PERT OLMUŞ BİR MİLLETTEN NE BEKLENİR..?
Lokman Şıhanlıoğlu

Lokman Şıhanlıoğlu

Lokman Şıhanlıoğlu

PERT OLMUŞ BİR MİLLETTEN NE BEKLENİR..?

18 Ağustos 2018 - 17:10

PERT OLMUŞ BİR MİLLETTEN NE BEKLENİR..?

Dünya milleti uzayda yeni bir yaşam merkezi kurmaya hazırlanırken

"TÜRKİYE MİLLETİ" şaftı kaymış, bilyeleri dağılmış, önü bir yöne arkası başka bir yöne yalpalayan, dengesini kaybetmiş, nereye gittiğini bilmeyen, tepe taklak olmak üzere olan, freni patlamış, rotası olmayan acemi şoförlerin kullandığı araca binmiş gibiyiz.

"Her şeyi ben bilirim, ben ne dersem o olur, siz hiç bir şey bilmesiniz", davası yürüten sonradan görme cahil seçilmişler; yıllardır milleti hiçe sayarak her türlü yanlışı yaptılar, kendi ukalalıklarını, akılsızlıklarını, beceriksizliklerini, yolsuzluklarını, hırsızlıklarını, yalancılıklarını, sahtekarlıklarını, ihanetlerini gizlemek için renkten renge girmeyi ustalıkla becerebilen, kendi hatalarını başkaları yapmış gibi göstermek için her türlü suçlamayı iftirayı atmaktan çekinmeyen vicdansızlar, kendilerini kamuflaja büründürerek kokuşmuş üstün yeteneklerini ortaya koymaktan hayâ  etmemişlerdir, bir yerlere varmak için her türlü çirkefliği mubah görenlere biat eden uşakları, sahipleri olmadığı ortamlarda dublörlüklerini üstlenerek fanatik taraftarlık yapmaktan çekinmemişlerdir, her şeyi bildikleri halde yalan yanlış dalavereleri sinelerine çeken pislikler, sahiplerinin günahlarını akçeli çıkarlar uğruna üstlenerek her türlü suça da ortak oldukları bilinmektedir.

 Kendi milletini hiçe sayan makamlardaki seçilmişler, idareciler, yöneticiler; insanlarımızın dini inançlarını, maddi ve manevi kişisel zaaflarını kullanarak oluşturdukları taraftarları her türlü şekle şemale kalıba sokabilmeyi ustalıkla becerebildiği ve kamplaştırarak bir çok oyunda dublör olarak oynatabildiği bir dönemde, bu gibi şahsiyetlerin gerçek yüzlerini öğrenip benimsemeyen, dik duran, oyunlarına gelmeyen, fikir ayrılığında olan kişileri ötekileştirerek terörist ilan edenler, siyasetçi politikacı idareci yönetici kimliğine bürünmüşlere İslam dininde "FESAT" derler, pili bitmek üzere olan oyuncaklar gibi anlaşılmaz bozuk sesleriyle pervasızca sürdürdükleri ayrımcılık ve bölücülük yapmaları kadim milletimizin arasına "NİFAK" sokmuş, ayrımcılığı körükleyen söylemlerle öne çıkmış ve "ÇANAKKALE MİLLETİ RUHU" yok edilmiştir, neden böyle bir siyasi oyun oynandı, bu günlere gelmemize kimler sebep oldu, kimler ne kazandı kimler ne kaybetti hiç düşündünüz mü.?

Nefretin, kinin, züppeliğin, terbiyesizliğin, çapulculuğun, soytarılığın, soysuzluğun, vicdansızlığın, akılsızlığın, liyakatsizliğin, beceriksizliğin, cahilliğin, kibrin, iftiranın,hırsızlığın,yolsuzluğun,ukalalığın,bölücülügün,ihanetin öne çıktığı ve insan ruhunu benliğini esir aldığı günden beri çöküşe giden, çaresizlikle boğuşan, çamur bataklığında çırpınan ama batmaya devam eden bir millet olduk, birilerinin cenderesine düşmüş, kıskacında sıkışmış, boğazına ip geçirilmiş nefes alamayan kurbanlıklar gibi, ayağına prangalar vurulmuş mahkumlar gibi, bir oraya bir buraya savrulan kanadı kırık kuşlar gibi, patlamaya hazır pimi çekilmiş bomba gibi, her an hiddetlenen şiddet yanlısı olmayı hayat tarzı olarak seçmiş, geçim sıkıntısını kader olarak kabullenmiş, çıtası düşük, davası ilkesi hedefi olmayan, gelecekten umudunu kaybetmiş, oksijensiz kalmış nefes alamayan çırpınarak debelenen bedenler gibi ruhunu teslim etmeye hazır bir duruma getirilmiş, çaresizliğin bir yaşam tarzı olduğuna inandırılmış, sahte hayallerle yaşamaya alıştırılan zavallı bir millet olduk, peki yanlış kararlarla uygulamalarla  Türkiye’yi bu durumlara getiren sorumluların yaşadığı hayatı hiç merak ettiniz mi..?

"TÜRKİYE MİLLETİNE" adaletsiz davrananlar ve her türlü sıkıntıyı yaşatanlar nasıl oluyor da; "KADERİM BU,KISMETİM BU KADAR,SABRETMEM LAZIM" dedirtmeyi başardı ve yaşamak mecburiyetinde bırakıldığı, neden aynı kaderi devletimizi yöneten seçilmişler yaşamıyor, eğer milletin yaşadığı "KADER" ise onlarda bu milletin bir parçasıysa aynı şekilde halkımızın çektiği sıkıntıları paylaşmaları gerekmez miydi..?

Dinimizde "KOMŞUSU AÇKEN YATAĞINDA RAHAT UYUYAN BİZDEN DEGİLDİR"(hadisi şerif)bize ne anlatıyor, peki dinimizin emirlerine uymayanlara kendilerine özel fetvalar çıkartanlara ne dememiz lazım, padişahlar gibi her türlü güç, zenginlik, varlık ve bolluk içinde yaşarken neden milletimiz bu sıkıntıları yaşamaya mecbur ediliyor, her şeyinden fedakarlık etmeleri isteniyor ve bu hakkı kendilerine kimler veriyor..?

Ruhsuz et parçası, imansız, münafık kuş beyinlilerin kendi ürettikleri dine, kitaba, taptıkları kişilere ve inançlarına mı inanacağız yoksa "ALLAH'A cc. KİTABIMIZ KUR-ANI KERİME VE SON PEYĞAMBER MUHAMMED MUSTAFA sav. EFENDİMİZ'E Mİ" inanacağız, artık bu gidişata dur demenin zamanı geçeli çok zaman oldu, kur-anı kerimi ve İslam dinini kendi akli düşüncelerine göre pazarlamaya çalışanlar elbet bir gün yaptıklarının cezasını çekeceklerdir, hiç bir insanoğlu mahkeme-i Kübra’da işlediği günahların hesabını vermeden kurtulamayacaktır sakın unutmayın.

Kendilerinin gerçek Müslüman olduğunu millete zorla kabul ettirmeye çalışan sözde dindarlar; vatandaşlarımızdan maneviyatı güçlü, imanlı, inançlı, saf, temiz düşünceli Anadolu insanına, ılımlı yaklaşımlarla kendilerine has söylemleri ve kıyafetleriyle şov yaparak kandırmaya çalışanlar şimdilik amaçlarına ulaşmışlardır, dışarıda kalanların ise potansiyel tehlike olarak tanıtarak karşı cephe olarak adlandırılıp düşman ilan edilmiştir, her türlü ayrımcılığı günlük siyaset olarak milletimize kakalayanlar aslında suni algı oluşturup bölücülüğün en büyüğünü içimize sokmuşlardır, “ya bendensin ya da düşmanımsın" propagandalarıyla Türkiye milliyetçiliğini yok edenler kamplaşmalara ve derin yaralar açmış olan bu müzmin hastalığın tedavisi uzun zaman alacağı kaçınılmaz bir gerçektir.

"TÜRKİYE MİLLETİNE" yapılan bu kötülüğün aslında dış mihrakların yıllardır yaptığı oyunların başka bir versiyonudur, ılımlı söylemlerle başlayan algı operasyonu aslında kindarlığı besleyen virüs, çok kısa bir zaman içinde insan bedeninin tamamını ele geçirerek yönlendirmeye müsait hale getirilmiş, akıllar hipnoz yöntemiyle idare edildiğinden yalan yanlış her şeye savunuculuk yaparak dünyayı tos pembe görmeye başlayan kişiler, biat ettikleri kişilerin emirlerini yerine getirmek için talimat bekleyen robotlar gibi, kaydedilen görüntülerle, seslerle ve aracıların getirdiği haberlerle hizmete hazır hale getirilmiştir.

Aklı karıştırılan, girdiği girdaptan çıkar yol bulamayan milletimiz; maddi problemlerini çözemediğinden maneviyatını kaybetme çizgisine gelmiş, dini inancını nasıl yaşayacağını kime inanacağını şaşırmış duruma getirilmiştir, her kesimin kendi inancının asıl İslamiyet  kendilerinin de cennet ehli gerçek Müslümanlar olarak öne çıkarması paraya, mala, lüx hayata olan bağımlılıkları sebebiyle kişisel menfaatçılığın sayısız tarikatın, cemaatin, ilahiyatçının hatta siyasi partilerin üremesine sebep olmuştur, İslam dinini kendi şahsi çıkarlarına göre tanımlamaktan hayya etmeyenlerin kendi aralarında bile halen uzlaşı sağlayamamışlardır. Böyle bir durumda milletimiz "PERT" olmuş araçlar gibi hurdalığa atılması gereken, hiç bir işe yaramayan, parçalanmayı hakketmiş, eritildikten sonra nasıl bir şekle sokulacağı belli olmayan bir metal parçası haline getirilmiştir.

HER SÖYLENENE ALKIŞ ÇALAN, HER TALİMATA BOYUN EGEN ZAVALLI TÜRKİYE MİLLETİNE BENİM SÖYLEYECEGİM BİR TEK BİR ŞEY KALDI

 "HEPİNİZE GEÇMİŞ OLSUN"

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar