Siyasette Iftira ve Aldatmak
Mustafa Çiçekli

Mustafa Çiçekli

Mustafa cicekli

Siyasette Iftira ve Aldatmak

30 Mart 2019 - 17:28

Selamunaleykum.Allah'in Rahmeti Bereketi Mağfireti Nuru Üzerinize olsun inşaAllah..Ne Olursa olsun iftira ve yalan Çok büyük günah. Eleştirmek, Sevmemek tamam,ama Allah'tan Korkmak gerek. İftira atmak için artık teknolojiden rahatlıkla faydalanabiliyorlar. Örneğin sıkça kullandığımız Whatsapp programından sizin adınıza yazılmış gibi yazılar yazıp, insanlara servis edebiliyorlar. Görenlerin rahatlıkla inanabileceği durumlardır çoğu kez. Gerçekten yapılan iftiralar bazen profesyonelce olabiliyor.
Aldatmak, kandırmak ve yalan söylemek, günümüzün en önemli ahlak problemidir.
Dindar siyasetçi, dinci basın ve dini lider denen kişilerde de görülen bir hastalık, İslam’ın özüne aykırı bir davranıştır.
Dünya menfaatleri için Ahiret saadetini tehlikeye atmamaktır.  
Dinimizde; “aldatmak, kandırmak ve yalan söylemek” kabul edilemeyen bir davranış ve ahlak zafiyeti olarak görülmektedir.
Her ne suretle olursa olsun, hile yapmak ve insanları aldatmak, dinimizce kesinlikle yasaklanmıştır.Dünya ve ahirette huzura kavuşmak için, şüphesiz imtihan dünyasında sorumluluk duygusuyla hareket etmek gerekir. Zira sorumluluk duygusuyla hareket etmek aynı zamanda cenabı hakkın Mümin ve Müslümanlar üzerine yüklemiş olduğu bir borçtur.  sorumluluk sahibi kişi her daim görev bilinciyle yaşar. Hayata olaylara kâinata hep ibret nazarıyla bakar. Bu dünyada başıboş bırakılmadığını ve bu dünyaya da başıboş bırakılmak üzere gönderilmediğini; her nimetten, her sözünden ve her işinden bir gün hesap hesaba çekileceğini net bir şekilde bilir. Sorumluluk duygusunu taşıyan her insan, hayatın her alanında samimiyetle, dürüstlükle hareket etmesi gerekir. Bizler yalan, iftira, hile ve aldatma gibi her türlü kötülüklere kapalı olmalı, etrafına ve çevresine de bu duygularla zarar vermemelidir. Değerli kardeşlerim şüphesiz sorumluluk duygusuyla hareket eden Müslüman şunu çok iyi bilir ki kendisine düşen İslam’ın sınırlarına riayet ederek yaşamaktır. Haram ve helal duygusuna ve duyarlılığına dâhil olmaktır..
Müslümanlar olarak en büyük zaafımız, sevgili rehberimiz Kâinatın Efendisi’ne (sav), onun doğru sözlü oluşuna, güvenilir oluşuna uzak olmamız.  bize Onun (sav) doğruluğunu, güvenilir oluşunu ve “Muhammed’ül-Emîn” vasfi vardı,ne oldu bize? 
İnsanları aldatmak amacıyla gerçek dışı şeyleri sözlü veya fiili olarak ifade etmeye yalan diyoruz. Yalan dinimizce kesin olarak haram kılınmış ve yalancılık münafıklık alameti olarak belirtilmiş olmasına rağmen maalesef İslâm âlemi olarak bu hastalığı içimizden söküp atamıyoruz."Emin Dürüst,Riyasız, adil Olmakla Gönüller Fethedilir".Dua ile .Allah'ıma emanet olun..

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar