BALIKLI GÖL'DEKİ BEYAZ BALIK DİLEK MESAJINI NEREYE GÖTÜRDÜ...
Misafir  Yazar

Misafir Yazar

Misafir Yazar

BALIKLI GÖL'DEKİ BEYAZ BALIK DİLEK MESAJINI NEREYE GÖTÜRDÜ ?

20 Ekim 2018 - 14:38 - Güncelleme: 20 Ekim 2018 - 14:39

Bundan tam 57 yıl önce yaşadığım olayı, sizlerle paylaşmak istedim.
Urfa'nın Tuzeken Mahallesi’nde oturuyorduk.Ben ortaokul birinci sınıfta öğrenciydim.Evde annem,babam kardeşlerim, babaannem ve babaannemin kız kardeşi ile birlikte yaşıyorduk.Babaannemin kız kardeşi Kur'an nı çok güzel okur,duaların anlamını iyi bilirdi.Bu nedenle bir sorunu olanlar ; Hacı Nine' ye gelirdi ." “ Hacı teyze bir sıkıntımız var,hangi duayı okuyalım"derlerdi.Hacı Ninem de ,onlara okuyacakları duayı söylerdi.
Okulun tatil olduğu günlerden biriydi.Avlunun bir köşesinde kitap okuyordum.Bir ara kapının çalındığını duydum.İçeriye iki kadın girdi.Kadınlardan birisi komşumuzdu.Diğerini tanımıyordum.Biraz sonra tanımadığım kadının sesini duydum" Hacı Teyze oğlum suçsuz yere hapse girdi,çok üzgünüm,bana hangi duayı okuyacağımı söyler misin?"
Hacı Ninem kadını teselli etti." Üzülme kızım ! Allah bir sıkıntı verirse,bunu gidermek için de ,bir çare verir.Yunus Peygamberi, balık yutunca ; Yunus Peygamberin okuduğu bir dua var.Bu duayı ,bir kağıda yazdır,cuma günü sala verilirken Balıklı Göl' e git,Halil- ül Rahman Camisi' nin sonunda bekle.Beyaz bir balık gelirse ,kağıdı suya at.Balık senin dua yazılı kağıdını yutarsa, oğlun hapisten çıkar" dedi.Kadın bu sözü duyunca " Hacı Teyze ,öyleyse bu duayı sen yaz,biz götürelim" dedi.Hacı Ninem : Kızım ben sadece Kur’ an-ı okumasını biliyorum,yazmayı bilmiyorum.Kadın, yalvararak ısrar ediyordu.
Bu ısrarlı konuşmayı duyunca,söze karıştım.
“ Teyze üzülme,ben size bu duayı yazabilirim.Siz gider, cuma günü suya atarsınız”.dedim.Kadın inanmak istemedi.Ama ben kararlıydım.Hemen bir kağıt kalem getirdim.Hacı Ninem' e duanın Kur'an ' ın hangi sayfasında olduğunu ve yerini göstermesini söyledim.Hacı Ninem hemen Kur'an 'ı Kerim'i açtı, duanın yerini gösterdi.Ben duayı Kur’ an’ a bakarak , yazmaya başladım.Duayı tam bitirmek üzereyken ,kapı çalındı.Kalemi bırakıp kapıyı açtım.Babamın , müteahit olarak ,sağlık ocağı inşaatını yaptırdığı, köyün muhtarı gelmişti.Muhtara “ hoş geldin” dedim.Bir sandalye verdim. “Siz oturun ben bu yazıyı bitireyim,sonra sizi dinleyeceğim “dedim.Hemen yazıma devam ettim.Kağıdı katladım ,kadına verdim.Ne yapması gereğini de Hacı Ninem tekrarladı.Bu konuşmalara şahit olan muhtar: “Ne olur, o duadan bana da yaz.Benim oğlum da ,askerlik yaptığı yerde hapis yatıyor. Belki balık bizim de dileğinizi alır, oğlum hapisten kurtulur”.Herşey hazırdı bir dua daha yazarak,kağıdı muhtara verdim.
Babam ; devlet ihaleleri alan bir müteahitti.Devletin:Okul,sağlık ocağı ve benzeri binalarını yapıyordu.Muhtar bu nedenle bize gelmişti.Babam gelince ben yanlarından ayrıldım.
Aradan bir hafta geçti.Bu kez yine çalınan kapıyı ben açtım.Yine muhtar gelmişti.Ama yanında boynuzlu bir koç getirmişti.Çok şaşırdım! Bana dönerek : “Kızım ,bu koçu sana hediye getirdim.Çünkü senin yazdığın duayı cuma salasında Balıklı Göle götürdüm, beyaz balık
( Ağ Balık) geldi.Ağzını açıp,kağıdı yuttu. Aynı gün ,oğlum hapisten çıktı.Sana teşekkür etmeye geldim”.
Dua yazdığım kadın da ,Hacı Nineme bir kutu lokum getirdi.Çünkü O' nun oğlu da, hapisten çıkmıştı.Bu olayı ,birebir yaşadığım için, hep derim ki :”Siz yürekten inanın ,gerisini Allah' a bırakın”.Urfa ,işte böyle güzel duyguların yaşanabileceği, KUTSAL BİR ŞEHİRDİR.
İyi ki o kutsal topraklarda doğmuşum...

EDİBE AYDIN( Kahya ) 17/10/2018

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar