FATMA ŞAHİN'İN DAVETİ
UĞUR BEYAZGÜL

UĞUR BEYAZGÜL

Uğur Beyazgül

FATMA ŞAHİN'İN DAVETİ

25 Kasım 2017 - 11:34

Çarşamba akşamı yardımcılarının hitabıyla Sn. Bakan Fatma Şahin’in davetindeydik…

Gastronomi şehrine yakışır şekilde dizayn edilmiş Gaziantep mutfak sanatları merkezinde bize ayrılan bölümde kendisini beklemeye başladık..Beklerken güzel sunumlu yemeklerle masamız donatılmaya başlandı..

Ne de olsa bir gastronomi şehrindeydik ve peçetesinden tabaktaki menünün dizilişine kadar herşey gastronomi şehrine uygundu..

Ve yemeği bırakıp masalarından kalkan bayanların büyük bir heyecanla sanki gol atan futbolcuya sarılır gibi bir bayana sarıldıklarını görünce Fatma Şahinin geldiğini anladık…

Sonra büyük bir enerjiyle masamıza geldi. Oldukça pozitif ve samimiydi…

Antalya’daki fuarda Gaziantep’in başarısından bahsetti, kendi standlarının güzelliğini diğer illerin standlarıyla karşılaştırırken arkadaşlar benim Urfalı olduğumu söyledi…

Kendisi de gülerek bana, ‘tatlı bir rekabet oldu’ dedi..Ben de kendisine;biz de sizin başarılarınızdan övünüyoruz başkanım dedim..

Sn başkan o akşam bizleri çağırmıştı..

Hem faaliyetlerini anlatacak,hem de bizlerin fikirlerini alacaktı..

Aslında Fatma Şahin perdenin önündeki görünen yüz idi, bir başarının kaptanıydı…

Başarının sırrını çözmek istiyorsak Gaziantep’in sosyolojisine mutlaka inmemiz gerekir.

Başarıyı asla şahıslarda somutlaştırmamak gerekir…

Bu tür yaklaşımlar bizleri çözümden uzaklaştırıp mesnetsiz dedikodulara ve bilimdışı savrulmalara götürür.

Asla başarı için bir yol haritası içermez...

Elbette ki Fatma Şahin önemli bir unsurdur…

Fakat asıl önemli olan Fatma Şahinleri yetiştiren,onları görevlendiren, gerektiğinde yön veren Gaziantep halkı ve onun sosyolojisidir.
Gaziantep asla şehrinden yakınanların, onu yerenlerin parayı bulunca nasıl kaçarım diyenlerin değil,daha mutlu yaşamak için bu şehri daha güzel,daha yaşanılır nasıl imar ederiz diyenlerin şehri..

Nüfus ticaretinden,politik konumundan, arsa spekülasyonundan değil üretimden nasıl para kazanırız diyenlerin şehri.

En önemlisi bir zenginlik şehri..

Hazine arazisini talan ederek,karşılıksız hibeler alarak değil, alınteri ile zengin olanların şehri…

Kendilerini gizlemeyen bilakis zenginlerin saygın olduğu bir şehir...

Medeniyet; bir varlık ve bu varlığın hayıra ve sanata dönüşmesidir.

İşte Gaziantep’in zengini bu tanıma tam da uyuyor; keyfi için İstanbula gitmiyor, Antep’i nasıl İstanbul yaparım diye uğraşıyor…

Antep bürokrasisi de zengine hasetle bakmıyor,onun önünü nasıl açarım,onun daha fazla istihdam yapmasını nasıl sağlarım diye koşturuyor…

Zira karşısında yoksulu kollayan,yoksula iş ve aş veren bir varlıklı kesim var…

Yoksula kendisini gizlemeyen bilakis yaptığı hayırlarla ona kendisini sevdiren bir kesim.. 

Seçim zamanı bu kesimin öncülük ettiği halk ,Antep’e layık bir Asımı, bir Fatmayı işin başına getiriyor ve üretim hayatına dönüyor. Yüzlerce kişi milletvekili ve belediye başkanı olmak için müracaat etmiyor.

Çünkü onlar için gelir kapısı da,en büyük makam da üretim..

Gece toplantılarında falanca meclis üyesi şunu yapmış,bir vekil yakını şunu yapmış konusu da yok…

Çünkü devlet malından çıkar sağlayanların toplumda itibar bulamadığı bir şehir..

Hatırlarsanız tarihi evlerin restorasyonu bölgede ilk Urfa’da başladı…

Antepliler Urfa’ya gelince hayran kaldılar..Urfa’dan taş ve taşçı ustaları götürdüler ve belediye başkanın bir işaretiyle Antep’in zenginleri onlarca tarihi evi satın alarak turizme kazandırdı.

Zira Antep bir takım olmuştu ve takım olarak hareket ediyordu..

Urfa, dünya çapında marka değerleri olan , dünyanın en eski il olma apoletini takmış, peygamberler şehri ünvanına sahip bir şehir ve de çok samimi, misafirperver bir halkın yaşadığı yer..

Fakat gücü elde bulunduranların dinlemediği,yaşamak için hep kendisine muhtaç ettiği adeta kendisine köle ettiği bir halk..

Bizim takım olmak için ölümüne sevdalı ve tutkulu bu halkı harekete geçirmemiz gerekir…

Öyle ise bu halkın çıkarını kendi çıkarından üstün tutan bir kaptan bulalım ve bu halkın bileklerinde ki prangaları açalım yeter..

Bu mücadeleye var mısınız?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar