Osmanlı torunları
Mustafa Çiçekli

Mustafa Çiçekli

Mustafa cicekli

Osmanlı torunları

13 Şubat 2018 - 23:10

Şu Yazıyı Bir Okuyun Ricamız İçin Okuyun !!!

Aydınlığa kapılarımızı mı araladık? Yoksa Karanlığa mı saplandık?

Yıl 1928. Kasım ayının 1. gecesi. O gece 1000 yıllık bir medeniyet, tek kalemde çöpe atıldı. İnsanlar bir sabaha cahil uyandı. Devrimin gayesi muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak, tabi yerseniz… Bu devrimi vatan, millet, ve devlet adına yaptıklarını iddia ettiler. Halka kabul ettirebilmek için Arap alfabesi aşağılandı. Çağdışı, kafalarımızı demir çerçeve içinde bulunduruyor, anlaşılmıyor, okunması ve öğrenilmesi zor, Türkçe’ye uygun değil gibi sudan bahaneler üretildi. Devrime muhalif olanlar ve Arap alfabesinin kalmasını savunanlar aşağılandı. ‘Biz Arap mıyız ki Arap harflerini kullanalım’ denildi. Peki biz Latin miyiz ki Latin harflerini kullanıyoruz? Avrupa’da İngiltere, Fransa, Almanya ve daha bir çok ülke Latin harflerini kullanıyor. Hiç biride çıkıp ‘Biz latin değiliz, Latin alfabesini neden kullanıyoruz’ demiyor. Biz ki bu anlaşılmayan harfler ile çağ açıp çağ kapattık. Bir nur gibi etrafımıza ışık saçtık. Çok önemli buluşlara imza attık. Avrupa ise karanlık çağdaydı. Peki Avrupa devletlerinden herhangi birisi neden harf inkılabı yapmadı? Neden o dönemin süper güçlerinin seviyesine ulaşmak için bir harf devrimine ihtiyaç duymadılar? Bir başka mesele okuma-yazma oranı. Ne gariptir ki insanlarımızı bir gece de cahil bırakanların, bu konuda zafer kazanmış edasıyla konuşmaları. Halbuki istatistiklere baktığımız da, bize vaad edilenin aksine yavaş bir ilerleyiş olduğunu görüyoruz. 1935 yılında %20.4 olan okuma-yazma oranı, 1950’de ancak %33.6’ye çıkabiliyor. 1960’ta bu oran %39.5’e ilerliyor. 2013 verilerine göre %95’lere varmış durumda. Bu mu alfabenin getirdiği kolaylık, bu mu büyük devrim(!). Bir başka konu çağa ayak uydurabilmek için harf devriminin gerekli olup olmadığı. Dünya’da ki örneklere baktığımız da: Çin’in yüz binlerce harfi var. Bataklığa saplanan Çin bugün süper güç haline geldi. Japonya 2 atom bombası yedi. Ekonomisi dibe vurdu. Harfleri çok zor okunmasına rağmen harf inkılabı yapmadı ve bugün Dünya’nın teknoloji devi. Rusya Kiril alfabesi kullanıyor, süper güç. Orada da devrim olmasına rağmen kimse harflerinden şikayet etmedi. İran ve Dubai, çağdışı harfleri kullanmalarına rağmen Dünya standartın da iki ülke. Hele ki İran, ABD’nin diş geçiremediği bir ülke oldu. Ayrıca bir soru daha soracağım. Misal, yıl olmuş 2100. Dünya’nın 1 numaralı süper gücü Çin olmuş. Rakiplerinden kat be kat üstün durum da. Biz ise aynı tas aynı hamam devam etmişiz. Düşünün ki biri geliyor ve Çin harfleri ile harf inkılabı yapıyor. Bir sabah uyanıyorsunuz ve gazete okuyamıyorsunuz. Tüm gazeteler Çince. Ne kadar saçma bir durum değil mi? Üstelik bu devrimin sahipleri, inkılabı bilimde gelişmek adına, vatan ve millet adına yaptıklarını söylüyor. Ne hissederdiniz? Bugün İsrail 2000 yıldır ölü olan İbranice’yi diriltiyor. Bazılarının tabiri ile gericilik yapıyor, geriye gidiyor. Gerici olarak adlandırmamız gerek bu terör devleti, bugün Dünya siyasetine ve politikasına yön veriyor. Sadece düşünmenizi istiyorum, ön yargılarınızdan kurtulmanızı… Bugün bir Çin’li 2000 yıl önce yazılmış bir eseri okuyabiliyor. Bir İngiliz Shakespeare’in 400 yıl önce yazdığı eseri okuyabiliyor. Bir Japon, bir Fransız atalarının yazdıklarını okuyabiliyor…Peki ya biz? Bayezid kütüphanesin de bulunan 12 bin, Süleymaniye kütüphanesin de bulunan 80 bin Osmanlıca eserden mahrum bırakıldık. Burada sormamız gereken soru ‘Bunu bize kim yaptı ve neden yaptı?’ olmalı. Tam da bu arada (Milli Şef – 2. Adam) İsmet İnönü’nün şu sözleri bu inkılabın amacını açıklar nitelikte: ‘Devrimin temel gayelerinden biri yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslam dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerinde ki etkisini zayıflatmaktı. Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleride biz denetleyecektik. Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerinde ki etkisi azalacaktı.

Not 1: Latin alfabesi mi, Arap alfabesi mi tartışmasına ABD’li öğretim üyesi ve roman yazarı H.Ritter noktayı koyuyor: ‘ Latin yazısından 5 defa daha kısa ve harikulade müsait olan Arap yazısı okuma yazmayı kolaylaştırdığı için İslam Alimleri sayısız eser vermiştir.

Not 2: Türkler (Osmanlılar) Arap alfabesine eklemelerde bulunmuş ve alfabe 28 harften 36 harfe yükselmiştir. Dünya’nın en büyük arşivi Türk-İslam eserlerinden meydana gelmektedir.

Not 3: Osmanlı Arap alfabesi ile fizikte, matematikte, astronomide ve bir çok bilim dalında, sanatta, kültürde ve medeniyette en üst seviyelere ulaşıp Dünya’yı kendine imrendirerek baktırmıştı. Peki 90 yılı aşkın bir süredir Latin alfabesi ile ne elde edebildik?.. A. Balaban.!!

Son Yazılar