese edilemeyecek kadar donanımlı, kusursuz, eksiksiz, özel ve örnek biridir "peygamber efendimiz Muhammed Mustafa sav. Efendimiz".

Sonrasında gelenler ise; Allah’u Teâlâ’nın resulleri, nebileri, evliyaları ve ermişleridir..!

Liderlik;"Allah’u Teâlâ " cc. tarafından bazı insanlara doğuştan verilen özel bir vasıftır, korkusuz güçlü duruşları, ikna edici konuşmaları, keskin bakışları, dik duruşları, yürüyüşlari, tarzları, hareketleri ve en önemlisi karşısındaki insanı okumasıdır...

Sonradan gelişerek kalbe, akla, bedene hükmeder ve etkisini insanlarda göstermeye başlar...

Her mücadele doğal liderlerini ( önderlerini ) üretir.

Babadan oğula geçmez, geleneklerle belirlenmez, makamlarla, maddiyatla ispatlanmaz, başkalarının gölgesinde, idaresinde kontrolünde atamalarla lider olunmaz, en fazla oldu sanılır, kendilerini öyle zannederler, kısa zamanda unutulurlar ve kaybolur giderler...

Halkın içinde kimin lider olacağına, verdikleri din, siyaset, mezhep, ırk, dil, ideoloji mücadelesi sürecinin ta kendisi belirler.

Yani alınan riskler, kayıplar, yenilgiler, sıkıntılar, yapılan hatalar hatta kazanılan başarıların ürünüdür liderlik.

Liderlerin ibreleri yükseldikçe, etkiledikleri topluluklar arttıkça yalnızlaşmaya başlarlar, hayati riskleri oluşmaya başlar, kimseye güvenmezler, ihanet gölgeleri olur, düşmanları en yakınlarından türemeye başlar ve makamlarına mirasçı olmak için her türlü yolu denemekten geri kalmazlar.

Liderlerin iyisi de, kötüsü de var ama hepsinin biat edeni, taraftarı, fanatiği, savunucusu arkalarından gidenleri hep olmuştur.

Tarih onları yaptıklarıyla yazmıştır, insanlarda onları aklına ve kalplerine kazımıştır, kimilerine faydalı olmuşlardır, kimilerine de zarar vermişlerdir.

İçlerinde; milleti ayaklandırarak devlet başkanlarını deviren, devlet kuran, devrim yapan liderler, din, ırk, dil, mezhep, tarikat, tapınak, ateist, materyalist, dinsiz liderler olmuştur...

Tabandan (halkın içinden) çıkan, siyasi partilerin en alt kademesinden gelip lider olan örnek kişiler, askeri hiyerarşi içinden çıkan, dünyanın birçok devletinde söz sahibi olmuş, yeniliklere imza atmış olanlara devrimci, bir tür yenilikçi lider olarak anılanlar olmuştur.

Özetle; liderlerin vardıkları yerleri hakketmiş olmalarıdır, diyalektiğe  uygun bir sonuçtur, doğaldır, bu yüzden kaya gibi bir zemine sahiptirler, ancak başarmak her şey değildir çünkü, ölseler de hala adları unutulmayan sonsuz birer yolcudurlar, ,kavimleri,halkları,kitleleri,sevenleri,sevmeyenleri,rakipleri,düşmanları hep olmuştur ve olmaya da devam edecektir..

Bu yola teşebbüs edebilmiş siyasi karakterler, kişisel menkıbeler de kendilerini yaratmak için çabalamışlardır ama tarihte, halkın yüreğinde lider olarak yer bulamamışlardır, sadece isimlerinin başına resmi sıfatlarını eklemiş ve o şekilde anılmışlardır, yani her parti başkanı, başbakan cumhurbaşkanı lider diye anılmaz...

Tarihte, meydanlarda boy gösterememiş, başarıya ulaşamamış lider adayları da olmuştur, hatta günümüzde olduğuna da inanıyorum, ortak özellikleri de ihtiraslarının boylarından büyük olmasıdır, bundan dolayı var olmadan yok olmuşlardır ve ya yok olacaklardır, belki de şartların ve zamanın uygun olmamasından kaynaklanmış, belki de ömürleri yetmemiştir.

Birde liderlik havasına girmiş şovmenler vardır, oturdukları koltukları hak etmediklerini bile anlamaya kapasiteleri yetmeyen, mütevazi olmaları gerektiğini akıl edemeyen, geldikleri yerde "ben niye buradaydım" diye düşünemedikleri gibi. Minder dışına çıkıncıda aynı soruyu sormayı akıl edemezler, bunalıma girerler, psikolojileri bozulur, herkese sitem ederler, sinsilik yaparlar, fesatlık yaparlar, iftira atarlar, ihanet ederler, kin düşmanlık hasetlik bedenlerinin bir parçası olur, zor günde kıvırırlar, liderlik vasıfları olmadığı için asla ortaya çıkıp net bir şey söyleyemezler, bayrak açamazlar, risk alamazlar, ancak imalarla, taklitlerle günü kurtarıp akıllarınca karşı cephelerden taraftar oluşturduklarını zannederler, ancak liderin gölgesinde yer alabileceklerini, bunun dışında bir hiç oldukların ve hep öyle kalacaklarını da bilirler..

Peki; toplumda kimler kendini lider zannediyor, zavallı vatandaş kimleri lider olarak biliyor; ;Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, siyasi partilerin genel başkanları, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, aşiret ağaları, illegal örgüt kurucuları, mollalar, Seydalar, imamlar, hocalar tarikat şeyhleri, cemaat temsilcileri, kanaat önderleri, davalara barış aracılığı yapanları, parası olanları ve ağzı laf yapan kişileri insanlarımız lider olarak kabul etmektedir, bu da, gerçek liderlere yapılan en büyük saygısızlık ve haksızlıktır...

Böyle giderse toplum, sadece güçlü olanları, makamlarda olanları, parası olanları lider olarak kabul edecek, algılama kapasitemiz çökecek, güçlü temellere sahip olan asil milletimizi gelecekte hep başka devletlerin yöneteceği, idare edeceği kaçınılmaz bir son olacaktır, bundan da kimsenin şüphesi olmasın.

Hata yaptıktan sonra pişman olmak, kişiyi "adem" yapar, o hatayı savunmak ise kişiyi "iblis" yapar..

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar